hakkında derin bilgisi olmamakla beraber 'pek hoş bakılmayan' iktidar .evet fanatik ak parti karşıtlığı yok bende ancak yine de bazı şeyleri görebiliyorum. sonra fanatik karşıtlarına bakıyorum, bu sefer ak parti'ye sığınasım geliyor. yani muhalefet sorunu büyüttü bu partiyi.
chp'ye oy verip gönül bağlayanların çoğu nur serter kafasında olmasa, biraz daha inançlarına sahip çıkan insanlara anlayış göstermeye çabalasa mümkün değil alamaz bu iktidar bu oyu. ama bir ütopya bu, çünkü chp bunu yaparsa kendisine oy veren kesim vermeyecek. bu sefer hazineden gelen para gelmeyecek. ancak ak parti sahip çıkıyor/çıkar gibi gözüküyor ve oyları topluyor. erdoğan allah dediğinde tv başındaki anaların dedelerin yürü be erdoğan dediğinden bihaber yaşıyor ve bu halka yobaz diyorsanız bu müzmin ana muhalefet konumuna da mahkum kalmak mecburiyetindesiniz.
mhp ise kürtlere bakış açısından kaybediyor.'en iyi kürt ölü kürttür' mottosu daha çok bu partinin tabanının ağzına pelesenk olmuş durumda. ak parti terör konusunda bir adım yol alamasa bile 'benim kürt kardeşlerim' hitabı (evet sanırım sadece bu çünkü hakikaten bölge insanını terörden kurtaramadı bu iktidar) oy almaya fazla fazla yetiyor. ya da kürt genci bakıyor ki pkk terör örgütü, karşısında duruyormuş gibi gözüken kim var diye bakınca ak partiyi görüyor ve ak partili oluveriyor. durum tam olarak bu.
tez artı antitez eşittir sentez. diyalektiğin tanımı.
muhalefet partileri din ve milliyet gibi iki konuda çok güzel antitez olabiliyorken bir zeki liderin her iki konuda tez oluşturup senteze ulaşması kimseyi şaşırtmasın.
akp,mhp ve chp için birer virüstür.bünyelerinde bolca akp virüsü barındırmakta olup.akp kanserine yakalanmışlardır.virüsün kuluçka süresi,vücuda alındığı andan itibaren 2-3 saniye olup.içine nüfuz ettiği sistemi tamamen ele geçirmektedir.t virüsü ile eşdeğerdir kimine göre t virüsünden ortaya çıkan g virüsü de olabilir diyenler bulunmaktadır.akp matrix gibidir, ülkesinde barındırdığı her insan potansiyel bir ajan smith(akpli)'dir.her yerden çıkabilir bu ajan smith.bazen bir çöpçü,bazen bir amerikalı şirket yöneticisi,bazen bir aydın doğan,bazen bir başbakan,bazen sizden ajan smith olabilir.ama morpheus ve arkadaşları çoktan imha edilmiştir,yokturlar.
hakkında gerçekten düşündüklerimi yazarsam silik yiyeceğim iktidar. hatta modun beni çok uyardığı yasal yoldan sıkıntıya girmeyi harbi harbi yaşayacağım iktidar. içimden ne küfürler etmek geliyor bu iktidara ve yandaşlarına. annesine, babasına, sülalesine, namusuna, şerefine. ama edemiyorsun işte. anladın mı.
sevmeyenlerin ve sevenlerinin kendi çıkarları doğrultusunda çeşitli istatistikler hazırlayıp durdukları iktidar. sevmeyenler hemen cari açık, borçlar filan tablolar, bu iktidar zamanında ihracat ne kadar artmış, türkiye uluslararası arenada neler yapmış, bm güvenlik konseyi geçici üyesi mi olmuş, hastane hizmetleri ne kadar gelişmiş, o boklu ssk hastanelerinden kurtulan vatandaş şimdi özel hastanelerden çıkmaz olmuş, hiç düşünmezler. yapılan duble yolları da küçümserler, her gün yollar kan gölü olurdu onu düşünmezler..
ben anlamıyorum ki ak partiden önceki hükümet zamanında biz sabah uyanırdık döviz ikiye katlanırdı, faizler yüzde 7 binleri bulurdu, hala utanmadan 2002-2012 kıyaslamaları yapılıyor. 2002 yılında etin kilosu o kadarsa o yıl babamın emekli maaşı da 130 TL idi, şimdi 900.ü geçti. sanki et balık artıyor maaşlar aynı 130 TL amk. biraz da karşılaştırarak objektif bakmayı deneyin, nedir bu ak parti nefreti. tamam sevmezsiniz, dünya görüşünüze aykırıdır da bu nefret nedir anlamadım gitti.
