tamam da incisözlüğün %90'ı üstelik liseli. hem liseli hem milletvekili adayı olunmaz. ya milletvekili adayı olacaksın ya liseli. ikisi bir arada olduğu zaman adeta ters mıknatıslanma yapar , mümkün değildir ikisinin bir arada olması. e durum böyle olunca ben liseliyim diyenin tekrar yanına gelip bir de aynı zamanda da milletvekili adayıyım demesi mümkün değil. neden? çünkü liselilerin yaratıcısı olan meb kesin hakimiyet sahibidir.
şahsının meclise doğru olan yolunun kendi çapımdaki analizimin işe şu şekilde olan aday,
1- artık geri dönüşü yok gibime geliyor bu denemenin. büyük bir ihtimalle en az bir aday çıkacaktır ki ntv'de de haber olmuş. zaten 'sözlükte ve sanal alemde' baktığımızda genelde olumlu bir hava var. sokaktaki adamın ise henüz haberi yok. bu 'sokaktaki adam' oy verecek kitlenin %90'ından fazlasını oluşturuyor ya o ayrı mevzu.
2-klavye delikanlısı mı yoksa gerçekten oy atacağından mı olduğunu kestirmenin mümkün olmadığı bir ton insan var 'ben oy veririm ki'diyen. bu irdelenmesi gereken bir başka nokta. 'ben basarım şukumu aaabi' diyen adam cidden o gün gidip oyunu atacak mı?
3- seçim yeri büyük illerden birisi olmalı. sırf ikametgah aldıramadığı için binlerce kişi oy at(A)mayacaktır. kimse ekstradan bu ikametgahla uğraşmaz. *
3- reklam ise sonucu belirleyecek en önemli etkendir. üniversiteler, kafeler, sinema gibi genç nüfusun olduğu alanlarda 'inci havasını, inci ruhunu' yakalayan 'tamam amk, nolcak bi oydan' dedirten cinsten reklamlar gerekli.
yalnız, adamların %70'i oy kullanabilecek yaşta değil. kalanlar da, geneli istanbul'da olsa bile, farklı illere dağıldıkları için oyları milletvekili çıkartmaya yetmeyecektir.
yalnız! eğer parayı bulur, oy verebilecek durumda olan tüm inci sözlük yazarları 1-2 milletvekili çıkartan illerde oy kullanabilirlerse durum değişebilir. bu illerde milletvekili olmak için yeter oy sayısı başta istanbul olmak üzere büyük kentlerimizden çok daha azdır.
olayı başlatan da kendisidir aslın da, adamların alkolin etkisiyle biraz ısrar ettiği doğrudur lakin tekel bayi sahibi güzelce anlatıyordu efendim, ahmet bir girdi ortamı gerdi.
kısa filmindeki bayi sahibine "aradınnı polisi, aradınnı, ara polisi" derken yaptığı mimik ve el hareketleriyle beni yerlere yatıran ulu zat. sonrasında röportaja giden bir muhabirin sorduğu "zararla ilgili ne diyorsunuz" sorusuna " valla benden şimdilik bişey istenmedi sigorta karşılıyomuş" diyerek rahatlığın arşına çıkmış insan kişisi, halk kahramanı.