rahat rahat sigara içememek. en fazla gecenin bir yarısı kaçak bir bira içmek. bilmem kimin oğlu evlenmiş oğlum artık yaşın da geldi denilip tacizlere maruz kalmak. daha bi dolu saçma sapan konunun muhatabı olmak.
Uzun süre öğrenclik ve iş hayatını dışarıda geçiren biri için çok zordur.
- Evde rahat rahat sigara içemessin, aileniz içtiğini bilse bile.
- Gece dışarıya çıkmak sorun olur, özellikle kendinize ait bir arabanız var ise.
- Her akşam içkili gelemessiniz, dışarıda birşey olur diye.
- Evde içmek istersin, alkolik misin yaftasını yersin şak diye.
- Arkadaşlarınla dışarıda takılmak istersin, izin almak zorunda kalırsın 25'inde.
- Eve geç gelemessin merak ederler diye.
.. bla bla
7 Sene üniversite, 2 sene yurtdışı iş hayatına dayanarak çok şey yazardım da, bugün evde içmek için izin kopardım. takılacam amınakoyim. sikerim böyle hayatı. o değil de babam alkolikti ya la.
En iyi zamanlardı; en kötü zamanlardı. Bilgelik çağıydı; ahmaklık çağıydı. inanç dönemiydi; şüphecilik dönemiydi. Aydınlığın mevsimiydi; karanlığın mevsimiydi.
eve girerken kapıyı çalabilirsiniz, yemek kokusunu içinize çekebilirsiniz.. salonunuzda rahatça oturabilirsiniz. bütün dünyanız odanız değildir. duş alacaksanız banyoda serili halıları kaldırmak zorundasınızdır.. erken uyanacaksanız, ertelediğiniz alarma güvenmeyip, uyanacağınız saat kaç olursa olsun, odanıza girip " kalkmıyor musun ? saat geçiyor "diyen bir anneniz vardır.. annenizi erteleyemezsiniz çünkü.
canınız konuşmak istemiyorsa, sessizliğinizi, konuşmak istiyorsa da gevezeliğinizi dinleyen bir kardeş vardır.. kazandığınız paranın her kuruşuna bereket getirir aile ile yaşamak.. eve eli kolu dolu gelmenizin bir anlamı vardır çünkü. elinizden poşetleri alacak insanlar vardır evinizde. sevgilinizle kavga ettiğinizde, " değmezdi zaten" demeyecek, gerçekten ama gerçekten sizin için endişelenecek insanları hemen baş ucunda bulabilmektir ve daha da önemlisi bunu bilmektir..
aile bir yük değildir, aile bir külfet değildir. aile candır, aile her şeydir.. eğer gerçek anlamda bir aileye sahipseniz, başka hiçbir insana ihtiyacınız yoktur.. ve aile ile yaşayarak, bu insanları her daim yanınızda bulabilirsiniz..
hepsinden öte, huzurlu aileye kavuşmak için bir bedel ödemişseniz ve ödediğiniz bu bedel babasızlıksa, aile ile yaşamaya paha biçilemez..
ama siz yine de, aile ile yaşamanın kıymetini anlamak için ne bir bedel ödemeyi bekleyin ne de bu entry'nin sizi içlendirmesini..
7 senelik üniversite öğrenciliği hayatında hep yalnız yaşadıysanız, okul bittikten sonra eve döndüğünüzde kabus gibidir. şehir dışında okurken kaçta eve girdiğini bilmeyen ailen, biraz geç kaldığında aramaya başlar. yani, akşam giriş saati sorundur, arkadaşlarınla evde vakit geçirememe, sevgilinle kalamama sorundur. bunalım da yapamazsın, bir şeye sinirlenip kendini tutamayıp ağlasan hemen gelip sorarlar. bir fırsat olsa da gitseler bir yerlere, ben de sevgilimle kalabilsem diye gözünün içine bakılır ailenin. "yemeğin, kıyafetin hazır işte oh ne güzel" diyenlere de, "işsiz olduğum şu günlerde yemeği de ben yapıyorum, ütüyü de. ailem hazır sofraya geliyor" demek istiyorum.
ha iyi tarafı da vardır elbet, canın istediğinde gidip anneni öpüp sarılabilirsin, dünyalara bedeldir onun kokusu. ama yine de sorsalar, ayrı eve çıkıp kendi başıma/sevgilimle yaşamak isterim.