Bugün Türkiye'nin yegane umudu, tek seveni Ülkücü Hareket mensuplarını bile tutuklamağa cüret edebilen bu iktidara ve sahiplerine bir cevap gerekiyor... Bakalım bu cevap nasıl olacak...
(bkz: yusuf ziya arpacık)
(bkz: Erdem Karakoç)
aşağıdaki yazıyı okuyunca nasıl iktidar olunur anlayacaksınız:
Ferhan Şensoy Aydınlık gazetesinde yazdı
KABUSTU GERÇEK OLDU
Kapısında "iMAMIN KAHVESi" yazmıyordu ama mahalle halkı öyle adlandırıyordu o kahveyi.
- Arkadaşlar, seçim sabahı saat altıdan itibaren burada toplanacağız!
dedi kahveci, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kalabalığa. Kalabalıktan soru soran olmadı, yanıt veren olmadı.
- Ben altıda gelemem!
diyen olmadı. Kahveci sürdürdü konuşmasını:
- Sandığa ilk giden arkadaşımız, oy pusulasını cebine koyup sandığa boş zarf atacak. Hızla oy pusulasını buraya getirecek, ben gereken yere mühürü basacağım. Bizde mühür var! Geçen seçimde yanlış yere basan oldu, pusulayı yanlış katladığı için oyu geçersiz sayılan oldu, çok fire verdik. Mühürlenmiş oy pusulasını cebine koyan ikinci arkadaşımız sandığa gidip onu zarfa koyacak, ona verilen boş oy pusulasını kahveye getirecek. Benbasacağımmühürü, üçüncü arkadaşımız gidip onu sandığa atacak, buraya boş oy pusulası getirecek. Böylece her sandıkta sadece bir tek oy firemiz olacak. Üstelik biz de hepinizin doğru oy kullandığından emin olacağız. Herkes bunun mükafatını görecek.
Kalabalıktan itiraz eden olmadı.
- Seçim günü çay ve simit kahvemizin ikramıdır. Ücret ödenmemesi rica olunur. Hayırlı seçimler!
diye tamamladı sözlerini mühür sahibi kahveci. Kalabalık sessizce dağıldı. Hepsinin seçim sabahı orada olacağından emindi kahveci.
Olayda her şey yasal gibi görünüyor. Yasal olmayan kahvecide mühür bulunması! Bu durumda böyle bir şeyin önünün alınması olası değil!
Sanmayın ki varsayımlar üretiyorum. Anlattığım hikaye geçen seçimde Başkent'in bir mahallesinden, o kahvede gerçekleşmiş bir olay! O kahve yerli yerinde duruyor, kahvecinin de elbette mühürü var.
iMAMIN KAHVESi'ni ülke çapında bir zincir olarak düşünürseniz olay ürkütücü! Kabus!
Seçmen sayısından çok daha fazla oy pusulası basılması da mide bulandırıcı. Bir oy pusulası yırtüırsa diye, yedek mi yani fazla basılan? Kazaen yırtılsa yırtılsa kaç tane yırtılır? Üstelik yüzde 100 katılım görülmüş değil. Kahvecideki mühürden başkalarında da olduğunu düşünün. Bunların kimilerinde "yedek" py pusulaları da olduğunu düşünün. Ürkütücü! Kabus!
istanbul'un Şirinevler semtinde oturan Orhan Bey, oğlunun nikah işlemleri için ikametgah belgesi almak üzere nüfus müdürlüğüne başvurduğunda adresinin değiştiğini, kendi evinde 7 kişiden oluşan Çöl-han Ailesi'nin ikamet ettiğini öğrendi.
- Manyak mısınız siz nüfusun müdürü bey? demek istediyse de diyemedi. Nüfusun müdürüne öyle şeyler söylenemez, müdürün söyledikleri usa sığmaz bile olsa!
- Müdür bey 3 gün önce kızım ehliyet için buradan ikametgah belgesi aldı. Devrisi gün babamın ölüm beyanı için geldiğimde böyle bir sorun olmadı. Dün mü taşındılar bizim eve 7 kişiden oluşan Çölhan Ailesi, bizden gizli, biz orada oturmayı sürdürürken? Üstelik bizim eve 7 kişi sığmaz!
