ahmet telli

entry366 galeri9 video2
    249.
  1. bir akşam konuğum ol
    oturup konuşalım biz bize
    anıların çubuğunu yakıp
    uzatalım geceyi biraz
    geçmişe bir el sallayıp
    yaşanan günleri konuşalım
    ve günlerin üstüne çöken
    dumanlı, isli havaları
    kendimize daha az zaman
    ayırsak da olur geceden
    çünkü boğulabilir insan
    yalnız kendini düşünmekten
    kapağı açılmayan kitaplar
    unutulmuş aşklar gibidir
    kitaplardan söz edelim
    ve onların gizli kalmış
    sessiz tadlarından
    sabaha doğru perdeyi
    aralayıp ufka bakalım
    ve bir çocuk gibi
    hayretle seyredelim
    güneşin kızıllığını
    konuşulmadan kalan
    daha çok şey vardı
    diye düşünerek çıkalım
    güneşle kucaklaşan balkona
    üşütmesin sabah serinliği
    bir bardak demli çay
    burukluğu gibi kalsın
    gecenin ve sabahın tadı
    yaşasın anılarımızda
    konuğum ol, oturup
    konuşalım bir akşam
    ve uzatalım geceyi
    sözün çubuğunu yakarak
    3 ...
  2. 248.
  3. büyülendim ama büyüyemedim
    aklım ermedi aynalara ve suya
    yüzümü gösterip kalbimi neden
    sakladıklarını öğrenemedim
    şaşkınım, cahilim ben bu dünyada. (imlasız)
    2 ...
  4. 247.
  5. her neredeyse -ankara'da diyorlar bi okulda öğretmenlik yapıyormuş diyorlar- gidip, bulup bi selam vermek istediğim büyük insan.
    0 ...
  6. 246.
  7. ankara karanfil sokakta karşılaştığım, sanki o değil de ben şair mişim gibi davranan muhteşem şahsiyet. şiirleri harikadır, hele ki kendi okuyorsa... hüznü sevdiren şairdir.
    0 ...
  8. 245.
  9. apansız çıkmalısın karşıma. ki unutulmuş bir karşı çıkış olmalı dünyaya seninle her karşılaşmamız.
    4 ...
  10. 244.
  11. "Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
    Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık ..."
    5 ...
  12. 243.
  13. ankara yüksel caddesinde sigarasını paylaşan dev şair.
    0 ...
  14. 242.
  15. yakın dönem türk edebiyatı'nın yaşayan efsanesidir itikadimce.

    "tersine akan bir ırmaktım,
    sözün şaşkın serinliğinde
    kendi deltasında boğulandım
    ve sizi sevmiyorum ey kavmim
    yakın beni rüzgârın ıslığa,
    ıslığın hükme döndüğü yerde

    derim ki ey kavmim, zulmünüz
    payidar, yurdunuz çığlığımdı
    ki hükmümü kendim veriyorum
    yakın beni sesim sorulara dönmeden
    küllerimin altında kalacak
    mutluluk sandığınız ne varsa"
    2 ...
  16. 241.
  17. ''birde gülüşün eklenir kimliğime.'' diyerek, uçan şair.
    3 ...
  18. 240.
  19. Suçlama Beni

    Suçlama beni
    böyle bırakıp
    gidiyorum diye
    bağrımı yakan
    bir yaradır
    bu ayrılık şimdi

    Bil ki kanımdadır
    sevişmelerin yangını
    öylece girerken
    gecenin bağrına
    taşıyorum sımsıcak gülümşeyişini

    Yaşanan günler
    hayatı oyarak
    gedikler açıyor
    durulur mu artık
    durgun sularda
    bekleyerek seheri

    Talan ediliyor
    bahar ve aşk
    öyle bir soyun ki
    duracak gibi değil
    vurmazsak eğer
    kendimizi yola

    Yaşamak zorunlu
    kurtarılırsa eğer
    bahar ve aşk
    ve şimdi hayat
    acı yeşil
    bir kader renginde

    Hayatın ve sevincin
    kaderinin altettiği yer
    kavganın ortasıdır
    ki umudun çiçeklenişi
    aşkın
    yengisidir bu

    Söylenecek bütün sözler
    sevincin ve sevdanın
    savunulmasına dairdir
    ve şimdi onlar
    yaralarını saracak
    birilerini beklemektedirler

