Bunlar Başbakan'dan içişleri bakanına sağlık bakanından ulaştırma bakanına tüm kabile memleketin kusura bakmayın ama amına koymuşlar be kardeşim. Şu çıkan tapelere bak bunlar sahteyse bende sahteyim yaşamıyorum bile. Ülkeyi bölmüş satmış çalmış çırpmış ulan boğazıma bişey oturdu oha be kardeşim küfür eden iç işleri Bakanı yolsuzluk yapan orman bakanımı olur lan.
resmen 8 tane gencecik cana kıydık. Sonuncusu 15 yaşında bir çocuktu, ama siz yine de oyunuzu bize verin. Çünkü Ankara-Konya arası 2 saat diyen bir hükümettir. ayrıca polise emri ben verdim deyip polisin öldürdüğü kimse için allahın rahmetini dilemeyen sözde dinine imanına düşkün bir de başbakanları var.
türk milleti olarak bir çok şey gördük ama böylesini hiç görmemiştik, yuh size!...
biz cine5i şifreli izleyip otuz bir çekerken, bize ahlak dersi verenler çoluğa çocuğa tecavüz etmiş haberimiz yok. biz bakkaldan gofret çaldık diye yirmi senedir vicdan azabı çekerken adamlar koşan atların nalını çalmış haberimiz yok.
ben dört buçuk milyon dolar çalsam, benim babam da karakola gelirdi. polisleri görevden almaya değil, beni dövmeye gelirdi. ama gelemez. çünkü elli yaşında öldü. kaldırıldığı devlet hastanesinde yeterli teçhizat olmadığı için bursaya sevk edilirken ambulansta öldü. çünkü o hastaneye teçhizat alınması için kullanılması gereken paraları çaldılar. onlar babalarının nüfuzuyla çalarken biz babamızı mezara koyduk.
işte cezaevlerinde yatanlar değil bunlardır gerçek hırsızlar! sadece para pul mevzusu da değil konu. türkiyenin ruhunu çaldılar. ruh hırsızları! hatıra hırsızları! at hırsızları! kuş hırsızları! amına kodumun hırsızları! üçüncü köprünün adını da bilal erdoğan köprüsü koyun
hayatımda yaşadığım en büyük haksızlıkların müsebbibi. gençliğimin en güzel yıllarını çürüten hükümet.
elbette bunu bizzat rte nin ya da yanındakilerin yaptığını söyleyemem. belki bunların yancıları, belki tıpkı kanser gibi güç odaklarının yanında kümelenen, iktidarda olana yandaş olan böcekler...
nefret mi ediyorum? hayır. kemalist, darbeci, terörist ya da faşist hükümetlerden bin kat iyidir.
Gezi Parkında ölen gençleri yok sayan bir hükümet,
şu anda Arap milliyetçiliği peşinde...
Zulme karşıyız fakat önce hükümet olarak kendi vatandaşınıza yaptığınız zulümü bırakın!
cemaatçi temele sahip olan ve kendileri gibi olmayanların ölümü hakettiğini düşünen, neo-nazileri kıskandıran faşist parti. (gezi olaylarında ankarada'ki parkta polis tarafından öldürülen gencin öldüğü noktaya, m. gökçek'in polise teşekkür afişi astırmasından ve istanbul valisinin tehditlerinden, istanbul valisinin ve başbakanın polis orantılı güç kullandı ve gereğini yaptı açıklamalarından bahsediyorum)
gelmiş geçmiş en önemli ve başarılı türk hükümetidir. cesaret, azim, gayret, liderlik hepsi bir arada toplanmış. türkiye bu yönden çok şanslı bir dönemden geçmekte akp ile birlikte.
"bu ülkenin hor görülen imam hatip mezunlarına, başörtülü bacılarına cenneti vaat etmiş ve onlara yapılanların öcünü o veya bu şekilde almış hükümettir" zira bilirsiniz bizde siyaset de kan davası gibidir.
Bu başörtülü bacısının gözünden diye düşündüğüm nacizane görüşümdür. şimdi birazda sandığa gömülen %50'nin, benim de içinde bulunduğum başbakansız güruhun bakış açısına bakalım:
"adeta bir kültür mozaiği olarak nitelendirilen bu ülkeyi mümkün olan bütün kombinasyonları deneyerek bölmeye çalışan, başörtülü bacısının amacı sadelik ve iman olan örtüsünü kendi diline ve başkalarınınkine pelesenk ederek -onun veya bunun genelde pis- siyasetine alet eden, ezelden beridir islamı yaşam biçimi olarak benimsemiş ve bunun doğrultusunda yönetilmeyi içten içe arzu eden ancak bunun atatürk'den itibaren baskılandığını ve bu yüzden nice acılar çektiğini düşünen halkın bu güdüsünden yola çıkıp dini adeta bir sömürü haline getirip bunu yine kendi siyasetine ve emellerine alet eden, yalnızca ona oy veren kesimin hükümeti olduğunu açıkça beyan eden hükümettir"
yok imam hatipliler neler çekmiş, yok ikna odalarıymış, yok baş örtülü kadınlar çocuklarının yemin törenine alınmamış. haklılık payları var mı? tabii ki yok değil. bu noktada şu aralar tartışma konusu olan her durumu bünyesinde barındıran istisnaların kralı rahmetli babam geliyor aklıma.
doğulu ve alevi kökenli bir ailenin çocuğu olarak ilk imam hatip mezunlarından biri olmuş, başka bir meslek edinmek isterken başka bir şehirde eczacılığı kazandığı halde maddi yetersizlikten gidemeyip bulunduğu ilde eğitim enstitüsüne devam ederken bir yandan müezzinlik yapan, kutsal kitabı ezberinden okuyabilecek, hatta ilgili alanlarda çeşitli dereceleri olan babam , bu ülkenin temeli olan belli ilkelere bağlı, düşünceleri ve reformlarına minnet duyduğumuz atatürk'e saygılı ve bir o kadar sevgi dolu, islamı hiç bir zaman yobazlığa alet etmeyecek kadar aydın ve islamın hoşgörü, saygı, iyi niyet, şükür, yaradılanı yaradandan ötürü sevmek gibi temel ahlaklarını edinerek yetiştirmeye çalıştı hepimizi.
şimdi gelmiş bazı densizler, ben laiğim diye bana dinsiz diyor; bir onların zannettikleri ve köşe bucak kendilerine sakladıkları allah'a şirk koşuyorlar.
küçücük kız çocuğu elini öpmek isterken, tahrik olmaktan korkup kendilerini geri çeken, hatta bazen öğrencisi kendisine selam verip iyi dersler dilediğinde bir kenara çekip "benim inançlarıma göre bir kadının bir erkeğe böyle selam vermesi yanlıştır" diyen, kısaca bir tarafları ellerinde gezen sözde dindarlar gelip bana dinsiz diyebiliyorlar.
din hiç bu kadar göz önünde olmamış ve hiç bu kadar ayaklar altına alınmaya çalışılmamıştı.
altın vuruş her günün olduğu gibi bugünün de kahramanı olan babamdan gelsin, kısaca:
"daha dün götünü yıkamayı bilmeyen bugün abdestliyim diye geziyor"
edit: bu ülkede imam hatipliler, başörtülüler engellerle karşılaştıysa onlar tarafından mağdur bırakılanlar da oldu.
şeker komasına girmiş bir adamı ben muayene edemem bu erkek diyen şerefsiz, sözde dindar, ruhu orospu kadın doktorları da gördü bu bünye.
daha güzel eksile yavrum.