- Valla burada öyle görünüyor... Orhan Bey savcılığa başvurdu. Savcılık
Emniyet'in Orhan Bey hakkında bilgi toplamasını istedi. Orhan Bey'in gerçekte olmayan bir adreste, 5/1 diye olmayan bir kapı numarasında ikamet ettiği ortaya çıktı! Orhan Bey evinin tapusuyla harita müdürlüğünde yer tespiti yaptırdı. Ancak bu da adamın kendi evinde oturduğunu ve adresini kamtlamasma yetmedi. Bu seçimde Orhan Bey ve ailesi oy kullanamazken, 7 kişilik Çölhan Ailesi hem Şirinevler'de hem de gerçek adreslerinde 14 oy kullanacak!
Sanmayın ki varsayımlar üretiyorum. Anlattığım hikaye Mayıs ayı başında Şirinevler'de yaşanmış bir olay!
Şirinevler'deki alicengiz oyununu ülke çapında bir zincir olarak düşünürseniz olay ürkütücü! Kabus!
Yarın sabah erkenden nüfus müdürlüğüne gidip benim evde kaç AKP'linin ikamet ettiğini öğreneceğim. En azından evdaşlarrn sayışım bilelim. Bir de acaba ben evimde mi oturuyorum? Ben ben miyim? Ben kimim? Benim evde ortalıkta görünmeden oturan sanal arkadaşlar kim?
Böyle bir sarmalın içinde yuvarlanıyoruz seçime. Bu ve beşbenzemezi dümenler AKP'yi gene iktidara taşıyabilir, belki daha az milletvekili ile. Gene geçen dönemki gibi bir TBMM ile karşı karşıya kalabiliriz. Sessiz bir Meclis! "El kaldırüacak" komutu üstüne topluca el kaldıranlar... Kamer Genç olmasa izlemeye değmez tatsız tuzsuz oturumlar, boş konuşmalar kapandı geçtiğimiz dönem. Kamer Genç, Meclis'in çok önemli bir rengi. Zaman zaman tek basma muhalefet yapmış bir milletveküi. Sessiz ve renksiz Meclis'e, bağımsız sesler, bağımsız renkler gerek. Karanlık Meclis'e aydınlık gerek. Atatürk'e dü uzatana;
-Höt! diyecek ses gerek Meclis'te bir genel başkana sormadan oy kullanabilecek milletvekilleri gerek.
Doğu Perinçek'in, Çetin Doğan'ın, Tuncay Özkan'm yer alması TBMM'ye düzey getirecektir.
Ne kadar çok bağımsız milletveküi olursa o denli bağımsız olur Meclis.
işin lamı cimi, cim borhu yok! Kabustu gerçek oldu!
yıllardır hainlerin gizli elleriyle yönetilen ülkede kendi adamlarınıda doyurarak eski çarpık düzeni degiştirmeye çalışan parti iktidarı. kurunun yanında yaşta yanar söylemi bu iktidar zamanında cuk diye yerine oturur.partiden kğpan çürük elmalarda partiyi yıpratacak her türlü boku efiyetle mideye indirirler.
8 yıl iktidarda kalıp hala 'biz yapıcaz ama yaptırmıyorlar ki 'diye ağlayan iktidardır.
sen hem 8 sene tek başına iktidar ol, hem cumhurbaşkanlığına, yargıya, polis teşkilatına, üniversitelere, belediyelere sahip ol, hem kendi zenginlerin, kendi kanalların, gazetelerin, kendi dalkavukların, kendi para babaların, şeyhlerin, ağaların olsun hala da çıkıp aslında çok iyi işler yapacağını ama işte onların! izin vermediklerini,hep sizi! engellediklerini söyleyip zırla. şaka gibi iktidarsınız vesselam.
işbu entrye son verirken, sözlük ahalisinin pek bir sevdiği, gözümüzün nuru bir bakınız vererek konuyu özetlemek niyetindeyim. buyursunlar efenim;
iktidarlığa susamış iktidardır. bu nedir kardeşim ya mubarek saltanata imza atmak istiyorlar herhalde. dünya kimseye kalmaz daha anlayamadılar. kalsaydı sultan süleymana kalırdı.