    Ey anısıyla
    kalbimi yakan
    kederlenme hemen
    ve suçlama beni
    böyle bırakıp
    gidiyorum diye
    2 ...
  20. 239.
  21. Özlemedim Seni

    Hiç özlemedim seni
    Özlemek dostluktandır
    dostluğundan öte bulmalıyım seni

    Sıcaklığını bulmalıyım
    dokunuşlarını, kenetlenişi
    Terimizle sulanmalı yeryüzü
    güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca

    Apansız fırtınalar çıkmalı
    sarsılmalıyım

    Özlemek
    yanında olmak isteğidir
    gülüşünü görmek biraz da
    Hiç özlemedim seni

    Saçlarına gül takmam
    bir ırmak gibi akıtırım ovaya
    soluğunla yanar
    dudaklarımın bozkırı

    Akkor halindeki ufuk
    bakır bir tel gibi eriyip gider
    kraterler ortasında kalırım

    Toprak yarılır birden
    su kirlenir

    Ürpertir bu coğrafya
    bu serüven
    ikimizi bir anda
    yaşadığımı duyarım

    Hiç özlemedim seni
    Özlemek dostluktandır
    dostluğundan öte bulmalıyım seni
    1 ...
  22. 238.
  23. Hiç Kimse

    Hiç kimse bir aşkı
    Onarmaya kalkmasın
    Kaybedilmeye değer
    En güzel anında
    Bitirilmişse eğer
    *
    5 ...
  24. 237.
  25. Bunca Ayrılıktan Sonra

    O yorgunluğun kitaplarındaki
    umutsuz sevgiler miydi düşleri eskiten
    bir kez miydi tam yüreğimize saplanışı
    o kemirgen kuşkuların
    o yabanıl uğultuların

    Ömürboyu yalnızlık yargılısının
    buluvermek birden kerem sevdasını
    canımızın çekirdeğinde
    üstelik
    bunca ayrılıktan sonra

    Soyunup bütün kitaplardan
    hüzünden, ayrılıklardan
    aşmak istesek de masal dağlarını
    tutabilir miyiz yelesini
    o tanrısal atların

    Dinlenirken sevginin billur ırmağında
    güneş kararıyor apansız
    çatlıyor yüreğimizde yalnızlık tohumu
    ve gurbet
    batırıyor dişlerini etimize.
    3 ...
  26. 236.
  27. belki yine gelirim

    Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
    her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
    Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
    bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
    ama bir tufan az mı gelir yoksa, yine de
    yırtılan ve parçalanan birşeyler olmalı mutlaka
    hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler

    Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
    ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü

    Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
    bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
    onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
    kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
    "Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi
    tükürsek cinayet sayılıyor artık
    ama nerde kaldılar, özledim gülüşlerini onların

    Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
    tek yaprak bile kımıldamıyor nedense
    ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
    alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
    kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
    ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
    Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

    Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
    okuduğum bütün kitaplar paramparça
    çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
    bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
    bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
    sırnaşık aydınlar, arabesk hüzünler
    bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma

    Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
    ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
    kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
    Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
    biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
    ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
    ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

    içimde zaptedilmez bir kırma isteği
    dizginlerini koparan bir at sanki bu
    soluksoluğa kalıyorum her sonbahar
    ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
    bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
    bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
    ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim

    Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
    birgün gelirsek hangi kent güzelleşmez
    şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
    geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
    Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
    sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
    ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

    Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
    bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
    bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
    oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
    ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
    sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
    Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
    2 ...
  28. 235.
  29. bekle beni

    I

    Bekle beni küçüğüm
    umudu karartmadan
    sevinci yitirmeden bekle
    döneceğim bir gün elbet
    bekle beni

    Bahar geldiğinde
    kırlara çıkacaksın
    dizboyu otlar üstünde
    koş koşabildiğince
    ve sakın yitirme neşeyi

    Kırların sessizliğinde
    yüreğinin sesini dinle
    ve orada benim için
    küçücük bir yer ayır
    ve bekle beni küçüğüm

    Doğa pervasızdır biraz
    bakarsın en olmaz yerde
    masmavi bir su fışkırır
    ve suyun ışıldayan göğsünde
    sevincin nilüferleri

    Bahar şaşırtmasın seni
    sırtüstü uzan bir gölgeye
    suların, kuşların sesini dinle
    ve bekle beni orada
    döneceğim küçüğüm

    II

    Mapusane türküleri
    hüzünlüdür biraz
    belki her dinleyişinde
    yüreğin burkulmakta
    için sızlamaktadır

    Ama acılara alışılmaz
    birşeyler var değişecek
    birşeyler var
    değiştirmemiz gereken
    önce acılardan başlanacak

    Beş on yıl dediğin
    pek kolay geçmeyebilir
    üstelik bu savaş
    bu kahredici kıyım
    bitmeyebilir daha uzun süre

    Ama sen sahip çıkarak
    yaşama ve sevince
    bekle beni küçüğüm
    acılar bitecek bir gün
    sevgiler çiçek açacak

    Mapusane türküleri
    hüzünlüyse de biraz
    yüreğin burkulmasın
    için sızlamasın sakın
    ve bekle beni küçüğüm

    III

    Kış kıyamet bir gün
    bakarsın çıkıp gelmişim
    varsın azgınlaşsın tipi
    ve uğuldayadursun
    dışardaki rüzgâr

    Sakın şaşırma küçüğüm
    üşümüş bir serçe gibi
    titremesin ellerin
    apansız çıkıp geleceğim
    kış kıyamet de olsa bir gün

    Uğuldayan bu rüzgâr
    bu delice yağan kar
    ürkütmesin seni
    direnmektir artık
    bekleyişin öbür adı

    Sen türküler söyle
    ve gülümse küçüğüm
    çünkü sesinin
    ırmağıyla yeşerecek
    hasretin bozkırları

    Bekle beni küçüğüm
    umudu karartmadan
    sevinci yitirmeden bekle
    döneceğim bir gün elbet
    bekle beni küçüğüm
    0 ...
  30. 234.
  31. 233.
  32. ...

    de ki
    tarihin zoru başka güç yaratmamıştır
    ....................................

    ve
    de ki
    beklenen
    uzak değil
    ..........
    0 ...
  33. 232.
  34. Elimizde acının kehribar tesbihi
    dövüşen anlatsın

    ki kayıp durmakta parmaklarımızdan
    Ey şair
    yine bölük pörçük anlattın
    yine eksik bıraktın bir şeyleri
    gün devrilmekte ama sen
    tutmamışsın acımızın çetelesini

    Sen sus artık, bize bundan sonrasını
    dövüşen anlatsın

    Ey tarih! aç solgun yapraklı defterini
    ve oku hayatımızın parçalanmış hikayesini

    ahmet telli

    bu şiir aynı zamanda ahmet telli nin 1980 yılında yayımlanan şiir kitabına adını vermiştir.
    1 ...
  35. 231.
  36. 230.
  37. bence yeterli ilginin gösterilmediği büyük şair.
    0 ...
  38. 229.
  39. yalnızlığıma, kalp kırıklıklarıma iyi gelen dev şair. şiirlerini her okuduğumda kulaklarım uğuldar, beynim dağılır. ruhum alıp başını gitmek ister, olduğu yerde çakılsada bedenim.
    0 ...
  40. 228.
  41. kanımca, son dönem türk şiirinin en iyi minimal şiir ustalarındandır.

    yazım tekniği olarak şiirleri, temel olarak son dizeleri oluşturup ki bunlar bünyesinde doğal olarak anafikri de taşırlar, sonra şiir bina ediliyormuş izlenimi verirler. bu tekniğin üstatları, sıkı minimal şiirleriyle kendilerini hemen belli ederler.

    şöyle ki,

    " şairler vurulmalıdır,
    hayat yakışmıyor onlara. "

    ***

    " birisi kitap okuyor otobüste
    ilk durakta vuracaklar onu
    ikinci durakta bir daha vuracaklar. "

    ***

    " anladım vatansızlıktır bir şaire yakışan. "
    2 ...
  42. 227.
  43. Tenhaydı düşlerim çıkıp geldim işte, Su ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var getirebildiğim. Suyu dinle ateşi yak özledim demek bu... gibi dizelerin sahibi, sesi de güzel olan şair.
    1 ...
  44. 226.
  45. Sığındığım her yer adınla anılır
    ben girerim, sokağı devriyeler basar
    bir de gülüşün eklenir kimliğime
    2 ...
  46. 225.
  47. komikti dıştan bakınca dünya ama hırçın
    ayışığı, telgraf direkleri ve fesleğenler
    burdayız işte, durgun bir sessizlikteyiz şimdi..

    şiirlerin hiç bitmesin ahmet telli.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük