yoksulluk. artık yoksulluk diye bir şey yoktur. direk açlık vardır. açım, açsın, aç, açız, açsınız, onlar aç değiller. elhamdülillah iyi götürüyorlar parayı.
şunca yıllık iktidarlarında ele alıp çözdükleri ciddi bir memleket meselesi olmamıştır. ne ağızlarından düşürdükleri demokrasi, ne adalet, ne istihdam, ne barış, ne ekonomi, ne eğitim, ne dış siyaset, ne iç siyaset, ne asayiş, ne kaçakçılık, ne o türban sorunu, ne basın özgürlüğü, ne sosyal devlet ilkeleri, ne cumhuriyet ilkeleri, ne sosyal sorunlar, ne sağlık hizmeti, ne de soykırım iddiaları. akp'nin ele alıp çözebildiği ciddi bir memleket meselesi olmamıştır. çözdüğü sorunlar bir tarafa, daha fazla sorun teşkil ettiler.
turizm gelirinin 22 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye çıkması.
devlet bankalarının zarardan kara geçmesi.
müteahhitlikte dünya üçüncülüğüne erişmek.
devlet hastanelerinin birleştirilmesi ve sağlık reformu.
129 bin 845 yeni derslik yapılması.
adalet akademisinin kurulması.
özürlü öğrenciye ayda 406 tl burs bağlanması.
son 6 yılda 355 bin kamu personeli istihdam edilmesi.
her şehre bir üniversite yapılması.
6 bin km yeni doğalgaz hattının döşenmesi.
79 senede 6 bin 101 km yol yapılmışken, 6 senede 9 bin 257 km üstelik de duble yol yapılması.
hava ulaşımındaki gelişmeyi söylememe aslında gerek bile yok.
tarihi osmanlı'ya kadar dayanan marmaray projesinin icraatına geçilmesi.
6 yılda 12 hidroelektrik santrali yapılması.
doğalgaz kullanan il sayısını 9'dan 60'a çıkması.
ilk doğalgaz depolarının yapılması.
haberiniz var mı 47 yıl sonra yeniden bm güvenlik konseyi geçici üyesi seçildik.
özürlü evladına evinde bakan aileye ayda 477 tl maaş verilmesi.
2003-2008 yılları arasında açılışı yapılan 111 adet adalet sarayı var, bunları hiç görmedin değil mi ?
toplu konut idaresinin* 300 bin küsür konut inşa etmesi.
eğer yukarıdaki hizmetler hiç bir sorunu çözmediyse; kocaman bir sıfırdır.
dış politikadaki atılım ve ülkenin prestijinin artması ve yabancı kaynakların ülkeye doğru akması ve gitgide içine yumuk bir ülkeden ziyade dışa açılan bir ülke haline gelmesi bunun dışında özel hastenelere gidebilme t. c. numarası ile işlem yapabilme, sınıf ayrımcılığı gibi bir yafta niteliği taşıyan yeşil kart olayının son bulması ve akabinde ülkedeki huzur... askerlerin kirli çamaşırlarının ortaya çıkmasınıda söylemiyorum bak ona başka bir konuda değineceğim... şimdilik bu kadar.*
-öğretmen atamalarındaki sorunlar.
-terör sorunu.
-etnik yapıdaki insanların kendilerini ülkede yalnız hissetmeleri sorunu.
-eğitimdeki fırsat eşitsizliği sorunu.
daha sayayım mı?
edit:
-yıllardır bitirelemeyen gap sorunu.
-ekonomideki istikrarsızlık sorunu.
-kıbrıs ve ermeni sorunu(çözelemedi daha ama en azından atılan adımları kimse atamamıştı)
-vize sorunları.
-derin devlet sorunu...
işsizlik, terör, etnik köken, yoksulluk, eğitimsizlik, eğitimde kalitenin arttırılması,doktorlarımızın, öğretmenlerimizin , mühendislerimizin, işçilerimizin emeklerinin karşılığını alabilmesi, töre cinayetleri, namus cinayetleri, aile içi şiddet, istanbulun lanet trafiği, beyin göçü, yeni açılan üniversitelerdeki akademik kadro eksikliği , imkan eksikliği, eğitimde eşitsizlik, yolsuzluk, rüşvet, siyasi düzembazlıklar kısacası herşeyi çözdü akp !!! o yüzden insanlar öyle mutlu öyle mutlu ki haberlerde sürekli sevimli panda yavrularının, şirin küçük kızların şarkılarını gösteren haberler dönüp duruyor, gazeteler üçüncü sayfayı basamaz oldu siyaset süt liman, sokakta herkesin yüzü öylesine gülüyor ki durup durup kahkahaya bağlar olduk milletçe...... Fanteziler bir yana akpnin çözdüğü sorunları bırakalım da başımıza açtığı sorunları konuşalım...
Her Allah'ın günü kalkıp işe gitme derdinden beni ve memleketteki yüzbinleri kurtarmıştır kiiii, her gün içimden dua etmekteyim kendilerine... dua... dua etmekteyim... dua, evet, dua...
bunlar dışında;
tabii ki yol yapacaklar, tabii ki binalar yapacaklar, borular falan döşeyecekler.. döşeyecekler de boruları kendi yandaşlarının cebine! anap dönemi de böyleydi, benim memurum işini bilir falan. bu kafa ta menderes döneminden beri aynı kafa... menderesler, demireller, özallar, erdoğanlar... yandaşlarını zengin etmek için tabii ki bir şeyler yapmaları gerekiyor! geçiniz o inşa edildi, adliye sarayıydı, duble yoldu geçiniz.. yemiyoruz bunları, tabii siz yiyorsunuz belli ki. (bkz: cukkalamak)
evet çok güzel öğretmen olarak atanıyorsunuz.. tabii imam hatip mezunuysanız! terör sorununun çözüldüğünü nasıl düşünebiliyorsunuz gerçekten anlayabilmiş değilim, çok enteresan. "etnik yapıdaki insanların kendilerini ülkede yalnız hissetmeleri sorunu" cümle dökülüyor ama anlaşılıyor, anlaşılıyor da 100 bin ermeniyi kovabileceğini söyleyen ben değildim... ve evet tabii ki ekonomik istikrar. sürekli borçlanıyoruz, içten-dıştan borçlanıyoruz. devleti küçültüp, sıcak para akışı için dua ediyoruz. e ne de olsa tayyib'i üzen allah'ı üzer he mi! o yüzden dualar tutar, garantili çözüm. tabii eğitimdeki eşitsizlik için süper çözüm önerileri var. bütün okullar imam hatip olsun efendim, pek tabii olsun. ha eğitimi kolaylaştıran şeyler çok güzel bir örnek gerçekten.. kaldı ki yalan yanlış yazılan tarih kitapları, din kitaplarını geçiyorum. öğrencilerimizin işi çok daha kolay.. tabii imam hatipli ise.
kıbrıs ve ermeni sorunları bir bir çözülüyor. tabii işler rumlar açısından ve ermeniler açısından çok iyi olunca böyle olması da doğal. derin devlet sorunu da bir çözüldü pir çözüldü. eğer mevcut gladyo'yu temizlediklerinde, yanında belli başlı gazete yazarları, karşıt düşüncelere sahip olan kişileri de zan altında bırakıp, çamur atarak, iftira atarak, hatta kimilerinin ne yüzden hapiste olduğunu bilmeden yattığını düşünürsek, kendi ılımlı islam politikasını yürütmelerine yardımcı olacak, bop projesine destek olacak bir gladyo kümelenmesi an meselesidir, kaldı ki bu kişilerin çoğu amerika'da eğitilmiş ve görev başına geçmiş bile olabilir! evet derin devleti bitirdiler, daha yeşil derin devleti oluşturdular. ne güzel. ulaşım sorunu da çözüldü, istanbul'lunun bir tarafında patlayarak, metrobüslere noldu bilemedim ben.
köylere doğal gaz gelmesi. burada durup gerçekten düşünmekteyim. ve insanların ne kadar kör olduğunu görmekteyim, yahu tarım can çekişiyor, hayvancılık can çekişiyor, köylü üretmiyor, harcayacak doğal gaz parasını nereden bulacak! köylerden kente göç ne durumda siz farkında mısınız bunun?! yahu arkadaşlar üretimi bitirdik, ihracat mihracat yükseldi amenna da, ithalat ta rekor kırıyoruz maşallah.
bu adamların yaptığı en güzel şey ne biliyor musunuz? çalmak. bu kadar. çok güzel çalıyorlar, siz de buyrun göbek atın efendim. yalnız donunuza falan mukayet olunda siz oynarken o da gitmesin.
düşünce özgürlüğü sorununu çözmüştür. bizden değilsen kesinlikle susacaksın yoksa ergenekoncusun diyerek.
eğitim sorununu çözmüştür, çeneni kapa ne deniyorsa onu yap diyerek.
ekonomik sorunları çözmüştür, kendi çevresini güçlendirerek. en azından kendi çevresinin ekonomik sorunlarını.
yiğidi öldür hakkını yeme, sağlık konusunda iyileştirmeleri olmuştur. ama sağlık sorunu çözülmüş müdür? hayır.
