okulunuzu bitirir bitirmez üzerinizde aile bireyleri tarafından kurulan baskıdır. siz, kariyer yapmak istersiniz, anneanneniz torun sevmek ister. siz, dünyayı gezmek istersiniz, babaanneniz torunu olsun, onu sevsin ister. aslında her şey "torun sevme" isteğiyle başlar.
nasıl bir bencilliktir ki, çoğu zaman sırf torun sevme merakı yüzünden, bu kişilerin üzerinde büyük baskı kurarlar ve, çocuk yaşta evlenen, çocuk sahibi olan insanların artmasına neden olurlar. bir de "sen zaten kadınsın, evlenip koca evine gideceksin, okumana gerek yok" diyen aileler vardır ki, kadınların erkekler karşısında ezilmesinin en önemli noktasıdır aslında bu. *
kesinlikle ciddiye alınmaması gereken bir baskı çeşididir. eğer böyle bi baskı varsa, o aileyle ilişkileri azaltmak yanlış olmayacaktır.
çünkü evlenme baskısı, sonradan çocuk yap baskısına, sonra şurda arsa al şöyle ev yap, şu işi yap, çocuğu şöyle eğit baskısı şeklinde devam edecektir. hele çocuğu şöyle eğit, şöyle terbiye ver baskısı çok acayip bir baskı çeşididir, senin kendi öz annen senin öğlunu kızını bir konudan azarlamaya kalktığında zaten "anne mi, çocuk mu" ikilemine düşeceksindir. en azından o noktada anne´ne "bana baksana sen öyle her halta burnunu sokma artık" demek zorunda kalacaksındır.
e madem öyledir, iş oralara gitmeden "seninkilerin" senin işlerine burunlarını sokmalarına şimdiden engel olsan, kendine büyük bir iyilik yapmış olursun...
başladı yine avradını sikeyim. bi de şaşırıyorlar ki evlere şenlik niye evlenmiyor muşum neden yanımda hala bi kız yokmuş? sanki ben istemiyorum, sanki hoşuma gidiyo böyle yaşamak.
evlatlarının mürvetini görebilmek için; asıl en önemlisi ise kendi kalplerinde içleri titreye titreye sakladıkları evlatlarının kalbini emanet edecekleri kalbin kim olduğunu merak ettiklerinden yapılan baskıdır.
yanlış bir tutum olduğu gayet açıktır. sonrasında evlenince, yanlış kişi ve yanlış zaman olduğu görülünce daha fena bir baskı olabileceğinden dolayı. bir şeyin üzerine gidildikçe daha ters teper, bir şeyi çok isteyince ya olur, ya da olmaz. ortası yoktur yani. o yüzden akışına bırakmak en iyisi. bence evlenenlerin hepsi de mutsuz değil zaten. sadece farkında olamıyorlar. bekarların da öyle. ya da bekarlar çok mutsuzlar bunun da farkında olamıyorlar kimi zaman. fakat bunun çözümü baskı değildir. daha ters teper. sabırdır.