akp yalanları

entry297 galeri9
    214.
  1. bekir coşkun iyi hatırlattı.

    --- alıntı ---
    Biliyorsunuz; ilk Türk savaş uçağının pilot koltuğuna çıkıp oturdu…
    Yalaka gazeteler “Başarı ile denedi” diye yazdılar…
    Halbuki uçağın motoru yoktu…
    *
    Pilot montu giydi…
    Pilot gözlüğü taktı, kaskı geçirdi kafasına… Resimler çekilirken arada bir eğilip baktı düğmelere falan, kaç ileri bir geri?..
    Arkasına ikinci pilotu da oturttular…
    Uçağın henüz motoru yok ama,
    Allah muhafaza yine de uçarsa, indiremez çünkü…
    *
    Baş parmağını havaya kaldırarak “uçuyorum” işareti yaptı…
    indi aşağı…
    O fotoğraf partinin seçim afişlerinde, tanıtım kitaplarında, reklam filmlerinde kullanıldı, hatırlarsınız…
    Çevresindekiler uçmadan inerken alkışladılar, “Hakikaten çok güzel uçmadınız” diye tebrik ettiler…
    --- alıntı ---
    http://www.sozcu.com.tr/2...m-uctu-ucak-dustu-755127/
    2 ...
  2. 213.
  3. ümit özdağ neredeyse isyan etmiş bir parağrafta bu kadar yalan mı olur diye!
    --- alıntı ---
    Başbakan Ahmet Davutoğlu 25 Ocak 2015’te Diyarbakır’da AKP’nin il kongresinde bir konuşma yapmıştır
    Parantez içindeki yazılar bana aittir.
    “Rahmetli Özal, zamanında bir çözüm süreci başlatmıştı. O sürecin önemli isimlerinden Eşref Bitlis rahmetliyi şehit ettiler. (Ortada herhangi bir delil yok iken ve devletin raporları aksi bir hakikatten yani kazadan bahsederken, bir başbakanın böyle konuşması ayıptır.) Arkasından da Özal vefat etti ve o çözüm süreci akamete uğradı. Ardından rahmetle andığımız Gaffar Okkan’ı... (Hizbullah’ın şehit ettiğini söylemiyor.) Onun ismi bugün dahi kardeşliğin sembolü olmuştur. Rahmetli Erbakan çözüm için çaba sarf ettiğinde 28 Şubat süreci başlatıldı. (Bu açıklamanın gerçekle hiçbir ilgisinin olmadığını kendisi de bilmesine rağmen söylüyor.) 2005’te Diyarbakır konuşmasıyla çözüm süreci tekrar ihsas edilmeye başlandığında 2006’da Cumhuriyet mitingleri tertip edildi. (Cumhuriyet mitingleri ile 2005 Diyarbakır konuşması arasında ilk kez bir ilişki kurulmuş oldu böylece.)
    --- alıntı ---
    http://www.yenicaggazetes...dirme-pesinde-33410yy.htm
    1 ...
  4. 212.
  5. en büyüğü "biz müslümanız." olan yalanlardır.
    2 ...
  6. 211.
  7. daha basiti için,
    (bkz: akp doğruları)
    -ben çocuklarıma helal lokma yedirmedim.
    -pkk ile görüşen serefsizdir.
    2 ...
  8. 210.
  9. işin doğrusu: türkiye sınırlarımız dışındaki vatan toprağını, suriye sınırındaki ata yadigarı süleyman şah türbesini, bir zamanlar besleyip büyüttüğü işid'in tehditlerinden tırsarak dün sabaha karşı terketti!
    oradaki askerleri tahliye ederken de bir askerimizi şehit verdik! kaza diyorlar ya Allah bilir!

    gelelim akp'nin bunu çarpıtmasına!

    kıçına vura vura kaçmayı bir kahramanlık harekatına çevirmeye çalışıyorlar!
    önceden hazırlandığını çok belli olan güya davutoğlunun operasyonu yönettiği fotolar basına servis edildi!
    Washington'daki, ABD deniz piyadelerinin Iwo Jima'ya bayrak dikmelerini gösteren anıt'taki mizansen kopyalanarak türk bayrağı dikme fotoları basına sunuldu!
    (operasyon yapıyormuşuz gibi çek panpa!)

    ***

    sonrasındaki ak açıklamalar daha da vahim!

    bülent arınç: Olay hepimizi gururlandıracak bir olaydır. Başarı ile tamamlanmıştır!
    (neyle gururlanacağız! savaş meydanından kıçımıza vura vura kaçtığımız için mi?)

    Musul'daki 46 konsolosluk görevlilerinin MiT ve yerel unsurların yardımıyla kurtarıldığını hatırlatan Arınç,
    (ulan ayaklı yalan makinasısın be! ne miti ne operasyonu! işid'in sınıra kadar getirip teslim ettiği burada birkaç saat mit görevlilerinin teslim almasını beklediği ortaya çıktı!)

    Bütün bunlar yapılırken, bütün incelikler, detaylar da dikkate alındı. Çok ince bir planlama yapıldı
    (gördük ince planlamayı! operasyon tahmini süresinden kaç saat daha uzun sürdü acaba? cevap ortada!)

    Dini merasim yapılmıştır.
    (araya bunu yerleştirmese olmaz! siz merasimle güneydoğu'yu da verirsiniz! )

    Oradaki binanın ve bayrak direğinin tahrip edilmesi bizim kararımızdır. Çünkü biz oradan ayrıldıktan sonra iŞiD'in burayı ele geçirmesi, oraya kendi bayrağını asması ve o binada başka gösteriler yapması mümkündü.
    (kahpe bizans filminde tecavüzcü coşkunun replğiği gibi! çekilen lan karıma benden başka kimse tecavüz edemez!)

    Hükümetimizin talimatı, sıfır noksanla, sıfır hata ile gerçekleştirilmiştir!
    (madem sıfır hara 1 şehit ne? zaten sonraki cümlede kendi kendini yalanlıyor)
    Ne var ki 500'den fazla askerin katıldığı bir operasyonda bir kaza sonucu çok değerli bir kardeşimiz hayatını kaybetmiştir.
    Bu operasyonlarda bu tür zaiyatların yaşanması da tabiidir.
    (tabi canım operasyonun fıtratında var!)

    http://www.cumhuriyet.com...ileri_icin_aciklama.html#

    davutoğlu: Hiçbir yerden izin alınmadı.

    http://www.gazetevatan.co...-alinmadi--743035-gundem/

    bunu vurgulaman bile bi itiraf aslında!

    ***
    bakalım hukuk tanımaz erdoğan ne demiş!
    Daha önce iki defa yeri değiştirilmiş olanSüleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu, yine uluslararası hukuk ve anlaşmaların bir gereği olarak yeni mekanında bayrağımızı dalgalandırmaya ve ecdadımızın hatırasını yaşatmaya devam edecektir."
    http://www.sabah.com.tr/g...2/suleyman-sah-operasyonu

    uluslararası anlaşmalar "ben şurayı beğenmedim bayrağı mı burada dalgalandıracağım demene izin vermiyor!
    şimdi eşme bölgesinde işgalci konumundayız!
    madem tüm türbe taşındı ve bu sizin için sorun değil!
    meşrebinize yedirebiliyorusnuz! bari sınırlarımıza taşısaydınız da başka ülkede işgalci konumuna düşmeseydik!

    ***
    çıkan aptalca haberler de birbiriyle o kadar çelişkili ki!
    neresinden tutsan elinizde kalıyor!

    Süleyman Şah Saygı Karakolu’ndaki askerlerin tahliyesinin yapıldığı Şah Fırat operasyonunun planlanan süreden uzun sürmesinin nedeninin terör örgütü IŞiD’in yolları tahrip etmesinden kaynaklandığı bildirildi.
    http://www.gazetevatan.co...id-detayi--742906-gundem/

    hani her adım büyük bir titizlikle planlanmıştı!
    ulan daha yolların ne durumda olduğunu bilmiyoruz!

    ***
    aptalca bi haber daha
    ’Şah Fırat’ operasyona katılan birliklerin geçtiği noktalardan olan Eşmeler Köyü’nden geçiş yapan zırhlı birliklerin, operasyon öncesi sınırdaki karakolda uzun süre mehter marşı çaldığı ve ardından hareket ettiği gözlendi.
    http://www.mynet.com/habe...esine-operasyon-1719169-1

    aferim size atalarımız kaçmak için yola çıkarken mi mehter çalardı!

    ***
    bu akdar haber içinde en acı itiraf bu!
    Süleyman Şah Türbesi’ne ilerleyen birliklerin geçiş güzergahında PYD’nin silahlı güçlerinin de olası saldırılara karşı önlem alıp güvenliği sağladığı belirtildi.
    http://www.milliyet.com.t...asyonunun-gundem-2017629/

    vay be! işid gibi terör örgütünün inlettiği ve abd desteği ile kurtulan pyd anlı şanlı türk ordusuna destek oluyor!
    vay amk! daha ne kadar alçalacaktık!

    ***
    e insanlar daşak geçiyor tabi!
    sen aylarca kimse sabrımnızı test etmeye kalkmasın de!
    sabrın test edildiğinde kıçına vura vura kaç!
    2 ...
  10. 209.
  11. AKP’nin Bakanı Zeybekci’ye yanıt vermeye gerek var mı; ingiltere South London College’de ekonomi eğitimi aldığını özgeçmişine yazdı; sonra bunun gerçek olmadığı anlaşılınca, özgeçmişinden çıkarttı!..)
    http://www.sozcu.com.tr/2...li-ekonomi-bakani-739508/
    2 ...
  12. 208.
  13. Akp duyduğumda göre seçim öncesi her camide pilav ayran dağıtıyormuş.
    0 ...
  14. 207.
  15. cemaat yapılanması konusunda bizi kimse uyarmadı! (bkz: alenen yalan söyleyen cumhurbaşkanı)
    1 ...
  16. 206.
  17. bizim burada tek tek yazdıklarımızı uğur dündar seri haline getirip köşe yazısı yapmış.

    biraz daha araştırsak cilt cilt kitap çıkar!

