kuran-ı kerim'in 33. suresinin en ilgi çekici ayetlerindendir.
53. ey iman edenler! siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, peygamber'in evlerine girmeyin. ancak davet edildiğiniz vakit girin. yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. çünkü bu hareketiniz peygamber'i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. ama allah, hakkı söylemekten çekinmez. peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. sizin allah'ın resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. çünkü bu, allah katında büyük (bir günah) tır.
Bu ayette anlamadığım iki şeyden biri hz. mevlana "ne olursan ol gel" derken hz. peygamber neden sohbete dalanlardan bu kadar rahatsız olmuştur, diğeri de peygamber eşierinden bişey istenirken neden perde arkasından istenmiştir? peygamber eşi olmadan evvel kimse bu kutsal hanımları görmemiş mi ki?
bazi mallarin anlayamayacagi bir ayet. denyocugum bak simdi her aksam her aksam evine ayni kisiler misafir gelse ne olur ? yeter lan bizde insaniz demezmisin ? dersin dersin hatta siktir eder evden kovarsin, suratin böyle eksi eksi olur küflenmis ekmek gibi olur meymenetin.
Din ile, insanlık ile, allah sevgisi ile, iyilik yapmak ile, sevap işlemek ile, günahtan uzak durmak ile, ibadet etmek ile, dünya veya ahiret ile, sağlık ile, felsefe ile, bilim ile, nefs terbiyesi ile ne alakası olduğunu hiçbir biçimde anlayamadığım ayettir. O zman Kuran'da ne yeri var, bilemiyorum?
Bazı çok zeki, çok müslüman ve cennette benden daha fazla dönüm arsası olacak kişiler anlamış olabilir; ancak ben gerizekalıyım, kafam çalışmaz, o sebeple anlamıyorum ve bu ayetin insan eliyle Kuran'a sonradan sokulmuş olabileceğinden şüphe duyuyorum. Ama dediğim gibi ben salağım, Allah'ın ilk 11'inde forma şansı bulduğunu düşünenler çok kafalıdır, benim anlamadığımı anlarlar.
kur'an denince nedense sadece ahzab suresiyle yatıp kalkan ve kur'an'dan feyz almaya, bütününü anlamaya çalışmayan bazı vatandaşların yeni ilgi-alaka-merak konusu olan ayettir.
bu ayet gayet normal bir sekilde peygamberi devamli lafa tutan mümin güruhunun adami arada bir rahat birakmasini istemistir. mevlana´nin "gel" demesi geneldedir, o "gel" i peygamber her halükarda demektedir....ama mevlanayi da gece gündüz yemekten sonra da sorularla, sohbetle sikbogaz edersen mevlana´da sana "ya birakin da biraz kafamizi dinleyelim" diyecektir. peygamber bunu onlara söyleyemiyordur cünkü onlari seviyordur...onda bir anormallik yoktur.
peygamber in karisinin peygamberin mahremi olmasi da herhalde ki gayet normal bir durumdur. peygamber den önce o kadinlari görmekle peygamber in mahremi olduktan sonra görmek arasindaki fark benim eski nisanlimi bugün de ellemek istemem arasindaki farkla ayni seydir. eski nisanlim, o zaman icin benim nisanlimken, bugün artik o öyle degildir, baska birisine yar olmustur, ve bundan dolayi ben artik o kadini bir zamanlar elliyor olmama ve kendisinin de izin veriyor olmasina ragmen, o isi bugün artik yapamam (gerci peygamber den bahsedilen yerde böyle edepsiz bir örnek pek de güzel durmadi, ama gene de meramimi anlatti.)
ayni mahremiyet hakki peygamber icin de mevcuttur, ve buna saygi göstermek de gerekir, bunda da herhangi bir anormallik görmüyorum.
ilginç bir ayet. zira sadece o zaman yaşayan insanlara gönderilmemiş, tüm insanlık adına gönderilmiş * bir kutsal kitaba, peygamber'in evine o zaman girenlere yönelik bir ayet eklenmesi dikkat çekici.
Kur'an Bir Bütündür, Gazetecilerin Yaptığı Gibi Bir Röpartajdan Bir Bölümü Yada Bir Kelimeyi Çekip Alırsanız Belki Anlamakta Güçlük Çekebilirsiniz Sizin de Çektiğiniz Gibi...
Nur Suresi 27. Ayet;
Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evle...re, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor.
