bütün romanlarını hikayelerini okuduğum her okuduğum kitapta ayrı hayranlık duyduğum kalemi fazlasıyla kuvvetli bütün saygı ve sevgileri hak eden müthiş yazar.
Ahmet Ümit 1960'ta Gaziantep'te doğdu. 1983'te Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'nü bitirdi. 1985-1986 yıllarında Moskova Sosyal Bilimler Akademisi'nde eğitim gördü. 1989'da "Sokağın Zulası", 1992'de "Çıplak Ayaklıydı Gece", 1994'te "Bir Ses Böler Geceyi", 1995'te "Masal Masal içinde", 1996'da "Sis ve Gece", 1998'de "Kar Kokusu", 1999'da "Agatha'nın Anahtarı" adlı polisiye öykü kitabı, 2000'de "Patasana", 2002'de "Kukla" ve 2003'te "Beyoğlu Rapsodisi" adlı romanları ve 2002'de "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir", 2004'te "Aşk Köpekliktir" adlı öykü kitaplarıyla "Kavim", "Ninatta'nın Bileziği" romanları yanı sıra 2007'de "insan Ruhunun Haritası" adlı denemesi yayımlandı. Ahmet Ümit'in "Başkomser Nevzat, Çiçekçinin Ölümü" adlı bir de çizgi romanı vardır.
türkiye'nin en iyi polisiye/politik/gerilim yazarı.
ayrıca en iyi istanbulu anlattığı beyoğlu rapsodisi mükemmeldir.
gazianteplidir.
patasana kitabındaki karakter olmak isterdim eskiden.
filme de alınmış olan sis ve gece adlı kitabın yazarıdır.
bana kalırsa "iyi" popülist bir yazardır. anlatılarının ne kattığı, ne mesaj içerdiği insanları pek alakadar etmediği sürece popülerliği sürecek olan bir yazardır da aynı zamanda.
(bkz: elif şafak)
kitaplarının yarısının rakı muhabbetiyle geçmesini sormuştum aühf'de. rakı göbeğini belirttiğimde kalkıp ben göbekli miyim diye oturanlara göstermişti. sonra nevizadeyi içip sevdiğine açılmayı anlatmıştı.
biri hariç tüm kitaplarını okumuş biri olarak türk polisiyesinin en iyi yazarı olduğunu söyleyebiliriz ama bab-ı esrar dan bu yana bir popülerleşme hali var eski ritmi yakalayamıyor. istanbul hatırası tamamen popüler bir kitaptı. sultanı öldürmek popüler olmaya çalışırken başarısız bir kitap oldu. dönemde ne etkinse onu konu yapıyor. şems ile mevlananın ilişkisi merak konusuydu bab-ı esrarı yazdı.
bir daha patasana'yı, bir ses böler geceyi, kar kokusu'nu, beyoğu rapsodisi'ni yazabilir mi bilmiyorum.
son kitaplarını okurken insana ansiklopedi okuyormuş hissi veren,polisiye kısmını geri atmaya başlayan yazar. ahmet ümit in kitaplarında her zaman olayın geçtiği yerlerle ilgili bilgiler vardır. ama bunu olayın akışını kesmeden verirdi önceden.şimdi ise bir mesaj kaygısı almış yürümüş.150 -200 sayfa insanın sabrını zorlayan bilgiler var son kitaplarında.
yaşadığın şehir gibi bir programı yapmakla kalitesini belli eden insandır. gerek edebiyat, gerek tarih ve kültür konusunda çok faydalı işler yapıyor. kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.
bu arada son olarak şunu söylemeliyim ki, kendisinin ses tonu çok güzel ve de konuşması çok akıcı.
"lan hepsini tek tek okuyacak hali yok ya" diye düşünüp, dönem ödevinin arasına maç özeti sıkıştıran lise öğrencileri gibi. misal karakterler birinin peşinden bir lokantaya girerler üç sayfa mekanı, dört sayfa yemek masasını tasvir eder, ardından masadaki yemeklerden birinin tarifini verirken birden kendimizi masadaki fransız yapımı şarabı fransa dan türkiye'ye getiren kamyonun tekerleğini üreten firmadaki ahmet ustanın çırakken ustasından yediği dayağı dinlerken buluruz. bu arada katil büyük ihtimalle şaraplık üzümleri üreten bağın sahibinin kızı falandır.