    -- alınttı ----

    1- 28 Şu­ba­t’­ta bay­ra­ğı­mız­da­ki hi­la­li çı­kar­ma­ya kalk­tı­lar!
    2- Dün­ya­nın en öz­gür med­ya­sı Tür­ki­ye­’de­dir!
    3- Ba­zı mu­ha­lif ga­ze­te­ci­le­rin iş­le­ri­ne son ve­ri­lir­ken AKP hiç­bir mü­da­ha­le­de bu­lun­ma­mış, ga­ze­te­ci­ler med­ya pat­ron­la­rı­nın ki­şi­sel ka­rar­la­rı ve ter­cih­le­riy­le ko­vul­muş­lar­dır!
    4- Bu ga­ze­te­ci­ler­den bi­ri olan Emin Çö­la­şan “AKP pa­ra­mız­dan al­tı sı­fı­rı at­sın, Tak­si­m’­de anı­rı­rı­m” de­miş­tir!
    5- Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti bir hu­kuk dev­le­ti­dir!
    6- Ül­ke­miz­de yar­gı ba­ğım­sız­dır!
    7- Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğan, Er­ge­ne­kon Da­va­sı sü­re­cin­de “Ben bu da­va­nın sav­cı­sı­yı­m” de­me­miş­tir!
    8- Pa­ra­lel ya­pı­nın dev­le­te sız­dı­ğı çok ya­kın bir ta­rih­te fark edil­miş­tir!
    9- Cum­hur­baş­ka­nı Tay­yip Er­do­ğan et­ti­ği ye­min ge­re­ği ta­raf­sız­dır!
    10- AKP ik­ti­da­rı 3Y, ya­ni yol­suz­luk, yok­sul­luk ve ya­sak­lar­la mü­ca­de­le için iş­ba­şı­na gel­di­ğin­den, hiç­bir yol­suz­luk so­ruş­tur­ma­sı ört­bas edil­me­miş, tüm yol­suz­luk, hır­sız­lık ve rüş­vet id­di­ala­rı­nın üze­ri­ne ka­rar­lı­lık­la gi­dil­miş­tir!
    11- Tür­ki­ye­’de ile­ri de­mok­ra­si, tüm ku­rum ve ku­ru­luş­la­rıy­la iş­le­mek­te­dir!
    12- AKP ço­ğul­cu de­mok­ra­si­ye inan­mış, öz­gür­lük­çü, fark­lı­lık­la­ra say­gı­lı ve ken­di­si­ne oy ver­me­yen top­lum ke­sim­le­ri­ni hoş­gö­rüy­le ku­cak­la­yan de­mok­rat bir par­ti­dir!
    13- AKP ik­ti­da­rın­da hiç kim­se­nin ya­şam bi­çi­mi­ne mü­da­ha­le edil­me­miş, ka­dın­la­rın kaç ço­cuk ya­pa­cak­la­rı ve bun­la­rı na­sıl do­ğu­ra­cak­la­rı as­la tel­kin edil­me­miş­tir!
    14- AKP Tür­ki­ye­’sin­de her­kes, Ana­ya­sa­’nın gü­ven­ce al­tı­na al­dı­ğı top­lan­tı ve gös­te­ri yü­rü­yü­şü hak­kı­nı öz­gür­ce kul­lan­mak­ta­dır!
    15- AKP ik­ti­da­rı dö­ne­min­de hiç kim­se dü­şün­ce­si­ni açık­la­dı­ğı için mah­kum edil­me­miş­tir!
    16- AKP, te­rör ör­gü­tü PKK ile pa­zar­lık ma­sa­sı­na otur­ma­mış­tır!
    17- Ab­dul­lah Öca­la­n’­a öz­gür­lük sö­zü ke­sin­lik­le ve­ril­me­miş­tir! Özerk­lik la­fı te­laf­fuz edil­me­miş­tir!
    18- Hiç­bir AKP yet­ki­li­si “E­sed iki ay için­de dev­ri­le­cek ve biz Şa­m’­da­ki Eme­vi­ye Ca­mi­si’n­de na­maz kı­la­ca­ğız!” de­me­miş­tir!
    19- Tür­ki­ye, IŞiD ve El Nur­sa gi­bi te­rör ör­güt­le­ri­ne des­tek sağ­la­ma­mış, Tür­ki­ye için­de bu ör­güt­le­re te­rö­rist dev­şi­ril­me­si­ne izin ver­me­miş­tir!
    20- Ge­zi Par­kı pro­tes­to­cu­la­rı Dol­ma­bah­çe­’de­ki Bezm-i Alem Va­li­de Sul­tan Ca­mi­i’n­de iç­ki iç­miş­ler, kut­sal me­ka­na say­gı­sız­lık et­miş­ler­dir!
    21- Ay­nı sü­reç­te de­ri pan­to­lon­lu, bel­den yu­ka­rı­la­rı çıp­lak ve ka­fa­la­rı ban­da­na­lı çok sa­yı­da ey­lem­ci, Ka­ba­ta­ş’­ta tür­ban­lı bir ka­dı­na ve be­be­ği­ne şid­det uy­gu­la­mış, saç­la­rın­dan çe­ke­rek yer­ler­de sü­rük­le­miş­tir!
    22- Rey­han­lı­’da 53 yurt­ta­şı­mı­zın ha­ya­tı­nı kay­bet­ti­ği bom­ba­lı sal­dı­rı­yı Ese­d’­e bağ­lı güç­ler dü­zen­le­miş­tir!
    23- Ada­na­’da Ko­mi­ser Mus­ta­fa Sa­rı­’yı ey­lem­ci­ler şe­hit et­miş­ler­dir!
    24- Po­li­si­mi­zin kul­lan­dı­ğı bi­ber ga­zı za­rar­sız­dır, hat­ta or­ga­nik­tir! TO­MA­’la­rın sık­tı­ğı su­lar­da da kim­ya­sal mad­de yok­tur!
    25- Ata­türk Or­man Çift­li­ği­’n­de ya­pı­lan sa­ray de­ğil, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı Kül­li­ye­si­’dir. Avu­kat­la­rı­nın mah­ke­me­le­re ver­dik­le­ri di­lek­çe­le­re gö­re Cum­hur­baş­ka­nı da hâ­lâ Çan­ka­ya­’da ika­met et­mek­te­dir!

