osmanlının gerileme devri saraylarına bakarsanız yükselme dönemi saraylarından kat be kat daha ihtişamlıdır... herşeyin yanlış tarafına özeniyoruz ya ne diyeyim artık.
kendi kafaları basmıyor lakin bu yapı recep tayyip erdoğana değil cumhurbaşkanlığı makamına yapılmaktadır.
recep tayyip erdoğan gittiğinde yerine halk tarafından seçilen diğer cumhurbaşkanı geldiğinde bu yapıya yerleşecek.
burası batıyor değil mi size sayın postal yalakası cemaatçi enikler? "halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı" kısmında tırtlıyorsunuz değil mi? artık öyle 3-5 kişinin emri ile anayasa mahkemesinden, ya da ordudan darbeyle cumhurbaşkanı atanmayacak, halk tarafından seçilecek... misal ekmeleddin ihsanoğlu es keza seçildi burada oturacak... lan çok komik oldu dimi? ihsan-ı ekmeli salçal-ı ekmek yapıp yedik zira...
tıpkı marmaray, 3. köprü, 3. havalimanı gibi bu da devlete aittir, hükümete ya da tayyip erdoğana değil.
anlayamadığım kısmı ise neden böyle bir tanıtım yapıldığı. bu bina benim ya da herhangi bir vatandaşın işine yarayacak mı? ben bu tanıtımı izlerken gururlanmalı mıyım, tüylerim diken diken mi olmalı? "oh ulan tayyip başgan ne güzel yerde yaşıcak" mı diyecek insanlar, amaç nedir yani?
içim acıdı izlerken yemin ederim ki. bir insanın bozuk psikolojisini bu kadar net bir şekilde gözler önüne serebilmesi üzücü aslında. kendini her şeyden önemli ve kıymetli görme gibi bir durum yaşıyor. üstelik de bir padişah sanrısında. adam osmanlı padişahlarını bile rakip bellemiş kendine, onlardan yüceyim, sarayım da daha büyük olmalı diyor resmen.
peki ne gerek var? bunca israfa, masrafa ne gerek var. gösteriş, prestij mi bu şimdi? dış mihraklar bakıp da "adamın sarayına bak korkun lan" mı diyecek sanıyoruz. o bin tane odanın amacı nedir? atatürk'le bu dert nedir, nasıl bir kindir ki onunla özdeşleşmiş bir yerde bu gövde gösterisi yapılıyor?
istiklal marşına değinmeyi içim almıyor açıkçası. o nasıl bir istiklal marşıdır yarabbim. bu rezillikten ne farkı var?
tek fark büyük paralar harcanarak bir reklam filmi içerisinde yer alması mı? daha söylenecek çok şey var ancak susmamızı gerektiren öyle çok sebep var ki bu çağdaş, özgür ülkemde. yazık ne diyim.
türkiye'nin 274 milyar dolar dış borcu olduğunu bilmeyenleri gözler önüne sermiştir.
kaldı ki hiç dış borcu olmayan bir ülke bile olsaydık, bu yine de milyonlarca kişinin açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşadığı bir ülkede 1 milyar liralık bir sarayın yapılmasını meşrulaştırmazdı.
üstelik bu saray, inşaat yasağı olan bir bölgede yapılmış, inşaası sırasında defalarca yürütmeyi durdurma kararı çıkmış. tüm bunları görmezden gelmek nasıl bir şeydir.
bir de bunlar müslümanız derler, hz muhammed'i örnek alıyoruz derler ya, işin o kısmı ayrı bir komik.
--spoiler--
Hz Ömer, sessizce Efendimiz (sav)in dinlenmekte olduğu odaya girer ve bir an çevresine göz gezdirir...
Tavana asılmış kuru bir deri bir torbanın içinde bir kaç kg arpa,duvara dayalı bir kaç ağaç yaprağı ve yerde Efendimiz (sav)in üzerinde uyumakta olduğu hurma lifinden örülmüş kaba bir hasır...
Bu... manzara karşısında ağlamaya başlayan Hz Ömer in hıçkırıkları O nu uyandırır
kalkınca hasırın vücüdunda iz yaptığını, kan oturduğunu gören Hz Ömer ise omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlar Efendimiz (sav) hayretle sorar...
- Ey Hattab Oğlu neden ağlıyorsun ?
-Ey Allah ın Elçisi! iranlılar kisralarını saraylarda yaşatırken, bizanslılar kayserlerini lüks ve ihtişama boğmuşken sen ki Allah ın Elçisisin izin ver, bizde seni...
Maksat anlaşılmıştır, Allahın elçisi, gelecekteki halifesinini sözünü hüzünlü bir tebessüm, tatlı bir el işaretiyle keser ve:
" Bu dünya hayatı bir eğlenceden ibarettir Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur keşke bilmiş olsalardı" (ankebut-64)
ayetini okuduktan sonra ekler :
- istemez misin Ey Ömer! Dünya onların olsun Ahiret Bizim olsun!..