çözümü zamanla kendini gösteren sorunlardır, misal geçen sene dağıttıkları masa örtüsüne benzeyen şalı arabanın arkasına fırlatıveren ben bugün arabanın kırılan camına geriverdim içeri soğuk girmesin diye. herşey en az bir şey için yararlıdır, ben bugün bunu gördüm.
akp'yi sevmesem de sağlık sorununa buldukları çözüm için tebrik ediyorum kendilerini.
(bkz: yiğidi öldür hakkını yeme)
eskiden hastane skandalları, ilaç kuyrukları, parası olana tedavi olmayana selamün aleyküm, aleyküm selam mantığı vardı bu bi gerçek.
şimdi istediğin hastanede az bir ücret ödeyerek tedavi olabiliyorsun, istediğin eczaneden ilacını babalar gibi alıp evine gidiyorsun.
edit: ben şahsen bir kalp pili için 4,5 ay beklediğim günleri, ilaç alabilmek için devlet hastahanesi ilaç alma bölümünde 1,5 saat bekleyipte ilaçların bazılarını alıp bazılarının da 1-2 gün sonra gelmesini bekledim.
ülkenin bütün sorunları makyaj yapılarak, üzeri örtülerek yokmuş gibi gösterilmiş, herşey yapılıyormuş gibi yapılmıştır. bu cümle türk siyasi tarihinin kısa ama açık bir özetidir. durum ne yazık ki son 7-8 yıldan bu yana hiç bir değişiklik yaşamamıştır.
40 yıldır siyasetin her yönünde faaliyet göstermiş o parti senin bu parti benim transferlerle milletvekilliğini meslek olarak edinmiş bir takım kişilerle bu işin yürüyemeyeceği konusunda ülkemiz dünyaya kolay kolay görülemeyecek bir örnek teşkil etmiştir.
öte yandan yeni nesil genç politikacılar meclise girebilmeleri için yüklüce miktar bir meblağı bağış, seçim yatırımı ve partilere yardım amacı ile harcayamadıklarından meclise girememişler ve tbmm halkın temsil edildiği bir yer olmaktan ziyade zenginin girebildiği bir yer olarak kalmıştır.
ülkemizde çok nadir olarak görülen tek parti hükümetleri artık coğrafyadan mı, havasından suyundan mı bir şekilde kendilerini padişah zannetmeleri artık kabul edilir bir gerçek olmuştur. varolanı kendi lehine çevirmek bu tür siyasi düşünceye daha kolay gelmekte ancak halkı ezmektedir. bu ezme siyasi bir baskıdan çok öte kavram karmaşası yaratarak zaten cahil olan kesme mağdur imajı çizerek, oylarını çalmaktır. bunun çok fazla bir açıklaması ve savunması yoktur. tarih tekerrürden ibarettir. çünkü insan doğası değişmemektedir.
ülkemizde gerek sosyal yaşamda ve gerekse siyasi anlamda eskinin değimi ile türban, yumuşatılmış haliyle başörtüsü hiç bukadar çözüme yakınken çözümsüz kalamamıştır. mağduriyet politikalarını her yetki ellerindeyken sürdürmüş ve böyle bir sömürüyü yok etmenin daha zararlı olacağı konusunda hem fikir kalmışlardır. işin öte yanı ise ülkemize biçilen gömlek dar gelmiştir. her ne şekilde olursa olsun memleketimin insanı cumhuriyetçi yanından ödün vermemiştir.
herhangi bir parti adı zikretmeksizin yukarıda bahsedilen durum ne yazık ki bir "yurdum" gerçeğidir.
imf borçları. tamamen kendisinden önceki hükümetlerin hatası olmasına rağmen akp iktidarı döneminde başta imf borçları olmak üzere büyük miktarda dış borç kapatılmıştır. 2013 yılında türkiye nin dış borcunun önemsenmeyecek kadar az bir miktar olacağı söyleniyor. bu durum 10 yıl önce hayal bile edilemezdi.