israil ve rusya özürlerinden sonra suriye konusunda özür, geri vites, çark geliyor.
şuraya yazalım da tarihe notumuz olsun 6 ay sonra "ben demiştim" derim.
Erdoğan, 2010’da Mavi Marmara gemisinde israil askerleri tarafından Türkiye vatandaşlarının ölüdürülmesinden bir gün sonra, iHH’ye sahip çıkarak, “insanlığın vicdanından süzülen yardım gemileri silahla, zorbalıkla engellendi. Yükü merhamet ve şefkat olan gemiler menzillerine varamadı, kana bulandı” demiş, attığı birçok tweette de bu olaya tepki göstermişti. Erdoğan 2011’de El Cezire Televizyonu’na verdiği söyleşide de “Aslında bu bir savaş nedenidir” demişti.
Erdoğan Marvi Marmara olayının hemen ardından israil için "Yalan söylemeyi devlet politikası haline getiren ve işlediği suçtan yüzü kızarmayan bir yönetimden soruşturma beklemek yerine, uluslararası camia bu olayı tüm yönleriyle soruşturmalı ve hukuki karşılığını vermelidir. Kimse Türiye ile aşık atmaya, Türkiye'nin sabrını test etmeye kalkmamalı. Türkiye'nin dosluğu ne kadar kıymetliyse düşmanlığı da o kadar şiddetlidir. israil'i bu yaptıklarıyla başbaşa bırakamayız. Bu yönetim bunun bedelini ödemelidir. Alenen cinayet işleyen, alenen katliam yapan saldırgan bir devletin pişmanlık dilemeden ve hesap vermeden insanlığa kendini anlatması mümkün değildir. Yaptıkları açıkça devlet terörüdür" demişti. http://www.cumhuriyet.com...en_bana_mi_sordunuz_.html
2014 yılında Mavi Marmara Gemisi'ndeki insani yardım organizasyonunu gerçekleştiren iHH insani Yardım Vakfı'na sahip çıkan Erdoğan, CHP, HDP ve MHP'nin iHH'ya saldırdığını iddia ederek "Kimdir bu insani Yardın Kuruluşu? Mavi Marmara ile Gazzeli bebeklere ilaç götüren, mama götüren, gıda götüren, bunun için de ölümü göze alan bir yardım örgütü" demişti.
iHH'nın birçok ülkeye yardım götürdüğünü hatırlatan Erdoğan, "dünyanın her yerinde masumların, yoksulların bu yardım kuruluşunu görünce yürekleri ferahlıyor." diye konuşmuştu. http://odatv.com/mavi-mar...e-demisti-2906161200.html
ilgili linklerde görüntüleri var.
***
peki bugün ne dedi rte?
Türkiye’den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz? Biz zaten yardımı yaptık, yapıyoruz. Bunları da yaparken, gövde gösterisi olsun diye mi yapıyoruz?" dedi. http://www.cumhuriyet.com...en_bana_mi_sordunuz_.html
necmettin erbakan, abdülatif şener, fetullah gülen, abdullah gül, bülent arınç, hakan fidan, ahmet davutoğlu örneklerinden sonra
bu örnek bir kez daha gösterdi ki
rte'nin çıkarı için satmayacağı kişi / kurum yoktur!
rusya savaş uçağının düşürülmesi, sonrasında rusya'nın suriye'ye s-400'leri yerleştirmesi, bizim meşru müdafa için bile sınırlardan burnumuzu bile çıkaramamıza neden olmuştu.
"emri ben verdim", "sınır ihlali yaptı düşürülecek" şeklinde artislenmeler götümüzde patladı.
artık rusya'ya ihracatta bir sürü zorluk yaşıyoruz, orada iş yapan işadamlarına türlü engeller çıkarılıyor, rusya'dan gelen turistlerin bıçak gibi kesilmesi de cabası.
durum gittikçe aleyhimize işlerken rte'den çark gelmiş.