Kim istemez bunu Yâ Rasulallah!..
--spoiler--
1 trilyon maliyeti var diye bok atılan alnı ak içi ak adı ak saray!
içinde yaşayan adam ülkenin 135 trilyon borcunu ödedi. yetmedi daha fazlasını ülke ekonomisine kazandırdı. o da yetmedi imf'ye bilmem kaç trilyon da borç verdi!
e bırakın da bu yaşayan kahraman efsane adama 1 trilyoncuk sarayı hediye etsin bu millet. zaten bu saatten sonra yaşayacağı maksimum 20 yıl. onu da hak ettiği mekanlarda yaşasın. ne aç gözlüsünüz amk!
içinde çalışan 1000 kişiye de istihdam sağlamasını saymıyorum daha. o bok attığınız saray sayesinde 1000 aile geçimini sağlıyor evine ekmek süt et yumurta giriyor belki de. bu mudur gözünüze gelen?
bir ara afrikada adını hatırlayamadığım nokta kadar bir ülkenin kralıyla ilgili bir haber okumuştum. ama cidden nokta kadar, haritada ilk bakışta görülmüyor, adı ülkenin içine sığmıyor, denize yazmışlar vs.
neyse bu kral 22 karısına da son model bmw araç almış, bir de üzerine bilmem kaç odalı bir saray diktirmişti.
haberi okuduktan sonra "ulan ne biçim insanlar var amına koyim, halk bu kadar açlık ve sefalet içindeyken nasıl kimse bu orrospu evladına hesap sormuyor. böyle halk mı olur amk?" demiştim.
bunu da niye anlattıysam.
neyse ak saray diyorduk değil mi?
ülkemizin amansız ilerleyişinde önemli bir rol oynayacak, olmazsa olmaz sarayıdır. iyi ki yapmışlar amına koyim. oley!
diktatörlüklerin en belirgin özelliklerinden olan şaşaalı binalardan olan bir bina. ne mahkeme kararı tanındı ne inşa edildiği yerin orman olması. danıştay durdurma kararı verdi ama erdoğan ne dedi: "biz yapacağız" al sana demokrasi, alsana demokrasi. twitter'ı, mahkeme kararlarını uygulamıyorlar diye kapatanların, mahkeme kararlarına rağmen inşa ettikleri bu bina, ne erdoğan'a ne de bundan sonrakilere yar olur inşallah.
bir de utanmadan istiklal marşı'nı değiştirerek tanıtım filmi yapmış utanmazlar. al amk al sana diktatörlük. lan bir ülkede, cumhurbaşkanlığı sarayı diye yaptırılan bir bina böyle bir tanıtım filmiyle tanıtılır mı la. aklar da hemen başlamış yalamaya. aman da ne güzel olmuş, ne de güzel yapmışlar. sanki kendileri oturacak amk yarım akıllıları.
hala bunu savunan, "çekemiyorlar" kafasında yazan aptalları görünce "neden daha büyük bir bina yaptırmadığı için kızdım bak şimdi erdoğan'a valla kızdım. keşke daha çok çalsaydın milletten de, uzaydan da görülebilen bir bina yaptırsaydın ebleh suratlı seni.
ulan şaka gibi ya. bu başlık günlerdir bir trolleme gibi canlanıp duruyor burada. ama yok gerçek arkadaş.
beyaz saray'ın ak olmasına mı yanayıp, padişah efendimizin partisinin isminin bu saraya verilmesine mi?
valla bilemedim.
harcanan paralar, kaç odası olduğu umrumda değil.
evet, harcanan paralarla madencilerin yaşama tutunmaları için alınabilecek yaşam odaları ve neden alınmadıkları da umrumda değil.
umrumuzda olduğunda ölüyorduk sokaklarda. millet gözünü, başını kaybediyordu.
ama yok bizim daha çok ölmemiz lazım.
ne de olsa bir gün bana, bir gün sana.
hiç ağlama kardeşim.
alınları hala ak olan varsa biraz da senin yüzünden, benim yüzümden.
Bir kere tarafsız olması gereken bir makam için yapılan bir sarayın adının ak olması kadar rezil bir durum olabilir mi dediğim saraydır. Hadi geçtim harcanan 1 milyar TL' yi (alooo 1 trilyon diyorum milyon değil. hani eski parayla 1 katrilyon) o zaten götümüze fitil fitil girdi ve yenileri de girecek.
inşallah tez zamanda sahiplerine mezar olur. kimisi üç kuruş için yerin metrelerce altında sular altında kalır, anası babası gözü yaşlı güzel bir haber ümidiyle bekler. kimisi de işte bu insanları kandırarak aldığı güçle servetine servet katar saraylarda yaşar. ama neyse ki bu dünya fani, elbet bir gün hesap günü gelecek.
recep tayyip erdoğan'ın giderken cebine koyup götürecekmiş muamelesi yapılan cumhurbaşkanlığı sarayı.bundan sonra seçilecek cumhurbaşkanlarının kullanımına açık olacaktır.