    -- alınttı ----
    http://sozcu.com.tr/2015/...buyuk-akp-yalani2-726400/
    2 ...
  18. 205.
  19. kimsenin özel yaşamına karışmıyoruz.

    toplumu şekillendirme gibi bir çabamız yok.

    somalı madencilere dua ederken bunlar siyaset derdinde şunu sonra bakarız. (bakılmadı ve insanlar din üzerinden kandırıldı)
    1 ...
  20. 205.
  21. Akp ne zaman doğruyu söyleyip savundu ki?
    2 ...
  22. 204.
  23. algı ve dezenformasyonlarla şeytanın bile acaba diyebilecegi yalanlardir.
    1 ...
  24. 203.
  25. Eksi Sözlükten alıntıdır:

    AKP nin "şunu yaptık bunu yaptık" sözüne karşı da cevap niteliğindedir.

    =alıntı=

    önerme: oyumu hala akp'ye veriyorum çünkü şu an dünya üzerinde hatırı sayılır bir ülkeyiz,
    cevap bu neye istinaden söyleyenebiliyor anlamıyorum. akp mitinglerinde söylenmesi veya türkiye'de trending topic olmasıysa sebep sözüm yok. kendi kendine telkin der geçerim. oysa bölgede başta suriye, ırak, mısır ve filistin konularında ideolojik saplantılı dış politikamız yüzünden devre dışı bırakıldık. neo-osmanlıcılıkla dış politika idare edilebileceğini sanmanın bedelleri bunlar. bunun haricinde dünya üzerinde bulunan 7-8 tane gelişmekte olan ülkelerden biriyiz. muadillerimiz endonezya, nijerya ve meksika. büyümemiz bunlardan daha fazla da değil, daha az da. dünya sermayesinin yüksek getiri için yatırım yaptığı ülkelerden biriyiz sadece. siyaset, ekonomi, kültür, sanat, spor, teknoloji, eğitim hiç bir sektörde esamemiz bile okunmazken neye istinaden hatrı sayılır bir ülkeyiz?

    önerme: çünkü cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar duble yol gördüm, 
    cevap: doğruya doğru tarihimizde bu kadar duble yol hiç yapılmamıştı. rant için yapılan gerekli gereksiz duble yolları geçiyorum. peki duble yol neden yapılır veya neden yapılacağı söylenmişti hatırlayan var mı 2002 yılında? hatırlatayım o zaman. duble yollar ülkenin en büyük kanayan yanası olan "üretmeyen ekonomi"'yi "üreten ekonomi"ye çevirecek altyapı yatırımları olarak planlanmıştı. yani ulaşım daha rahat olacak, sanayi artacak, istihdam artacak, cari açık kapanacak. montaj ihracatı değil, katma değerli ihracat yapacaktık. ne oldu hiç bir şey olmadı. gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek cari açığa sahip ülke olduk. cari açık ne demek dışa bağımlılık demek. yani o duble yollar sen ben jilet gibi yollarda araba kullanalım diye değil, üretim artsın diye yapıldı. (ek: elbik):özellikle türkiye gibi geniş coğrafyaya yayılmış, hammade kaynakları ile üretim merkezlerinin, üretim merkezleri ile tüketim merkezlerinin, (ihracat için) üretim merkezleri ile ülke sınırlarının kaçınılmaz olarak uzak olduğu bir ülkede, yük taşımacılığının ana omurgası kesinlikle demiryolu olmalıdır. bu nedenle, zaten karayolu ulaşımına dayalı bir üretim - büyüme politikası baştan yanlıştır, lakin, belirttiğim gibi, yanlış olan bu politika da gerçekleştirilememiştir. hiç bir yapısal değişiklik yapılmadığı için sadece müteahhitine rant sağlayan yollar kaldı geriye. sanayi gelişmedi. üretmeden büyüyen bir ithalat ekonomisi oldu. kaldı ki o yollar kamu bütçesinden yapılıyor. hiç bir üretimi olmaksızın dış sermayenin fonlamasıyla dönen ülkenin kamu bütçesi. eğitime harcanmayan bütçe üretime istihdama dönmeyen zifte yatırılıyor. akp yaptı diye söylemiyorum. akp dediğini yapmadı diye söylüyorum. 

    ekleme geldi kiddin'den bu yollar tabii ab standarlarına uyum için de yapıldı. evet en son egemen bağışla girmeye çalıştığımız ab. başlı başına bir tez konusu. yazan çok öğrenci vardır. biz pas geçelim.

    önerme: çünkü artık istediğim eczaneden ilaç alabiliyorum. artık hastanelerde özel kartvizitini uzatabilen doktorlar yok.
    cevap: sağlığa genel cevap vereyim. eczanelerden ilaç alabiliyoruz. ssk, bağkur veya adı her neyse daha önce de alabiliyorduk. bu konuda daha genel bir düzenleme yapıldığı ortada. 12 yıllık tek parti iktidarında bunu başarmış olmak marifet değil. hastane ve doktorlar konusu ise apayrı bir manipülasyon. evet artık doktor kartvizitini uzatmıyor. çünkü artık iyi doktor hastanede yok. yapılan düzenlemeyle ya devletinsin ya özel sektörün ayrımına zorlanan doktorlar hastaneleri terk etti. artık yetersiz ve tecrübesiz doktorlarla iş devam ediyor. her doktor standart "paragözler" olarak gösterilip itibarsızlaştırılarak yapılan bu uygulamayla hastanelerde doktor kalmadı. kişi başına düşen hemşire sayısında avrupa'nın 6'da 1'iyiz. hastaya doktor değil, hemşire bakar ve bu ülkede 12 senede bu oran bir nebze artmadı. elimizde tokinin- yine müteahhitlik rantını bir yana koyalım- yaptırdığı içinde doktor olmayan hastaneler var. buysa sağlık reformu afiyet olsun. 

    (ek:drejj) şu anda üniversite hastanelerinde kalan iyi doktorların dert yandığı bir konu da performansa dayalı sistem. bir doktor şu an günde 100 150 hasta falan görüyor. who'ya göre bunu yapması imkansız çünkü hasta başına en az 20-30 dakika ayırması şart. sırf bu sistem yüzünden sadece tonlarca geç tanı almış ve bunun ceremesini çeken hastalar var. hasta doktoru istediği zaman görebiliyor fakat kendisine yeterince zaman ayrılmadığı için kaliteli bir sağlık hizmeti alamıyor. ama pardon önemli olan nitelik değil nicelik. çok gözüksün ki mutlu olsun halk. tıp fakültelerindeki inanılmaz kontenjan artışını ise başka dert üniversitelerin tıp fakültelerinin hiç biri mevcut altyapılarıyla bu kadar öğrenciyi kaliteli olarak eğitemez. hasta görmeden sınıf bitiren mi arasın yoksa kadın görmeden kadın doğum bitiren mi? bunların hepsinin ceremesini ise yine halk çekecek. bundan bir 10 yıl sonra falan yanlış uygulama olayları çok artış gösterecek. önemli olan hastane rektörü bizim adamımız olsun.

    ayrıca, hastanelerde hemen tedavi olunduğu, hemen randevu verildiğini söyleyen devlet hastanesine hiç gitmemiştir. yakınlarda bir aile büyüğümüz için randevuyu 3 ay sonraya aldık. sağlığı sadece hastane binası yapmak zanneden zihniyet aynı şekilde adliye sarayı yaparak da hukuku sağladığını varsayıyor. şahane.

    önerme:artık havayolu lüks değil. 
    cevap: değil. dünyada da değil. yani bu çok özel bir marifet değil. çünkü dünyada kara taşımacılığı deniz ve havaya kayıyor. yani bu lüks herkese lüks iken eskiden, artık dünya genelinde daha ucuz, daha ulaşılabilir. gelişmekte olan tüm ülkelerde son on yılda havayoluyla taşınan yolcu sayısında baz etkisiyle (yani geç kalmış talep diyelim) yolcu sayılarında artış çift hanelilere yakın. (ek elbik) özellikle uçak biletlerindeki ucuzlama, bütün dünyada yaygınlaşan gelir yönetimi uygulamalarının yansıması, akp'nin bu çorbada yalnızca tuzu thy'larının büyümesi hepimizin gururu. dış kaynağın bol olduğu zamanda özel sektör eliyle havalimanları yapıldı. herkes de bunu zaten tebrik etti ve oy verdi. bugün durum bu değil. bugün havacılık adına elimizde sadece nasıl fonlanacağı, neden orada yapıldığı, neden ihaleyi kazananların yaptığı, yapılacağı belli olup olmayan bir 3. havalimanı projesi var. 

