ahmet telli

entry366 galeri9 video2
    224.
  1. tenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işte...
    1 ...
  2. 223.
  3. yoruldum, yoruldum, yoruldum...gereklilik kipinde yaşamaktan!..
    1 ...
  4. 222.
  5. "her aşk kaybedilmeye değer, en güzen anında bitirmişse eğer" diyebilen bir şairdir. demesi, kabullenmesi, yaşaması bile zorken adam birde bunu gitmiş yazmış.
    0 ...
  6. 221.
  7. anisi biz olalim bu sokaklarin

    anısı biz olalım bu sokakların
    öpüşmediğimiz tek saçak altı
    hiçbir otobüs durağı kalmasın
    biz yürüyelim kent güzelleşsin
    gürültüsüz sözcükler bulalım
    yeni sevinçlere benzeyen

    biz gelince bir yağmur başlar
    yüzün çizilir buğulanan camlara
    bir uzun karartma biter
    akasyalar köpürür birdenbire
    ve her avluda adınla anılan
    çiçekler sulanır akşamüstleri

    bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
    bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
    başını sessizce omzuma koyarsın
    gülüreyhan olur soluğun
    biz kalırız kuşlar dönüp gelir
    her balkonda bir menekşe sesi

    belki yeniden güzelleştiririz
    adları değiştirilen parkları
    perdeleri hiç açılmayan evlerde
    ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
    tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
    kendi sesini kemiren alanlar

    anısı biz olalım bu sokakların
    ve hiç durmadan yağmur yağsın
    biz gürültüsüz sözcükler bulalım
    sarmaşıklar fısıldaşsın yine
    gidersek birlikte gideriz
    yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen
    2 ...
  8. 220.
  9. anılar biriktikçe sisleniyor aşklarda
    yitiriliyor serüven duygusu ki o zaman
    şeytanımı koluma takıp gitmeliyim
    yeni bir cehennem kurmalıyım kendime...
    2 ...
  10. 219.
  11. kendi sesinden şiirlerini dinlemek ayrı bir tat verir.
    1 ...
  12. 218.
  13. türk şiirinin yaşayan yüzakıdır. pek sevemedim şiiri ama derdini hiç dolandırmadan bu tip şairleri ve şiirleri seviyorum. toplumcu gerçekçiydi yanlış bilmiyorsam. bir de ahmed arif var o daha başka bi dünya.

    ek: ha bir de sesi güzel olan nadir şairlerden.
    1 ...
  14. 217.
  15. geçen seneki fuarda tanışma fırsatı bulduğum koca yürekli şair.
    ...
    Anladım ayaklarımın altındaki dünya değil
    Çocuk sevinçleri ipinden koparılmış uçurtmalar
    Bulutu ve suyu izliyor soluk bir sonsuzluk
    Anladım yüreğimdeki rüzgarla sürükleniyorum ...
    3 ...
  16. 216.
  17. eski öğretmen. romantik, bir o kadar da asi bir şair.

    çocuksun sen *
    -1-

    dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
    ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
    şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
    kum taneleri var ya onlardan birindeyim
    yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
    bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

    çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

    dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
    sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
    kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
    birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
    kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahcup
    ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

    bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
    ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
    bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
    ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
    onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
    bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

    çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

    susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
    ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
    kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
    bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
    aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
    seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

    kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
    yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
    sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
    hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
    adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
    esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

    çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil
    0 ...
  18. 215.
  19. dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir, bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa... bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem... oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü... ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne...
    sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz... belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...
    0 ...
  20. 214.
  21. hala koynumda resmin

    sımsıcak konuşurdun konuşunca
    ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun
    yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
    çiğdemler güller mor menevşeler açardı
    sımsıcak konuşurdun konuşunca
    hâlâ koynumda resmin

    dağları anlatırdın ve dostluğu
    bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
    sesini duymasam çölleşirdi dünya
    dağlar yarılır ırmaklar kururdu
    bulutlar çökerdi yüreğime
    hâlâ koynumda resmin

    gün akşam olur elinde kitaplar
    ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
    bir kez bile unutmadın "merhaba" demeyi
    ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
    bir dostun vurulduğu gün
    hâlâ koynumda resmin

    kaç mevsim kırlara çıkıp
    çiçekler topladık mezarlar için
    belki ürküttük tarla kuşlarını
    belki kurdu kuşu ürküttük
    ama aşkı ürkütmedik hiç
    hâlâ koynumda resmin

    ve hâlâ sımsıcak durur anılar
    sımsıcak ve biraz boynu bükük
    ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
    yasak bir kitap gibi durmaktadır
    ve firari bir sevda gibi
    şimdi duvarlarda resmin
    1 ...
  22. 213.
  23. "hüznün isyan olur" demiştir şair. Hüznün isyan olmalıdır. Hüznü isyan olmayanlar karanlığa mahkumdur çünkü.
    1 ...
  24. 212.
  25. 15. altın portakal şiir ödülünün verildiği şair. çağdaşı olduğumuz için kendimizi şanslı hissetmemiz gereken nadir sanatçılardan. nice ödüllere layıksın.
    "Yaralı bir nidâyız yaşadığımız bu dünyada.."
    2 ...
  26. 211.
  27. hayatı, aşkı, sevdayı, kavgayı, mücadeleyi en güzel anlatan insan.