"biz kesinlikle Rusya ile münasebetleri bozmak isteyen de değiliz. Tam aksine Rusya ile münasebetlerimizi geliştirmeyi arzu eden bir ülkeyiz. Kaldı ki Sayın Putin ile bizim ilişkilerimiz gerçekten çok farklı noktadayken, iki iyi dost noktasındayken böyle bir konuma gelmiş olması veyahut bir pilotun yapmış olduğu hata veya yanlış sebebiyle koskoca Türkiye’yi feda etmesi gerçekten düşündürücüdür. Rusya ile münasebetlerimizi kesinlikle yeniden geliştirmenin, yeniden çok daha farklı bir konuma taşımanın gayreti içerisinde olmamız gerekir diye düşünüyorum. Temenni ederim ki bir an önce bu sıkıntı aşılır ve Türkiye ile Rusya şu son 10 yıl içerisinde attıkları adımları yeniden atarlar, atmaya devam ederler." http://www.hurriyet.com.t...ogan-alisacaklar-40111550
hatayı yapan pilot ile kimi kast ediyor acaba?
sınır ihlali yapan rus pilotu mu?
verilen emir-angajman kuralları doğrultusunda görevini yapan türk pilotu mu?
rte AKP hükümeti ile HDP’nin 28 Şubat 2015′te birlikte açıkladıkları Dolmabahçe mutabakatı konusunda "Bu hasretle beklediğimiz bir çağrıdır"
demiş, “umarım uygulanır” dileğini iletmişti.
24 NiSAN 2016 adana konuşmasında "Bugün terör örgütlerin sırtını sıvazlayanlar aynı kuyuya kendileri düşecekler. Dün biri çıkmış Dolmabahçe mutabakatından bahsediyor. Böyle bir mutabakat yok. Bu iktidarın terör örgütüyle bir mutabakatı söz konusu değildir" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırım’ın Rusya tarafından işgalinden iki yıl sonra “Kırım’ın işgalini tanımadık, tanımayacağız” dedi. Oysa daha Rusya ile köprülerin tam olarak atılmadığı Aralık ayında Erdoğan, tüm dünya Kırım işgali nedeniyle Rusya’ya ambargo uygularken, Türkiye’nin uygulamaması ile övünmüştü. http://www.sozcu.com.tr/2...nra-basina-geldi-1129992/
Dışişleri bakanı (yeni stratejik derinlik) Mevlüt çavuşoğlu (13.02.2016): (Suudi jetlerinin incirlik'e gelmesinin kararlaştırılmasının ardından) Kara operasyonu da olması lâzım. Böyle bir strateji olursa Türkiye ve Suudi Arabistan biz hepimiz kara operasyonuna girebiliriz.
Dışişleri bakanı (yeni stratejik derinlik) Mevlüt çavuşoğlu (22.02.2016):
Suudi Arabistan'la Türkiye'nin Suriye'de operasyon yapması hiçbir zaman gündeme gelmedi, bu bir manipülasyondur. Böyle bir şey gündemde yoktur, çok açık söylüyoruz. Bir kara operasyonu olacaksa bunu tüm ülkelerle birlikte yapmalıyız http://www.dha.com.tr/dis...dan-aciklama_1144627.html
biraz yavaş stratejik boşboğaz. abd'nin planlarını açık ediyorsun. rusya ile pazarlık kötü giderse abd'nin b planı o!
(bkz: arap türk el ele hep beraber suriye ye)
suriye kuzeyindeki kürtlerin türkiye sınırına paralel bir şekilde birleşmesi için bir tek kilis'in karşısındaki bölge kaldı. orası ve hatayın güneyindeki bölge alınınca kürdistan denize açılmış olacak. oyun bunun üzerine. abd ve rusya anlaşmış gibi. türkiye fıratın batısı kırmızı çizgimizdir açıklaması yapıyor ama ipleyen yok!
rus uçağını düşürdüğümüz için ruslar s-400'leri getirdi. şimdi burnumuzu bile sınırdan dışarı çıkaramıyoruz bırakın uçak uçurmayı.
son günlerde türkiye suudi arabistan'ın liderliğini yaptığı islami orduya katıldı!
hatta suudi arabistan'dan incirlik'e suudi uçakları geldiği, türkiye ve suudi arabistan'ın birlikte suriye'ye askeri operasyon düzenleyeceği haberi çıktı!
türkiye abd'ye "pkk ile pyd aynıdır. ben mi senin ortağın pyd mi?é diye rest çekti? abd "siz müttefikimizsiniz ama pyd ile pkk aynı şeyler değil. pkk terör örgütüdür. pyd değil. pyd işid'e karşı mücadelede önemli görevler üstleniyor. kardeşler (abd - türkiye) arasında fikir ayrılığı olabilir açıklaması yaptı!
türkiye yetinmedi fırat'ın karşısına geçen pyd'lilere topçu ateşi yaptı. abd başta olmak üzere tüm dünya "suriye'ye biz karışrıız ama sen karışma. topçu ateşini kes" diye bizi uyardı!
tüm bunlar üzerine daha bomba patlar patlamaz mal bulmuş mağribi gibi daha araştırmadan "pyd yaptı" açıklaması yapmamız. bizi fırsattan (!) istifa eden, hatta sırf istifade edebilmek için fırsat (!) yaratan konumuna düşürüyor. bu durumda hem kendi insanımızı kurban edecek kadar cani hem de sözüne güvenilmeyecek kadar yalancı durumuna geliyoruz ki hakkımızda yapılan yorumlar bunlar!
--- alıntı ---
akp'nin "ben mi pyd mi restine istediği cevabı alamaması üzerine akp'nin abd'yi inceden tehdit etmesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Şeref Malkoç incirlik Üssü’nün, PYD-YPG’yi terör örgütü olarak görmeyen ABD’nin uçaklarına kapatılabileceğini açıkladı. http://www.bugun.com.tr/g...apatilabilir-2067109.html
bunun sonrasına rte çarkı: (19.02.2016) O açıklamayı yapması doğru değil yanlıştır. Bu açıklamayı yapacak yer bellidir. Bu hükümetin yetkisinde olan bir durum. Kendisi hukukçu kimliğiyle konuşmuştur. http://www.hurhaber.com/e...rumlari-haberi-58255.html
abd'nin daşak geçer gibi açıklaması
Cumhurbaşkanlığı danışmanlarından Şeref Malkoç’un “ABD’ye incirlik’i kapatırız” yönündeki açıklamalarını değerlendirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, “Defalarca söylediğimiz gibi Türkiye’nin incirlik’i kullanmamıza izin vermesinden çok memnunuz. DAEŞ’e karşı etkin biçimde savaşan gruplara hava desteği vermemizi sağlıyor. Bu açıklamayı biliyorum. Bizim için endişe olduğunu düşüneceğimiz bir devamı geldiğini görmedik. http://odatv.com/konusamam-2302161200.html
"pkk'nın silah depoladıklarına dair istihbarat gelmedi. böyle bir şey duymuş olsaydık, hem bunu gündeme getirir hem bunun tedbirinin alınmasını isterdik." türünden yalanlarla işleyen çarklardır.
nasıl olsa bulmuşlar milyonlarca kerizi, gönüllerince kekliyorlar işte..
şunların savunmasına bir bakın!.. pkk şehirlerimizde aylarca çatışacak kadar silah ve mühimmat depolasın ama sonra çık "haberimiz yoktu" de!.. hayırdır, devleti değil de kanarya sevenler derneğini mi yönetiyordunuz o sıralar?
bu aralar bülent arınç yine "mış gibi yapmaya" başladı.
sanki muhalefet yapıyormuş gibi ama kendisi de aynı ... laciverdi!
onun yanar döner hallerini özcan yeniçeri yazmış
--- alıntı ---
Çözüm süreciyle ilgili olarak şu sözleri de bir süre önce Arınç sarf etmişti: "Terör örgütü eylem yapmadıkça biz de operasyon yapmayacağız düşüncesindeydik... PKK çözüm sürecini 'yeniden güçlenmek, silahlanmak, serhildan için fırsat kollamak, devrimci halk ayaklanması için uygun ortamı bulmak amacıyla sinsi bir biçimde kullandı.' Halkın kendilerine 'teröristler silahlarıyla her gün köylerde ama siz bunlara bir şey yapmıyorsunuz' diye yakındığından da söz ediyor. Hatta, üzerinde silah olan PKK'lı teröristler karakolun önünden geçiyorlar, onlara el sallıyorlardı. Asker de onlara hiçbir şey yapmıyordu, durum biraz böyleydi..."
Bu sözlerin sahibi olan Arınç şimdi şöyle diyor; "PKK'nın silah depoladıklarına dair istihbarat gelmedi. Böyle bir şey duymuş olsaydık, hem bunu gündeme getirir hem bunun tedbirinin alınmasını isterdik." Arınç bir öyle bir böyledir.
fransa'da meydana gelen kanlı olaylarına ardından rte Fransa'ya: bu saldırıları önceden haber alıp niye önlemediniz? sizin istihbarat çalışmıyor mu? demişti?
tüm itibarıyla 12 ocak 2016 sultanahmet teki patlama böyle abuk subuk laflar edilmemesi gerektiğini hepbirlikte öğrendik!
ak'ların adetiydi cumhuriyetin ihtilal yılları üzerinden bugünkü chp'yi karalamak!
bugün bekir coşkun yazısında buna değinmiş.
rte'nin dersim için söyledikleri / verdikleri rakamlarla bugün diyarbakır ve çevresindeki pkk operasyonlarındaki rakamları karşılaştırmış!
"nereye kaçıyorsun israil dölü" diye vatandaşını kovalayan cb'den dostluk hikayelerine evrildik *
kim dmeiş bunu akp sözcüsü ömer çelik!
ne zaman demiş tüm dünyadan siktir yemişken!
işlerin iyi gittiği bir rusya vardı onunla bile savaşın eşiğine gelmişken!
akdeniz'de yeni bir dünya savaşına doğru adımlar atılırken...
abd emriyle sunni ordusu suudilere kurdurulurken.
2023 yılında GSYH'nın 2 trilyon dolara,
kişi başına gelirin 25 bin dolara yükseltilmesi,
ihracatın 500 milyar dolara çıkarılması;
işsizlik oranının yüzde 5'e düşürülmesi; enflasyon oranlarının kalıcı bir biçimde düşük ve tek haneli rakamlara indirilmesi
2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmenin hedeflenmesi
....
daha neler neler?
64. hükümet programında ihracat, kşi başı milli gelir, 10 büyük ekonomi gibi rakamlar yok!
artık ufak atıp muğlak ifadeler kullanıyorlar!
Örnek: büyük ekonomiler arasına girme hedefimize ulaşmak için teknoloji üreterek katma değeri yüksek ürünler ihraç eden bir konuma hızlı bir şekilde ulaşmayı planlıyoruz
gün oldu devran döndü. rus uçağı birkaç km 17 saniye boyunca sınıra girdi ve biz de angajman kuralları gereği onu düşürdük.
şimdi rte'den tam tersi açıklama geliyor. ama o açıklamalarda bile dik durulamıyor birkaç saat içinde çark ediliyor.
büyük bir panik var bizim siyasetçilerde
sabah: uçağı yine vururuz.
öğle: bilseydik farklı davranırdık.
akşam: putin'i aradım telefona çıkmadı!
bu açıklamaların hepsi dündü rte'den geldi!
bugün korkarım ki "abi biz bı bok yedik sen etme" açıklaması gelebilir.
edit: uçak vurulduktan sonraki açıklamalarda genelkurmay milleti bilinmeyen uçak derken,
cumhurbaşkanlığı kaynakları marifetmiş gibi rus uçağını düşürdük diye açıklama yapıyordu!
şimdi erdoğan "rus uçağı olduğunu bilseydik" diye alenen yalan söylüyor!
bu gibi yalanlar bizim inandırıcılığımızı zedeliyor.
haklıyken haksız duruma düşüyoruz!
her seçim dönemi milliyetçi seçim sonrası kürtçü olmalarından ve bundan hiç gocunmayacak kadar yüzsüz olmalarından o kadar bıktık ki...
--- alıntı ----
AKP'nin Truva atı Leyla Zana'nın başta Abdullah Gül olmak üzere AKP'nin yoğun katkılarıyla 2004 Haziran'ında nasıl hapisten tahliye edildiğini hatırlayalım. Zana'nın "çözüm sürecinde" R. Erdoğan'ın gizli diplomatı olarak hiç kamuoyunun önüne çıkmadan, Barzani-Kandil-imralı-Ankara hattında nasıl bir sinsi diplomasi yürüttüğünü de dip not olarak koyup önceki günkü ince ayrıntılara gelelim. Leyla Zana, (görüntülere tekrar bakın-aht-) yemine başlamadan önce kafasını sola doğru kaldırıp Kürtçe, "onurlu ve kalıcı bir barış umuduyla" ifadelerini kullandı. Kafasını kaldırıp bu sözleri söylediği yer neresiydi? R. Erdoğan'ın oturup yemin törenini izlediği Cumhurbaşkanlığı locası. R. Erdoğan da zaten Zana'nın ardından töreni izlemeyi bırakıp Meclis'ten ayrıldı. 1 Kasım seçimleri öncesinde Milliyetçilik konusunda mangalda kül bırakmayan Erdoğan, tepkisi sorulunca ne hikmetse cevap vermedi. Gelelim aynı Leyla Zana ile ilgili bir ince detaya daha; kendisi 7 Haziran seçimi ardından yapılan yemin töreninde aynı metne sadık kalarak yemin etmişti. Acaba 5 ayda ne değişti?.. Tabii ki tüm soruların cevabını 1 Kasım seçimleri öncesinde AKP ile HDP'nin yaptığı ince ayarlı gizli mutabakatın sonuçlarını sahada görerek bulacağız.
çin'den uzun menzilli hava savunma sistemleri alınmasına ilişkin çarklarda artık dansöz mertebesine vardık.
--- alıntı ---
Türkiye, 2 yıl önce Çin ile kurduğu füze savunma sistemi ihale masasından kalktı. Çin’den füze alınmasını içeren projede ihale iptal edildi. iptal kararının Çin’in teknoloji transferini reddetmesinden kaynaklandığı, Türkiye’nin de Çin’den alınacak füzelerin NATO sistemine entegre edilememesi nedeniyle yaşadığı Batılı müttefik baskısı kaygısıyla masayı devirdiği öğrenildi.
--- alıntı --- http://odatv.com/cin-fuze...al-edildi-1611151200.html
***
konuyla alakasız ama
yiyemeyeceğin yarağın altına yatmayacaksın
diye bir söz var.
bunu değince bu insanların ağababaları ile birlikte ne kadar yüzsüz olduklarını bir daha anladım.
neden mi? cevabı ahmet takan versin.
--- alıntı ---
Erdoğan ve AKP’sinin bölücü terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD’yi nasıl meşrulaştırdığına bir bakalım. Sırasıyla şöyle adımlar atıldı;
1- Kod adı Welad olan PYD lideri Salih Müslüm Suriye olaylarının başladığı dönemde Türkiye’de ağırlandı. Sonra da defalarca ülkemize geldi, gitti. Başbakanlıkta Dışişleri Bakanlığı’nda resmi görüşmelerde bulundu.
2- AKP kontrolündeki mahkemelerden hiç bir zaman PYD’nin terör örgütü olduğuna dair bir karar çıkmadı.
3- istanbul’daki Suriyeli muhaliflerin gerçekleştirdiği kurtuluş/mücadele konferanslarına PYD üyeleri de davet edildi.
4- iktidar, PYD’yi terör örgütü ilan etmekten ısrarla kaçındı.
5- Meclis’ten geçirilen Suriye tezkeresinin zamanla PYD’ye yardım için kullanılan bir vizeye dönüşmesine müsaade edildi.
6- Her şeyden daha da önemlisi 29 Ekim 2014 günü sınırımızı Barzani ve PKK’nın Suriye’de savaşan PYD’ye yardım ulaştırması için açtık. Topraklarımız PKK, PYD’ye yardım için lojistik üs olarak kullanıldı. Hem de MiT’in refakati ile..
7- Süleyman Şah neden PYD bölgesi kullanılarak tahliye edildi?..
8- ABD gibi uluslararası güçlerin IŞiD’e karşı PYD ile iş birliği yapması karşısında buna seyirci kalındı. Hiç bir şey yapılmadı.
omurgasızlığın tarihini yazdın arınç!
siyasetçiyken de böyleydin emekli oldun hala tırsıyorsun hala dönüyorsun!
--- alıntı ---
Tayyip Erdoğan’ın diğer dava arkadaşı Bülent Arınç da; partilisi Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in kendisini; “fitneci… gizli Fethullahçı… AKP’ye sızmış hain…” diye suçladığı güne kadar bekleyip “Melih Gökçek Ankara’yı parsel parsel Fethullahçılara sattı… 8 Haziran’dan sonra hakkında 100 dosya açıklayacağım” demişti.
Bugün 15 Haziran.
Arınç; “Gökçek arsaları verdi, sonra da Tayyip Bey’den zılgıtı yiyince, onları iptal etmeye çalıştı” diyor.
100 dosya yine gizli.
Arınç kıvırtıyor.
--- alıntı --- http://www.sozcu.com.tr/2...ti-dogru/pazarlik-859230/
2002 yılı seçimleri öncesi rte: Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart. Zaman zaman bazı televizyon ekranlarında onların da muhatap oldukları muameleleri insani bulmuyoruz.
2015 genel seçimleri öncesi rte ve rte jr: Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz Diyarbakır’da müftü, Eskişehir’de eşcinsel aday göstermiyoruz” derken, Başbakan Ahmet Davutoğlu "Eşcinseller Lut kavminin helakına sebep oldu, HDP aday gösteriyor" ifadelerini kullanmıştı http://odatv.com/n.php?n=...ntulerle-vurdu-0106151200
ermenistan konusunda milliyetçi oyları almak için çarklar başladı!
--- alıntı---
Cumhurbaşkanlığı Sofrası’na konuk olan Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Armağan, "Önceki dönemlerde yapılmış olan bazı yumuşak politikaların işte ne bileyim Sayın Abdullah Gül’ün gidip Erivan’da maç seyretmesi gibi olayların sayın Cumhurbaşkanımızın tasvip ettiği tavırlar olmadığı noktasında bir konuşma geçti, böyle bir izlenim edindik" dedi.
Ancak arşivler Erdoğan'ı yalanlıyor.
2008 yılında bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Gül'ün Türkiye ile Ermenistan arasında oynanacak milli maça gideceğini hatırlatması üzerine Erdoğan, Gül'ün Ermenistan'a gidişini olumlu bulduğunu söylemişti.
Erdoğan'ın 2008 yılındaki ifadeleri şöyle:
"Özellikle bir milli maçın siyasete alet edilmemesi noktasında bu daveti geri çevirmesi böyle bir süreci başlatabilirdi. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın bu kararı böyle bir sürecin başlamasını engellemiştir. Bu ayrı bir olay, spor ayrı bir olay, siyaset ayrı bir olay. Tabii ki orada maç arası, maç sonrası bir şeyler de belki aralarında görüşülecektir. Ama biz kendimize inanıyorsak, düşüncelerimize inanıyorsak, yaptığımız siyasete inanıyorsak, bizim bu tür buluşmalardan, bu tür masadan kaçmamızın hiçbir anlamı yok diye düşünüyorum. Bütün mesele burada
--- alıntı--- http://odatv.com/n.php?n=...cin-ne-demisti-0805151200
belgesi çıktı amk!
mercedes in değeri 1 milyon 006 bin 641 lira 64 kuruş olduğu
araçta Arka koltuk eğlence sistemi, Ahşap süslemeler, kristal grisi deri, deniz kabuğu grisi konsol, surround ses sistemi, karartılmış arka ve arka yan camlar, keyless-go paketi, 360 derece kamera sistemi gibi özelliklerin bulunduğu ortay açıktı!
herifler sırf rakam küçülsün diye vergisiz fiyatını veriyorlar iyi mi?
tam da akp tipi algı operasonu!
bir de böyle bir bilgi var internet aramalarında.
olaydan yeterince midem bulandığı için araştırma gereği duymuyorum.
2014 Bütçe Kanu-nu'na göre Diyanet işleri Başkanı, müsteşarlar ve üniversite rektörlerinin de aralarında bulunduğu üst düzey bürokratlara alınabilecek araçların azami fiyatı ÖTV gibi vergiler hariç 40 bin lirayı geçemiyor. http://www.zaman.com.tr/e...yi-gecemiyor_2292315.html