    önerme: hızlı treni artık sadece japonya'da görmüyoruz.
    cevap: görmüyoruz. bu hızlı tren 12 senede ülkenin ne kadarını kapsamış? ülkenin demiryolları (hızlı tren değil) yük taşımacalığı için yenilenmiş mi? hani şu demirağlarla ülkenin her yanını örmüşler diye dalga geçtikleri 1940'lardan kalma demiryollarına bir tek çivi çakmışlar mı? hayır varsa yoksa jenerik iki tane hızlı tren. kaldı ki altyapısı bu kadar zayıf bir ülkede 12 senelik tek parti iktidarı iki tane tren de yapıversin. sen yine yukarıdaki duble yol başlığına bir daha bak. bu arada serkan k ve like spinning plateshızlı tren kazalarında ölenleri hatırlattı sağolsun. istersen hızlı tren değil roller coaster diyelim. 

    önerme: üniversiteler artık heryerde. 
    cevap: buna gerçekten cevap vermek yoruyor. evet üniversite rant ve ideoloji pompalama kapısı olunca elini sallayan ilkokul açar gibi üniversite açmaya başladı. bu üniveristelerin herhangi bir akademik başarısı var mı? yok. öğrencileri iş bulabiliyor mu? hayır. teknoloji/fikir üretebiliyor mu?: hayır. yani üniversite adı verilen beton binaların her yerde olması eğitim demek olmuyor. 

    idari bilimlerin pompalandığı ülkemde, mühendislik bilimlerinin gelişmemesinin kabul edildiği bir dönem yaşıyoruz. bundan 15 yıl önce süleyman demirel üniversitesinin mühendislik fakültesinin kurgusunun doğruluğunu değerlendiriyorduk. bugün her yere açılan, idari bilimlerin üzerine kurgulanmış üniversitecikler cenneti olduk. üretimin ve mühendislik bilimlerinde gelişmenin olmadığı bir akademi camiasında idari bilimlere dayanan bir genişleme çökmeye mahkumdur. lifeisaprojectekledi.

    eğitimde ülkede 12 senede bırakın ileri gitmeyi en az 10 sene geri gitmiş bir ülke var. bunu yeni mezun olan kuşakların katkısında çok daha iyi anlıyabiliyoruz.

    önerme: artık eğilip bükülen başbakanım yok. 
    cevap: bu doğru. evet haklı olana, hakkı yenene, isyan edene, demokratik hakkını arayana, sistemden rant sağlanmasına karşı olana, adalet sağlayana eğilip bükülmüyor. ama merak etmeyin büyük abilerinin hepsine eğiliyor. bana bölgede karar vererek yaptırdığı, ülkenin lehine çevirdiği bir tek durum söyleyin. israil, filistin, mısır, suriye, libya, tunus, suudi arabistan, ırak, iran, rusya... hadi bir tane? çünkü yok. ama sizin eğilmemekten anladığınız obama'nın en lüks dairesini bize açtılar, ecevit resminin yanında bakın nasıl heybetli mizansenleriyse buna gülerim.

    önerme:artık birçok şeyden ödün verip ımf 'den borç almıyoruz. 
    cevap: buna uzun uzun yazardım. alıntıyala cevap vereceğim ki bilenlerin kıçıyla güldüğü böylesi bir çarpıtma kimsenin aklında yanlış kalmasın.

    "çarpıtan çarpıtana. borç vermek-almak deyince, sadece ımf diye bir kurum varmış gibi, bir zamanlar borç alırdık, şimdi veriyoruz, türü gerçeklikle hiç ilgisi olmayan süfli şişinmeler, türkiye’nin gerçek borç kamburunu kamuflaja çabalayan devekuşu zavallılıkları var ortada…

    türkiye’nin ımf’ye kalan borcu, 4 milyar dolar küsur ama tc devleti, ımf’ye değilse de dünya bankası’na, başka uluslararası kuruluşlara 30 milyar dolar borçlu. bunun üstüne özel bankalara olan kamu borçlarını koyun, eder 40 milyar dolar. bunun üstüne tahville yapılmış 50 milyar dolarlık devlet borcunu koyun, eder 90 milyar dolar. bunun üstüne 10 milyar dolara yakın kısa vadeli kamu borcunu ekleyin, tc devletinin 100 milyar dolar dış borçlu olması gibi bir gerçeklik var karşımızda. bu borcun çok azı ımf’ye diye, borcu olmayan bir devlet görüntüsü vermenin neresi ahlaki? gelelim özel borçlara; özel sektörün dışarıdan borçlanmaları ise 200 milyar doların üstünde. yani toplam borçların üçte ikisi. üstelik dörtte biri kısa vadeli borç. yani ortada 310 milyar dolar dış borcu olan bir ülke gerçeği varken, ımf’nin kriz havuzuna yüzde 1 katkı sözüne vıcık vıcık methiyeler düzme zavallılığı var"

    önerme oyum hala akp'ye çünkü internet üzerinden, medya üzerinden servis edilen haberleri kafamın içine yerleştirip burada kristalleştirmiyorum.
    cevap buna cevabım yok, neticede bilgi orada. ben habere falan bakmam, parti sözcüsü ne derse benim için makuldur partizanlığına diyeceğim bir şey yok. 