Demek ki Olay Özel Değil, Genel...Şimdi diyebilirsiniz ki; o zaman neden ayrıyeten bu ayet geldi, neden ihtiyaç duyuldu Azhap Suresi 53. e
Şöyleki; Peygamber müminlere canlarından ileridir. Onun eşleri de müminlerin anneleridir." (Ahzab, 33/6) buyurulmakla, Peygamberin müminlere canlarından daha ileri ve hanımlarının onların anneleri olması, müminlerin Resulullahı'ın evine kendi evleri gibi izin almaksızın girebilmelerine caizlik verecek zannedilebilirdi.
işte bu ayet hem böyle bir zanna yer olmadığını anlatıyor, hem bu vesileyle Resulullah'ın eşlerine "hicab"ı (tesettürü) emrediyor, hem de müminlerin anneleri olmalarının mânâsını açıklıyor...
en enteresan ayet budur. hatta benim en ne alaka dediğim ayet budur. bu ayet'in olması kuran'ın dönemlik olması durumunu ortaya çıkartır. yani peygamber ölürse, bu ayetin de otokmatikman işlerliği ve okunabilme gerekliliği ortadan kalkar.
evrensel ve ilahi bir kitap olduğu iddia edilen kuran'da bu kadar spesifik şeylerin olması çok ilginçtir. hatta size bir iyilik yapsınlar, artık yeni basılan kuranlarda bu ayeti çıkartsınlar. nasıl olsa ihlali gibi bir durumunuz söz konusu değil. sizlik bir durumu yok yani. bari hem kağıt hem mürekkep hem de en azından bir ayet okuma süresi kadar zamanınız ziyan olmasın.
bir laf vardır hani, " kürt yer, çarığına bakar ", diye; herhalde bu surede geçen
--spoiler--
yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın.
--spoiler--
ayetini kürtler fazlaca ciddiye almış demekten alıkoyamıyorum kendimi.
tüm insanlık için kıyamet kopana kadar geçerliliğini koruyacagı ve allah tarafından gönderildigi söylenen kuranın sadece o anlık bir soruna yer vermiş olması.
--spoiler--
ben şimdi kuranı açıyorum ahir zaman kitabı ya bana hala geçerliligini koruyan bilgiler vermesini bekliyorum ve peygamberin evine misafirlige gittiginizde fazla oturmayın peygamberin eşiyle perde arkasından konuşun cumlesini okuyorum banane bundan ya
--spoiler--
anlaşılsın diye apaçık indirdik denilen kitabı* tefsirle açıklamaya çalışan decadent tiplerin kurnazlık yapmaya çalıştığı ayet. ulan ben fars ın dağ köyünde yaşayan bir insanım ve elimde kur'an hariç hiçbir kitap yok. bu ayeti okuyorum ve kafamda ciddi sorular oluşuyor. sonra kur'an ı baştan sona okuyorum ve bir çok yerinde muhammed in hayatı ayet olarak gösteriliyor, ebu leheb e hakaret ediliyor falan fistan. sonra mürted oluyorum. hani lan apaçık anlaşılsın diye indirilmişti?
ayrıca bu ayetin bugün geçerliliği yoktur. kıyamete kadar geçerli deniliyor ya hani ayetler için. ee muhammed öldü evine misafir gitmeyeceğine, karısıyla konuşulamayacağına göre. şimdiden itirazları duyar gibiyim; bu ayeti uygulayıp misafirlikte az kalmalı, misafire gittiğimiz evin hanımı ile perde arkasından konuşmalıyız. gelsin eksiler.
ibret almanın ne demek olduğunu anlayamayan embesiller tarafından "hani bütün insanlığa indirilmişti bu kitap?" diyerek eleştiri yağmuruna tutulan ayet. arkadaşım mal mısınız?
ayrıca şu entry'lerde yeterince açıklayıcı olmuştur: (#8392854), (#6583898).
mevlananın "ne olursan ol her akşam bizim eve gel" dediği zannedildiği sürece anlaşılamayacak ayettir. ulan apaçık inmiş işte tefsire bile gerek yok bu ayette. kafan kalın diye herkese ayrı kuran mı inecek birader? efendimiz ki; insanların yanında bulunmaya doyamadığı insan, istemeden rahatsız etmiş olmaları çok yüksek bir ihtimal yani. müsade edin de onun da özel hayatı olsun.
1400 yıl sonra bize ne diyenlere de: biz cennette o'na misafir olma ümidiyle yanar tutuşuruz. bu ayetten size ne ama bize ne değil... ayetteki emir sabittir.
Kuran'ın mantıkla celişen bir cok ayetinden biridir, hiçbir evrenselliği olmamakla beraber peygamberin karılarını ne kadar cok önemsediğinin de göstergesidir(!)
1 )ebu seleme ve huneys bin Huzafe öldüklerinde resulü ekrem (s.a.a) o ikisinin hanımı ile evlendi. o iki hanım ümmü seleme ile hafsa binti ömer idi. Bunun üzerine talha ve üçüncü figüran şöyle dediler: " biz öldüğümüzde muhammed bizim kadınlarımızla evleniyor ama o öldüğünde biz neden onun hanımları ile evlenmeyelim! Vallahi o öldüğünde bizde onun hanımları ile evlenmek isteyeceğiz. " Talha aişe'yi üçüncüsü ise ümmü seleme'yi düşünüyordu.
şeklinde naklediliyor ve talha bin ubeydullah hazretlerine dair ilgili ayetin indiği söyleniyor.
(bkz: hz talha bin ubeydullah/#9248114)
2 )talha bin ubeydullah 'dünyadayken cennetle müjdelenen sahabeler' den biridir. bunun ne kadar doğru olduğu tartışılır, zira bir kaç absürd kaynağa başvurarak konuşmak ne kadar doğru ? ayrıca kur'anda ismi anılan tek sahabi zeyd bin harise' dir. ki zeyd hadisesi de bugüne kadar bir tartışma konusu olmuştur.
ilgili ayet genel manada inen bir ayettir ki yukarıda bahsi geçen olumsız yorumlar bir o kadar saçma. sorgulamadan inanın diyen yok, sorgulayın fakat cahilce ve fütursuzca yargılamak, çamur atmak neden ?
*** Bismillâhirrahmânirrahîm ***
Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in evindeki olaylar dizisi dile getiriliyor. Adab-ı muaşerete uymayan her noktaya Allahû Tealâ ayrı ayrı işaret ediyor.
Buradan anlıyoruz ki erkekler de Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in evine giriyordu ve başka kadınlarla orada da konuşabiliyorlardı ama peygamber hanımları olunca haddi aşmak söz konusu olmuş ki Allahû Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirmiş.
Burada Allahû Tealâ'nın usül açısından çok büyük işaretleri var. Bir peygamber evinde, bir resûl evinde nasıl bir davranış biçiminin tahakkuk etmesi lâzımgeldiği açıklanıyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V) yaşadığı devirde dünyanın en meşgul adamı olmuştur. Eğer insanlar O'nun yanında sohbet ederlerse, zamanını almış oluyorlardı. Allahû Tealâ buna izin vermez. Herkes Peygamberin zamanını ölçülü bir şekilde kullanmak mecburiyetindedir.
Yemeğe davet edilince orada kalmayın, yemeğinizi yeyince hemen dağılın. Eğer yemekten evvel gelirseniz yemeğin pişmesini bekleyip de davetsiz misafir olmayın, konuşun ve gidin, buyruluyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'le ailesinin, kıtlık devresinde belki ancak aileye yetecek kadar yemek yapması mümkün oluyor. Daha ötesi mümkün olmuyor.
Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in vakti yok ama misafirler gelmiş onlarla konuşmak mecburiyetinde ve bundan üzüntü duyuyor, haya duyuyor ama utandığı için bir şey söyleyemiyor gelenlere.
Allahû Tealâ, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'le alâkalı herşeyi dikkatle şekle bağlamış. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ister rahmetli olsun ister hayattayken hanımlarından birini, birkaçını boşasın, o hanımların başka biriyle evlenmesi Allahû Tealâ tarafından kesin bir lisanla engelleniyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in hanımı olmak bahtlılığına ulaşan bir kadın, eğer Peygamber Efendimiz (S.A.V) şu veya bu sebeple onu terkederse, başka biriyle bir evlenme gerçekleştiremez. Bir temas söz konusu olmamalıdır. Peygamber hanımları kendilerine çok dikkat etmek mecburiyetindedirler.
Eğer peygamber hanımıyla bir erkek konuşacaksa bu konuşmayı perdenin arkasından yapılması emrolunuyor.
" Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli imam iskender Ali MiHR "
tümevarım yöntemiyle anlamamız gereken misafirliğin suyunu çıkartmamamız gerektiği ve ne kadar samimi olursak olalım misafirliğe gittiğimiz evin hanımıyla aramıza mesafe koymamız gerektiğidir. peygamber efendimiz * de islamın örnek uygulayıcısı olduğu için onun hayatından bir kesiti kıssadan hisse yoluyla kendimize uygulamamız gerekmektedir. buraya kadar tamam. ancak yine de insanın aklına niye bu doğrudan öğüt verilmemiş de kıyamete kadar geçerli olacak bir uygulama peygamber de olsa sonuçta ölümlü olan bir insanın hayatına ilişkin bu kadar spesifik anlatılmış diye soru geliyor. tahmini cevaplar; insan aklı her şeyi anlamaya yetmez vardır bir hikmeti ya da sanane lan yüce yaradan sana mı soracaktı nasıl öğüt vereceğini şeklindedir muhtemelen. bu iki cevaba da sözüm yok ama maalesef ki bu iki cevap da soruma tatmin edici bir cevap vermiyor. kuran'da her daim verilen örneklerden sonuç çıkarma mantığı vardır. namaz kılın, oruç tutun, zekat verin gibi net emirlerin kuran'ın bütünlüğü içindeki payı çok azdır. 'banane 1400 yıl önce yaşamış birinin hayatı, ona gelen misafir vs. hani bu kitap ahir zaman kitabıydı şimdi günümüze ne etkisi var?' diyenler için: ya arkadaşım ona kalırsa kuran'ın büyük bir kısmında önceki peygamberlerin ve toplumların yaşadıkları anlatılıyor. o mantıkla banane zülkarneyn'in toplumundan, banane helak olan lut kavminden, banane tufan çıkacak diye gemi yapan nuh'tan, banane yunus'u balığın yutmasından... hepsi kaç bin yıl önce olmuş bitmiş, günümüze ne etkisi var da bunların anlatılmış denebilir. haklısınız da. hatta olayı ileri taşırsak ebu cehil de ebu leheb de onlarca günahkar kul gibi sadece allah'ın yarattığı iki kuldu. onların ne aşağılık insanlar olduğunu ve onlardan alacağı intikamı bilmem benim ne işime yarayacak da diyebilirsiniz. işte tüm olay da burda biter. eğer inanmıyorsanız bunların hepsi size saçma gelir ve bir insanın kendi menfaatlerini korumak için yazdığı kitap der geçersiniz. yok inanıyorsanız da bunların sadece örneklemeler olduğuna, ebu cehil ve ebu leheb'in hatalarının ne olduğu ve onlara düşmemek gerektiğine, diğer peygamberlerin anlatılan hikayelerinden onların toplumlarının yaptığı yanlışa düşmemeye çalışırsın. yani işin özü dönüp dolaşıp inançta bitiyor.
şimdi, inanıyor muyum? çok şükür.
niye 'misafirlik adabını bilin, evine gittiğiniz kadınlarla mesafenizi koruyun' benzeri değil de böyle bir ayet gelmiş sorumu yine kendim cevaplıyorum: allah öyle uygun görmüş.
kendi verdiğim cevap beni tatmin ediyor mu? maalesef hayır.
peki bunun neticesinde eksikliği dinde mi görüyorum? haşa. benim anlama kapasitemin eksikliği deyip geçiyorum. peki neden? aman doğduk doğalı müslümanız, şimdi bunu reddedersem o kadar büyük sarsıntıyı kaldıramam. bırak öylece kalsın düşüncesiyle mi? tabiki hayır. ya neden? çünkü kuran'ın çok büyük bir kısmı aklıma yatıyor. haliyle sorularım olan kısmına da demek ki benim akıl terazisinin limitini aşıyor deyip geçiyorum. size de tavsiye ederim.
bu ayeti okuyup da (%99'unun haberi bile yoktur, o kadar cahiller) ateist olmayan müslüman, açık ve net korkudan ve "ya gerçekse" anlayışıyla dine bağlanan bir zavallıdır.
bu ayette aynı zamanda "hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır." diyor ama şuan buna uyulmadığı açık. cidden islamı kafaya göre yaşıyor herkes allahın istediğiyle alakası olduğunu sanmıyorum sorsan herkes müslüman ama. oruç tut namaz kıl gidiyosan hacca git kurban kes gerisini salla. birileri milleti korkutmamak için islamı yumuşatmış şartı 5e indirmiş insanlar da manda sürüsü gibi sorgulamadan devam ediyor.