nedense adını gördüğümde kulaklarımda tek bir ses değil birden çok daha fazla ses yankılatan akılsız bilet.(ekspres dediği hatta 85 kuruşu geçiriyor lan, aktarmayla 21 kuruşa paşa paşa gidecekken. akıllı biletse aklına başına devşirsin bir an evvel) öğrencisi, tamı, 60 yaş üstü'sü, engellisi... hepsi farklı ses çıkarıyor bence. günde yüz eli kez akbil basıyorum, beş yüz saat toplu taşımayla yolculuk ediyorum, hala anlamadım hangisi hangisinin sesi.
istanbul'da yaşamamış kişilerin anahtarlık zannettiği, elektromanyetik alet.
ankaralı üniversite ev arkadaşlarıma, istanbul'daki ulaşımdan bahsediyorum. konu akbil'e gelince, "görmedik hiç, bilmeyiz biz öyle şeyler dediler". "nasıl yani?" dedim. ardından üç yıldır kullandığım vestiyerde asılı duran anahtarımla birlikte ona ilişik olan, yine üç yıldır kullandığım akbil'imi alıp, üç yıldır aynı evi paylaştığım arkadaşlarımın yanına döndüm. "ahan da bu akbil'dir" dedim. "öyle mi? biz onu anahtar süsü sanıyorduk" dediler. *
akp icraatı. iş yok, akbil var, kömür var. yeter ki iş istemeyin. idare edin işte, ısının gezin. böylece ihtiyacı olanlara da soğanlı, sarımsaklı, apış arası kokulu yolculuk imkanı sağlandı.
dolu otobüse arka kapıdan binildiği takdirde ellenmedik yeri kalmayan, bununla beraber sahibini sürekli çalınma tedirginliğinin kollarına usulca bırakan, yeri geldiğinde can kurtaran çok oturgaçlı getir götürgeç aparatı.
öğrencilere mahsus olanlarının her sene renk değiştirdiği, kullanışlı bir alet. kendi kısa tarihimden not düşmek gerekirse;
2006 yılı, pembe
2007 yılı, mor
2008 yılı, sarı
2009 yılı, bok sarısı
yeşil otobüslerde orta ve arka kapıdan binenler için de bir güzellik düşünülse de orta ve arka kapıya da akbil basma cihazı konsa diye yepyeni bir inovasyon hayal ettiğim duruma şu olay sebebiyet vermektedir; otobüse bindim, ayakta bir yerlerde tutunmaya çalışıyorum, çabalıyorum. derken sıradaki duraktan binenlerle birlikte birkaç dakika sonra akbil yağmuruna tutulmamak mümkün değil. ilkel usül para uzatırcasına omzum parçalanıyor ve akbil elden ele elden ele uzuyor da uzuyor. bir de bunun dönüşü var. avucumda rengarenk anahtarlıklara bağlı akbiller, tek başına fakir ama gururlu akbiller, öğrenci akbilleri vesaire vesaire.. bir de o kalabalıkta biri yere düştüyse almak, eğilmek fena..
aylık yaptırınca sırf söförün tipini beğenmedim,çok sarsıyo bu araba be diyip bi durak sonra inip gidilen yere kadar in bin in bin yapma durumumuza olanak saglayan metalcik.
modadan o da nasibini almıştır. Çeşitli renkleri ile cüzdanınızı renklendirmeyi beklemektedir. Mavi,sarı,pembe,fıstık yeşili... Aaa senin akbilinin rengi ne güzel öyle nerden aldın ben de alıcam diyenine de denk geldim. Sonuçta sevimsiz bir şey. Her basışında ' amaann sakın bitmiş olmasın rezil olmayayım' diye gerer insanı. Boşsa çıkardığı darii ri darii ri sesiyle otobüsteki tüm dikkati üzerinize çeker. Diğerleri de hee hee bakalım yedek bileti var mı diye heyecan olur. Vee evet çaktı biletini geçti! Bravo tedbirli vatandaş! Siz siz olun cüzdanınıza bir yere bilet atın
kullandıkca kullanıcısına göre saçma sapan sesler çıkartan, üstünden Cumhuriyet tarihinin en buyuk vurgunlarından biri yapılmış, anahtarlık olarak da kullanılabilen ve üzerinde yuvası olan makinalarda ödeme işlemini gerçekleştiren alet.
en fazla 1,60 (2 normal, 2 aktarma) yeteleye istanbulun bir ucundan diğer ucuna seyahat etme imkanı sunan şey. fiyatı hususunda kazık bulanlar az yesinler de taksi tutsunlar kendilerine.
edit: arkadaşlarım beni uyarıyor yukarıdaki kombinasyon şu günlerde 2 yeteleyi buluyormuş. çok özür dilerim herkeslerden.
tarife değişikliği adı altında zam yapılmış elektronik bilet. kaşıkla verdiğini kepçeyle almanın zamanı gelmiş anlaşılan. uygulamadan haberi olmayan bütün istanbullular gibi yaşayarak öğrendiğim durum.