    basın oyu. hadi afiyet olsun.

    düzeltme: inanılmaz sayıda mesaj aldım. nasıl aldığımı bilmiyorum. hızlıca detaysızca yazdığım bir mesajdı. yine de çok teşekkür ederim. elbik, lifeisaproject, kiddin drejj, serkan k ve like spinning plates'in bazı eklemeleri oldu. onları da yansıttım.

    bir de bir arkadaş çok şey yaptılar derken kanalistanbulu yazmış. kanalistanbulun ironi olduğunu düşünüyorum.

    bu arada daha önce akp'ye hadi akpartiye oy vermiş arkadaşlarım. gelin bir düşünün. uzun ve karizmatikse oy verme sebebiniz veya sadece dinse boşverin. yoksa bir düşünün. ama savunma üretmeden düşünün.

    =alıntı=
    2 ...
  26. 202.
  27. 201.
  28. beyaz yalanlardır.

    tamam yalan söylenmiyorlar demiyorum ama bi sorun bakalım neden yalan söylüyorlar, bence tamamen ülke ve milletin menfaati için, o kadar olacak.

    cehape yalanların dan hallicedir.
    0 ...
  29. 200.
  30. besmele ile başladıkları her olay ve söylemler.
    0 ...
  31. 199.
  32. --- alıntı ---
    AKP Düzce Milletvekili Osman Çakır’a da bulaştı. Osman Çakır vekilimiz ilahiyat mezunuydu. Ahlak öğretmenliği yapmıştı. AKP’den milletvekili oldu ve “Milletvekilleri için özel olarak mutalandırılmış kıyak emeklik avantasından “ o da yararlandı. “Bakkal çıraklığı yaptım” diye gösterip 20 ay erken emekli oldu ve devletten 140 bin lira fazla emekli maaşı kaptı. Düzce’nin Akçakoca ilçesinde bakkal çıraklığı yaptım dediği dönemde Erzurum’da ilahiyat Fakültesi öğrencisi olduğu için vekilimizin durumu “muta modeline” bire bir uymuş oldu.
    --- alıntı ---
    http://sozcu.com.tr/2014/...li-hepsi-tayyipci-665687/

    sadece yalancılık değil hırsızlık da kanlarına işlemiş!
    2 ...
  33. 198.
  34. --- alıntı ---
    Sadrazam Ahmet bugün Balıkesir gezisinde ve maşallah, 114 tesisin toplu açılışını yapacak. Açacağı (!) tesislerden biri de Ayvalık yakınlarındaki Madra Barajı. Küçük bir sulama barajı.
    Peki ne zaman açılmış bu baraj?
    Yapımına 1991 yılında Özal döneminde başlanmış, açılışı 1999 yılında gerçekleşmiş.
    O yıllarda piyasada ne AKP var, ne de Ahmet!
    Ama olsun varsın, Ahmet bugün bu barajı da törenle açacak!
    Maksat göz boyamak. Açsın da, isterse gazoz kapağı açsın.
    Büyük hizmettir, vatana millete hayırlı olsun!
    --- alıntı ---
    http://sozcu.com.tr/2014/...lerine-gelmeyince-662497/
    0 ...
  35. 197.
  36. --- alıntı ---
    rte: 4. Esnaf ve Sanatkârlar Şûrası” na koşturarak “Esnafı çıkartıp aldığınızda Türkiye tarihinden geriye hiçbir şey kalmaz, bizi biz yapan, bizi millet yapan, temelden, özden, ruhtan geriye hiçbir şey kalmaz” diyor ama 12 yıllık iktidarı boyunca Türkiye’de küçük esnafı ortadan kaldıran Alışveriş Merkezleri’nin sayısı 342’ye ulaştı. AVM’lerin 112’si istanbul’da!
    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 1999 yılında 40 milyar dolarlık cirodan 2011 yılında 250 milyar dolara ulaşan perakende sektörü içinde geleneksel perakendenin payının yüzde 85’ten yüzde 40’a düştüğünü açıklarken “2000 yılında 2 bin 500 tane olan zincir ve süpermarket sayısı da 11 bin 588’e ulaşmıştır” bilgisini de vermişti.
    --- alıntı ---
    http://www.yenicaggazetes...ereye-kosuyor-32733yy.htm
    0 ...
  37. 196.
  38. --- alıntı ---
    CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın mahkemelik olduğunu, 5. idare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararının gereğinin yapılmadığını söyledi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yapılan itiraz üzerine bu kararın kaldırıldığını öne sürdü.