    Yaşayan efsane.
    0 ...
  28. 210.
  29. her satırında bana rastladığım, geçmişten tanıdık izler taşıyan mısraların sahibi.

    "burada yağmur yağıyor
    aralıksız yağıyor günlerdir
    ama sen yine de şemsiyeni
    almadan gel ilk otobüsle
    buğulanan camlara usulca
    yüzünü çiziyorum ki yüzün
    bir yağmur damlası olup
    düşüyor yapraklarına gülün
    güller de bozamıyor bu uzun
    karanlık sessizliğini kentin
    anılarını yitiriyor sokaklar
    bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
    tarih de kekemeleşiyor bazen
    ki o zaman aşktır tek bilici
    aşksa yürümek gibi bir şey
    duyabilmek kuşların gelişini
    anısı bizsek eğer bu kentin
    unuttuğu türküler bizsek
    acıyı rehin bırakıp bir güle
    anımsatmalıyız bunları bir bir
    sonra yürümeliyiz seninle
    sokaklara caddelere çıkmalıyız
    belki bir aşktır bu kentin
    belleğini geri getirecek olan
    burada yağmur yağıyor ama sen
    şemsiyeni almadan gel yine de
    özletiyor bu çılgın sağanak seni
    sırılsıklam özletiyor biliyor musun"
    2 ...
  30. 209.
  31. geçen sene tüyaba gelmişti.çok duyglu duru içten şiirleri vardır.bi kitabını imzalatmıştım.''belki yine gelirim''
    1 ...
  32. 208.
  33. Birisi kitap okuyor otobüste
    ilk durakta vuracaklar onu
    ikinci durakta bir daha vuracaklar.
    0 ...
  34. 207.
  35. "su ve ateş, bir de gülünç yalnızlığım var sana getirebildiğim, kokularını yitirmişti çünkü güller. suyu dinle, ateşi yak, özledim demek bu."
    0 ...
  36. 206.
  37. aykırı anlamlar arayıp durma güz bitip sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtığı yara uçurum olur zaman her gece..her gece yeni bir savaş baslar acı ses olur, ses deli yağmur ..sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar bir de gülüşün eklenir kimliğime...a.telli
    0 ...
  38. 205.
  39. Ama acılara alışılmaz
    birşeyler var değişecek
    birşeyler var
    değiştirmemiz gereken
    "önce acılardan başlanacak"

    (bkz: bekle beni)
    1 ...
  40. 204.
  41. ahrazlaşırsın, gölgelenir nesneler
    her telaş ıssızlık taşır biraz
    kabahatli bir çocuk gibi çıkarsın
    sokağa, ki sokak puslu, alıngan
    kalbinden daha tenhadır dünya

    tenhadır sığındığın bütün kıyılar

    odan dağınıktır, tütün kokuyordur
    okusan da dilsizdir kitaplar
    bir fotoğraf düşer ansızın
    cam kesiği gülüşlerdir kanayan
    pencerende solgun bir ayışığı
    mahçup bir duruşla bakarsın
    susarsın. sükût iyi gelir belki.
    1 ...
  42. 203.
  43. "kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir".

    ahmet telli
    2 ...
  44. 202.
  45. biz cellattık
    ve
    tarih suratımıza tükürmeye devam ediyor
    (bkz: soluk soluğa)
    2 ...
  46. 201.
  47. beğendiğim birçok şiirin altında adını görmemle önce şaşırdığım sonra da ya ne olacaktı dediğim şair.
    1 ...
  48. 200.
  49. Dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
    Onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi.
    Onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve
    yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. Bütün
    ömürleri bu kavgayla geçti. Ne adları vardı onların, ne
    ulusları, ne dinleri ne de anıtları.

    Ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli
    mangalar kurduk. Savaşlar açtık peşpeşe. Kentleri ele
    geçirip vahşi bir hayvan gibi avladık. Nerde
    görülürse kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık
    onların kafa derilerinden. Biz cellattık ve tarih suratımıza
    tükürürken, bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar..

    Derler ki, son büyük serüvenci yaralıdır hâlâ...
    .
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük