lafa geldi mi "yok mu yerli otomobil üretecek babayiğit" diye aranıp dururlar!
icraatta budur!
Yıldız Teknik Üniversitesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri 1986 yılında Tuzla askerî cip üretimi projesine başlarlar. ilk tasarım 1990’da üretime geçer; ancak Tuzla’daki askerî cip üretimi 2006 yılında gerekçe göstermeden durdurulur. ‘Tuzla 1013’ markasıyla 10 binden fazla yerli askerî cip üretilmiş ve kullanılmaktadır ancak ne olduysa aniden üretim durdurulmuştur. http://listelist.com/jipe...eren-marka-jeep-hikayesi/
ayrıca google layın "Tuzla Jeep Fabrikası’nın Gizemli Öyküsü"
PKK’lı teröristlerle kucaklaşan HDP’lilerin fezlekelerini TBMM’ye getirip dokunulmazlıklarını kaldırmazsak... Millet de Allah da bizi affetmez” (rte 04.12.2012) diyor. Bu açık taahhüde rağmen AKP, HDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldırmak bir yana HDP’lilerden heyet oluşturarak, imralı’daki baş teröristle görüşme izni veriyor.
AKP ile Öcalan’ın ortak projesi olan “Çözüm Süreci” sırasında HDP saldırgan, tehdit edici, devlet, millet ve hukuk tanımaz bir dil kullanırken AKP’nin iktidar yetkilileri alttan almış, olanı biteni görmezlikten gelmiş ve vaziyeti idare etmişlerdir. Seçim sürecinde ise AKP tepeden inmeci, buyurucu, tehdit edici ve dayatıcı bir dil kullanmaya başlamış HDP ise alttan almaya başlamıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kürt Sorunu Yoktur... Ne Kürt sorunu yahu!” ile başlayan “Karşı karşıya oturulan bir masa yok. Olması, devletin çöküşü demektir” söylemleriyle devam eden polemik, sonuçta HDP ile PKK’nın karşı pozisyon alışıyla sürmektedir.
HDP’li Önder, ’masa yoktur’söylemine şöyle cevap veriyor: “Ortada bir masa var. O masa da yaklaşık üç ay önce kuruldu. iki tarafına oturan insanlar var ve defalarca bu masada taraflar olarak toplantı yapıldı. Tarihi Dolmabahçe Mutabakatı da bu masada sağlandı”. PKK da HDP’nin elini güçlendirmek için “silah bırakma kongresinin iptal” edildiğine yönelik haberler yayarak zaten hiçbir zaman bırakmayacakları silahı bir koz olarak kullanıyor.
1 mayıs'ın taksim'de kutlanmasına ilişkin çark tipik örneklerdendir.
2012 rte: Türkiye genelinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tam bir bayram havasında kutladık. 32 yıl aradan sonra dün Taksim Meydanı 100 bini aşkın işçiyi, memuru ağırladı. Taksim’de tarihi bir gün yaşandı. Milletvekili arkadaşlarımız orada bizi temsilen bulundu. Bugünün emek ve dayanışma günü olarak ilan edilmesi bunlar AK Parti iktidarına nasip olmuştur. Taksim Meydanı’yla ilgli verilen karar AK Parti iktidarına nasip olmuştur.
o dönem akp afişleri bile var! yandaş basının övgüleri diz boyu.
2014 rte: Taksim’den ümidinizi kesin, gelin buyurun Yenikapı, orası değil Maltepe, buyurun orada yapın. Bayramı lütfen çatışmaya dönüştürmeyelim. Asla müsade etmeyiz. Taksim ısrarına biz hiç kimse kusura bakmasın iyi niyetle bakmayız. Çıkıyor sendika başkanı Burası bizim kutsalımızdır diyor. Nasıl bir kutsalsa. Kabir ziyareti yapacaksan orada yönetim kurulu olarak çelengini koyar oradan geçer taksim’den yenikapı’ya metroyla geçersiniz. http://www.sozcu.com.tr/2...s-ozgurluk-yalani-818686/
rte: dün 28.11.2014: "papayla farklı düşündüğümüz konu hemen hemen hiç yok"
papa 13.04.2015 ermeni soykırımı
rte başta olmak üzere bilimum akp'li papa'yı kınıyoruz goygoyu.
o değil de bakın başbakan danışmanı olan ermeni Etyen Mahçupyan ne diyor?
1915te Ermenilere yapılanlara soykırım dememek imkânsız http://www.haberturk.com/...cupyan-gorevinden-ayrildi
ulan adama demezler mi sen önce kendi danışmanını ikna et sonra tüm dünyayı ikna edersin diye!
bu başlık altında "akp'nin duruş bozukluklarını" işliyorum ama ermeni soykırımı yalanı çok hassas bir konu.
bu konuda chp ve mhp nin ermeni milletvekili adaylar göstermesi onların da daha ilk açıklamalarında ermeni soykırımı ifadelerini kullanmaları türkiye'ye kurulan tuzağın büyüklüğünü gösteriyor.
CHP'nin istanbul 2. bölge birinci sıra adayı Ermeni kökenli Selina Özuzun Doğan: adaylığıyla ilgili ilk değerlendirmesinde şunları demişti; Benim adaylığımın, Ermeni soykırımının 100. Yılına gelmesinin simgesel bir anlamı var. http://www.haber7.com/par...m-destekcisi-aday-catlagi
hdp mv. adayı Garo Paylan: ermeni soykırımı...
daha önceki açıklamalarından: En son bana Senin de sonun California olur dedi. Ben soykırım devam ediyor derken tam da bunu kastediyordum. TTK başındaki kişi hala soykırımcı zihniyette. Hala Sessiz kalmazsan senin de sonun bu olur diye tehdit edebiliyor. http://akunq.net/tr/?p=14687
Cumhurbaşkanı başkanlık sistemi için iktidar partisine oy istiyor.. 400 oy istiyordu, iran gezisinden dönerken 335e çekti..
Anayasa değişikliği için 330un üstünü yeterli gördü.. http://www.milliyet.com.t...detay/2041728/default.htm
artık almanlar bile süslü kelimelerin ardında daşak geçiyor.
--- alıntı ---
Alman yayın organı Deutsche Welle istanbul muhabiri Thomas Seibert iranlılarla Araplar arasında: Türkiye başlığı ile yayınlanan yorumunda, Erdoğan, önce doğudaki komşusu iran'ın Ortadoğu'daki iktidar ihtirasına verip veriştirdi, sonra da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile ahenkli bir görüşme yapabilmek için Tahran'a gitti. Bu tipik Erdoğan hamlesi: Retorik fırtınayı izleyen pragmatik davranışlar görüşünü dile getiriyor.
--- alıntı --- http://odatv.com/n.php?n=...rizliga-ugradi-1004151200
yine bir rte klasiği.
bu sefer çark etmeden 5 saat dayanabilmiş!
yok canım rekor değil. daha az sürede çark ettiği de var!
--- alıntı ---
Erdoğan, sabah Slovenya'ya hareketinden önce yaptığı konuşmada Başkanlık Sistemi ile ilgili detayların yer aldığı AKP'nin seçim bildirgesini okuduğunu söyledi, 5 saat sonra Slovenya'da kendi söylediğini inkar etti.
Video-Erdoğan'dan beş saat sonra 'U' dönüşü
Slovenya'ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda konuşan Erdoğan şunları söyledi:
"Ben de bizzat orada kendim de okudum"
Burada şunu çok açık net söylemek durumundayım; biz geçen hafta Sayın Başbakanla bunları konuştuk ve Sayın Başbakan'da başkanlık sistemi ile ilgili olarakta bizzat kaleme aldığı, oradaki sisteme yönelik anlayışını baya da detaylı ele almış. Ben de bizzat orada kendim de okudum. Kendi kanaatlerimi de ifade ettim. Öyle zannediyorum ki bu çerçevede kendileri seçim bildirgesinin içine başkanlık sistemi ile ilgili düşüncülerini yansıtacaklar. Böylece hükümetimizin, iktidar partisinin başkanlık sistemine yönelik anlayışı, bu orada yerini alacaktır. Bu benim için, şahsen çok çok olumlu bir gelişme
5 saat sonra: ''Ben seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı
''Ben seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı. Sadece Sayın Başbakan, başkanlık sistemiyle ilgili düşüncelerini benimle paylaştığını ve bizzat başkanlık sistemiyle ilgili bölümü kendisinin yazdığını, yazacağını bana söyledi. Benim de düşüncelerimi bu noktada istedi. Ben de düşüncelerimi kendisiyle paylaştım. Fakat muhalefet eğer seçim beyannamelerini bana gönderirse, ben kendilerine memnuniyetle yardımcı okurum. Hele hele başkanlık sistemiyle ilgili gönderirse, çok daha benim için de isabetli olur. Çünkü bu mesafe almaktır.''
yine seçim yaklaşıyor ya rte milliyetçi manevralara başladı.
"Kürt Sorunu Yoktur; Kürt Kardeşlerimin Sorunları Vardır"
Biz, Anadolunun kapılarını islama açan Malazgirt Savaşında, Kürt kardeşlerimizle omuz omuza savaştık. islamın sancağına kasteden Haçlı seferlerine karşı, bütün bu coğrafyada biz omuz omuza savaştık. vs.
Kürt kardeşimin sorun varsa sen onu bana getir. Türk kardeşimin de sorunu var, öyle mi? Abhazın, Boşnakın, Arnavutun, Romanın da var. Ülkemde yaşayan tüm etnik unsurların her birinin sorunları var. Bu sorunları gidermek için çalışacağız, ayrım yapmayacağız. Sanki bu ülkede Kürt sorunundan başka bir mesele yok, yatıyorlar, kalkıyorlar bunu konuşuyorlar. Bu, ülkeyi bölmeye gayret etmektir, ayrımcılıktır.
Bu ülkede sadece Kürtler yok, bu ülkede 36 ayrı etnik unsur var ve hepsini biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısı altında ne yaptık? Topladık. Ne dedik? Tek millet dedik. Tek bayrak dedik. Tek vatan dedik. Tek devlet dedik.
Kardeşlerim, millet nedir biliyor musunuz? Millet, her türlü etnik unsuru aynı çatı altında toplayan bir kavramın adıdır. Bu millet kavramında Türk var, Kürt var, Laz var, Çerkez var, Gürcü var, Abhaza var, Boşnak var, Roman var, Arnavut var, aklınıza ne gelirse, millet bununla oluşur ve bunu hazmedemiyorlar. http://www.tccb.gov.tr/ha...min-sorunlari-vardir.html
Neyin eksik senin, başbakan çıkardın mı, bakan çıkardın mı çıkardın. TSK da var mısın var, ne istiyorsun daha ne istiyorsun? Allah aşkına bizden farklı neyiniz var, her şeye sahipsiniz. Yol yoktu yolunuzu yaptık, havaalanı yapıyoruz yaptırtmıyorlar. iş adamlarının müteahhitlerinin makinalarını yakıyorlar. E niye yakıyorsun? Iğdıra yaptık, Ağrıya yaptık, Karsa havalimanı. Bu devlet bir ayrım yaptı mı? Kardeşlerim dert başka. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28457474.asp
Diyarbakırda, 2005 yılında, Kürt meselesi benim meselemdir demişti.
daha da fazlasını demişti.
diyarbakır bop kapsamında yıldız olacak da demişti!
bunca haltı silahların gölgesinde neden yediniz o zaman!
neredeyse bitme noktasına gelen teröre karşı kaç tane operasyonunuz oldu!
siz mağlup teröristlere muzaffer komutan muamelesi yaptınız!
siz hapiashanede çüyüyen bir çakalı "akil adam" yaptınız!
sizin yüzünüzden ülke olarak sonuçlarına katlanıyoruz!
edit: arslan bulut da bu konuda yazmış.
rte'nin başından beri kürdistan meraklısı olduğunu ama duruma göre manevra yaptığını söylemiş.
-- alıntı ---
Gerçekten de Erdoğan,1993 yılında Kürtler biz ayrı yaşamak istiyoruz diyebilirler. Bu durumda belki Osmanlı eyaletler sistemi benzeri bir şey yapılabilir demişti. 2003 yılında da Osmanlıya gittikleri zaman Doğu, Güneydoğunun Kürdistan, Doğu Karadenizin Lazistan eyaleti olduğunu görecekler diye konuşmuştu.
Yine Erdoğanın 1991 yılında Refah Partisi istanbul il Başkanı olarak Genel Başkan Necmettin Erbakana sunduğu bir Kürt raporu vardı.
Erdoğan, Bu bir Kürt sorunudur diye başladığı o raporda, tarihi ve coğrafyayı çarpıtarak Bugün Doğu ve Güneydoğu olarak adlandırılan bölgeler, tarihin en eski devirlerinde Kürdistan olarak adlandırılan coğrafyanın içinde yer alan bölgelerdir demişti.
Erdoğan raporda, Özalın Federasyon dahil her konu tartışılmalıdır sözleri ile birlikte Celal Talabani ve Mesut Barzani ile görüşmesini de överek Türkiyede Kürt kimliğinin ve Türkiyede yaşayan diğer halkların kimliğinin tanınmasını, dileyen herkesin kendi anadilinde eğitim-öğretim yapabilmesini savunmalıyız. PKK terörünü kınadığımız kadar devlet terörünü de kınamalıyız. Devlet-PKK çatışmasında devletçi bir safta gözükmemek, devletin eleştiri üslubunu benimsememek için bölücü, terörist, ayrılıkçı vs gibi kelimeleri kullanmamalıyız. Türk ırkçılığına da Kürt ırkçılığına da karşı çıktığımızı ilan etmeli ve bunu davranışlarımızla göstermeliyiz ifadelerini de kullanmıştı.
-- alıntı --- http://www.yenicaggazetes...slini-biliyor-33940yy.htm
artık kendileri bile kendilerinden rahatsız!
o derece yani!
en son örneği bülent arınç melih gökçek kavgasında görülebilir!
bakalım i. melih v.arınç a ne demiş?
--- alıntı ---
Bu konuşmanı yaparken çözüm süreciyle ilgili izleme heyeti ile cumhurbaşkanımızın her şeyden haberi olduğunu söyledin. Cumhurbaşkanımız ise tam tersini söyledi. Bu açıklamalarınla cumhurbaşkanımızı neyle itham etme gayesi güttün? Bugün ise Meğer cumhurbaşkanını bilgilendirmemişiz, bilgilendirmedik ise hata bizim. Cumhurbaşkanımız haklı dedin. Şimdi soruyorum. Önceki günkü Bülent Arınç ne yapmak istedi? Bugünkü Bülent Arınç ne yapmak istiyor?
--- alıntı --- http://www.gazetevatan.co...nc-a-yanit-752995-gundem/
melih 40 yılda bi doğru söylüyor. bu arınç'ın çarkı
--- alıntı ---
Çözüm süreci ve diğer konularda sayın cumhurbaşkanımızı eksik bilgilendirmişsek, kusuru kendimizde ararız.
...
Bu aşamalar önemli aşamalardır, bu bizim eksikliğimiz olmuştur. Sayın başkanımız ve ilgili arkadaşlarımız cumhurbaşkanımıza daha fazla bilgi vereceklerdir" dedi.
arınç i.melih e ne dedi?
--- alıntı ---
Arınç, "Benim görevden alınmamı isteyecek kadar haysiyetli bir insan değildir. Ben cam gibi bir adamım. Önüm arkam belli. Kimsenin adamı değilim. Kimsenin çantasını taşımadım. Ben siyasi hayatımın sonunda iki ay sonra başım dik, alnım açık olarak gezeceğim. Hiçbir akçeli işte benim adım geçmez" dedi
Arınç, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek benimle ilgili bazı twıtter atmış. Bu terbiyesizce bir açıklamadır. içeride, Gökçek kim siz kimsiniz diyenler oldu. Bugün buna karşılık vermeden geçmemek lazım. Benim görevden alınmamı isteyecek kadar haysiyetli bir insan değildir. Ben görevimin başındayım. Zamkla yapışmış koltuğa oturan bir insan değilimdir" dedi.
Arınç, "Gökçek ile ilgili 100 konuyu 8 Hazirandan itibaren ömrüm vefa ederse konuşmak isterim.
Arınç, "Biz kimin nerede havlayacağını neler yazacağını itibarsızlaştırmak için neler yapacağını biliriz. Gözü açık adamız" dedi.
Arınç, "Gökçek, sayın demiyorum. Bununla bir yerlere yaranmak istiyor. Oğlunun milletvekilliğini garantilemek istiyor. Daha fazlasını bana söyletmesin" dedi.
Sayın Ahmet Hakan, Gökçekten çok daha namuslu, haysiyetlidir. O gazetecilik yapıyor. Bunun yaptığı ise tetikçiliktir" diye konuştu.
Arınç, "Ben sayın cumhurbaşkanımızın yanındayız. Ben buyum. Her şeyimle karşınızdayım. Amerikaya giden benim ben bunları gizlemedim ki. Ama Gökçek bunlardan daha fazlasını yapmıştır. Seçimlerde oy isterken, bu yapının kucağında oturmuş, bu yapıya Ankarayı parsel parsel satmıştır. Zengin işadamlarına okul yaptırmıştır. 30 Mart seçimlerine kadar paralel yapı ile ilgili tek bir kötü söz çıkmamıştır" ifadelerini kullandı.
Arınç, "Biz o zaman devletin imkanlarını bu yapı için onların kucağına bırakmadık. Gökçekin adaylığına o zaman itiraz ettim. Artık yeter dedim. Yeni bir başkana ihtiyacımız vardır dedim. O günden kalan bir hıncını bir şekilde çıkarmaya çalışıyor " dedi.
--- alıntı --- http://www.gazetevatan.co...nc-a-yanit-752995-gundem/
o değil de arınç melih gökçek'e eşi üzerinden niye mesaj verdi?
--- alıntı ---
Arınç, "Beni istifaya davet etmek, senin hakkın değil, haddin değil. Okkalı cevap vermemi aklıma getirdim ama yapamayacağım. Kendine değil ama eşine çok büyük saygım vardır. Hayırsever bir kadındır, dindar bir insandır. Biz eşimle Nevin Hanımı çok severiz ve beğeniriz. Eşinin başarılarında en büyük katkısı olan bir hanımefendidir. Gökçek hakkında bir şey söylersem Nevin Hanımı üzmüş olacağım. Yeni bir tartışma konusu ortaya atarak kafaları karıştırmak istemem" diye konuştu.
--- alıntı ---
5 Şubat 2015'te katıldığı bir programda Davutoğlu, MiT Müsteşarı Hakan Fidan'ın milletvekili adayı olup olmayacağı yönündeki soruya, Hangi görevi alırsa, nerede bulunursa hakkını verir; cesurdur, yiğittir, attığı adımdan geri dönmez." demişti.
Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ağır eleştirilerine maruz kalan Hakan Fidan, attığı adımdan geri dönerek tekrar MiT müsteşarlığına atandı.
80 yılda inşa edilen kurumların satışından gelen para.
din sömürüsünden söğüşlenen cemaat, vakıf ve diyanetten sağlanan para.
vergilerden cebe indirilen para.
n = yalayacak dil darbesi (milisaniye/tur)
r = yalanacak yüzeyin sürtünme katsayısı (onursuzluk prensibi. bu sayı makarna, kömür, vs gereçlerle sıfıra yaklaştırılabilir)
formülde de gözlendiği üzre, yalakalık önemli bir faktördür. Özelleikle akaapee çarklarında müdahil tahrik gücü tamamen yalakalık parametrelerine bağlı olmakla beraber, sürtünme katsayısı da hiçte önemsenmeyecek düzeyde değildir. yalanacak yüzey milliyetçiyse katsayı 1 dir.
Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu (THY) Başkanı Hamdi Topçu, istanbula yapılan 3üncü havalimanının uçuşa açılmasıyla Atatürk Havalimanının kapanacağını söyledi. Ulaştırma ve Denizcilik Bakanı Lütfi Elvan, katıldığı bir canlı yayında soruları yanıtlamış ve Atatürk Havaalanı ile ilgili açıklama yapmıştı. Bakan Elvan, Atatürk Havaalanı hakkındaki kapatılacak iddialar hakkında , "3. havalimanı ile birlikte çalışmaya devam edecek" demişti.
--- alıntı ---
Geçen yıl 26 Mart 2014 tarihinde NTVde Oğuz Hakseverin Süleyman Şah türbesine tehdit durumunda ne yapılacağı sorusuna dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan şu yanıtı veriyor:
- Böyle bir yanlışlık olacak olursa gereği neyse yapılacaktır. Bu topraklar bizim toprağımızdır. Bu topraklarda yapılacak bir saldırı aynen Türkiyeye yapılmış bir saldırıdır.
Zamanın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 14 Mart 2014 tarihinde ne diyor? Şunu:
- Oraya (Süleyman Şah Türbesine) dönük ister, rejimden ister radikal gruplardan, ister başka bir yerden gelebilecek her türlü saldırı aynı şekilde mukabele görür.
Lafa gelince cesur ve kararlı dünya liderlerine sahibiz. Ama cesaret sadece lafta...
AKPnin Esad gitsin diye başlattığı sürecin sonunda Suriyeden giden Esad değil Süleyman Şah oldu.
Suriyeli kadın ve çocukları Esadın zulmünden korumak bahanesiyle ama aslında ABDyi memnun etmek için çıkılan yolda büyük bir fiyasko daha yaşandı.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez vatan toprağı bir terör örgütüne terk edildi.
--- alıntı --- http://www.milliyet.com.t...detay/2018391/default.htm
--- alıntı ----
Cemaate sürekli dümdüz giden, söven, tehdit eden, devleti ele geçirmekle suçlayan, binlerce kamu görevlisini cemaatçi olduğu gerekçesiyle sürgün eden, içeri tıktıran bir hükümet var.
Kürtçü HDP işte böyle bir ortamda Meclis Başkanlığına önerge verdi:
Bu konuda Meclis Araştırma Komisyonu kuralım, bu cemaati enine boyuna araştıralım ve bütün pisliklerini hep birlikte ortaya dökelim.
Sıra birkaç gün önce oylamaya geldiğinde CHP, MHP ve HDP bu önerge için olumlu oy kullandı.
Ama gelin görün ki hükümet çareyi yine kaçmakta buldu ve önerge AKPli milletvekillerinin kelle sayısı çokluğu ile reddedildi.
--- alıntı ---- http://www.sozcu.com.tr/2...inde-bir-ilk-daha-748663/