    Gök'ün bu bilginin yanlış olduğunu ve Bakan'ın Meclisi yanılttığını belirtmesi karşısında Bozdağ "Karar yanımda göstereyim" dedi ve ancak böyle bir karar olmadığı için gösteremedi ve Levent Gök'e de bir örneğini veremedi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "O da burada, şey de burada, ben sana vereyim. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce Sayın Gök'ün bahsettiği 5. idare Mahkemesi kararıyla ilgili bilgi verirken orada bürokrat arkadaşların bana naklettiği şekilde konuştum. Onlardan, elimizde mahkeme kararları var, bu 5. idare Mahkemesinin verdiği kararın akıbetini sorduğumda, işte, "Bölge idare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi." şeklinde beni bilgilendirdiler. Ben, onun üzerine, size yürütmeyi durdurma kararı olduğunu ifade ettim. Siz karar söyleyince ben kararı istedim. Tabii, bu arada, onlar, yürütmeyi durdurma talebini ret kararı verdiğini bana anlatırken, sehven öyle ifade ettiğini söylediler. Kusura bakmayın. O nedenle, aktarılan bir bilginin, sehven yanlış aktarılması nedeniyle ben size onu doğru bilgi olarak takdim ettim, düzeltiyorum. 5. idare Mahkemesinin verdiği YD'ye karşı itiraz, bölge idare tarafından reddedilmiştir."

    --- alıntı ---
    http://www.odatv.com/n.php?n=gosteremedi-2711141200
    0 ...
  39. 195.
  40. öncelikle günün haberi!
    --- alıntı ---
    Ankara’da temaslarda IŞiD’le Mücadele Özel Temsilcisi General John Allen’in ziyaretinin perde arkası... Türkiye ile ABD arasında uzlaşıya varılan, ÖSO mensuplarının eğitilip donatılması sürecinin neden başlamadığı ortaya çıktı. Ankara’nın, Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulmasını şart koştuğu öğrenildi. Diplomatik kaynaklar, “ÖSO eğitilip donatıldıktan sonra Esad gelip hava bombardımanı yaparsa, çabalar hiçbir işe yaramaz” dedi.
    --- alıntı ---
    http://www.gazetevatan.co...nin-sarti--699197-gundem/

    ne güzel haberi okuyan diyor ki Türkiye'nin iyi kötü bir politikası var ve bu politikada abd ile pazarlık yapabiliyor!

    Sonra 28.10.2014 tarihli davutoğlu açıklamasına dönüyoruz!

    --- alıntı ---
    Davutoğlu, "Eğit ve donat programı' çoktan başladı. Hatta Kobani krizinden bile önce başladı ve devam edecek. 'Eğit ve donat' bizim bütünlüklü stratejimizin bir parçasıdır.
    --- alıntı ---
    http://www.aljazeera.com....t-programi-coktan-basladi

    davutoğlu'nun bu itirafından sonra diyoruz ki!
    yuları çoktan abd'ye kaptırmışız!
    onlar ne yöne çekerse oraya gidiyoruz!
    Yandaş basının görevi de bu süreçte ak masallar anlatmak!
    2 ...
  41. 194.
  42. Yolsuzluk yapmadık, Fetullah bizi kandırdı vs...
    2 ...
  43. 193.
  44. rte atar da sadrazamı durur mu?
    a.davutoğlu: Başbakan Ahmet Davutoğlu, G20 zirvesinde görüştüğü ABD Başkanı Obama’dan, Suriye politikasında değişikliğe ilişkin “kuvvetli işaretler” aldığını açıkladı.
    16.11.2014
    http://www.imctv.com.tr/2...iye-politikasi-degisiyor/

    Obama Suriye pоlitikası habеrlеrini yаlаnlаdı. . Başbakan Dаvutoğlu daha bir gün geçmeden yalanlanmış оldu !
    Suriye'de Esed devrilmeden IŞiD'in yok edilemeyeceğine kanaat getirerek strateji dеğiştirmеyе hazırlandığı önе sürülеn ABD Başkanı Barack Obama, tutumlarında değişikliğin olmadığını söyledi .
    18.11.2014
    http://www.haberay.com.tr...glunu-yalanladi-1226h.htm
    1 ...
  45. 192.
  46. paralı askerliği biz bu millete anlatamayız deyip 3 ay sonra paralı askerliği savunması... aydın kesimin değilde toplumsal hafızası nispeten daha düşük olan hatta yok olan kendi tabanına her şeyi yedirebildiğinin ispatlarından bir tanesidir. Sorgulamayın, adalet terazisine koymayın nasılsa ezan okuyor, kur'an okuyor, dinini kullanmadığını sadece yaşadığını söyleyen biri, daha makbulü ne olabilirki?
    1 ...
  47. 191.
  48. --- alıntı ---
    ** 22 eylül 2005, 13:30 suları, gazetecilere:

    erdoğan, galataport ihalesinden önce ofer'le görüştüğü iddasına cevap verdi:

    - "görüşmedim. ayrıca görüşmemi engelleyecek birşey mi var?"

    ** 22 eylül 2005, 23:30 suları, teke tek'te fatih altaylı'ya:

    - "ofer ile davos'ta bir kez görüştüm."

    ** belgelendiği söylenen gerçek durum: toplam dört adet görüşme.
    --- alıntı ---
    https://eksisozluk.com/entry/8244860
    http://www.milliyet.com.t...5/09/23/ekonomi/aeko.html

    (bkz: rte nin mitomani ve hubris hastası olması)
    (bkz: rte nin kuru sıkı atması)
    (bkz: akp çarkları)
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük