ahmet telli

entry366 galeri9 video2
    50.
  1. sizi sevmiyorum

    sesimden arındım ve ufku
    bir harmani gibi giyindim
    kahraman bir korkaktım
    kavmimin kadim tarihinde
    ki onlar için umutsuzluk
    kendim için haramiydim

    böyle bilindiydi bu hikaye
    yarından bugüne kaldıydı

    tersine akan bir ırmaktım
    sözün şaşkın serinliğinde
    kendi deltasında boğulandım
    ve sizi sevmiyorum ey kavmim
    yakın beni rüzgarın ıslığa
    ıslığın hükme döndüğü yerde

    derim ki ey kavmim zulmünüz
    payidar, yurdunuz çığlığımdı
    ki hükmümü kendim veriyorum
    yakın beni sesim sorulara dönmeden
    küllerimin altında kalacak
    mutluluk sandığınız ne varsa

    böyle yaşandıydı bir ömür ve söz
    giyotindi sözün belleğinde

    demiş büyük üstaddır. daha neler neler demiş de ciğerlerimizde tütmüştür sigara niyetine...
    1 ...
  2. 49.
  3. şairin önde gideni.

    Hiç kimse bir aşkı,
    Onarmaya kalkmasın.
    Kaybedilmeye değer;
    En güzel anında,
    Bitirilmişse eğer.
    6 ...
  4. 48.
  5. 1998'de katıldığı bir söyleşide* şiirlerinin şarkı sözü olarak kullanılmasına sıcak bakmadığını belirten güzel şair. peki bu aynı zamanda şiirlerinizin daha geniş kitlelerce bilinir olmasını sağlamıyor mu sorusuna olsun ben sevmiyorum demiştir.*
    0 ...
  6. 47.
  7. GÜLÜŞÜN EKLENiR KiMLiĞiME

    Gün biter gülüşün kalır bende
    anılar gibi sürüklenir bulutlar
    Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
    yarım kalan bir şiir belki de

    Aykırı anlamlar arayıp durma
    güz bitip sular köpürür de
    kapanmaz gülüşünün açtığı yara
    uçurum olur zaman her gece

    Her gece yeni bir savaş baslar
    acı ses olur, ses deli yağmur

    Sığındığım her yer adınla anılır
    ben girerim sokağı devriyeler basar
    Bir de gülüşün eklenir kimliğime.
    6 ...
  8. 46.
  9. SEVDALAR DUMAN OLMAYACAK

    Acının bağrından
    mavi bir çelik gibi fışkıran öfke
    dünyayı değiştirecektir mutlaka
    Yeni hayat kendini yeniden yaratacaktır
    ona sahip çıkan ellerde
    ve bu yüzden öfke
    sevda gibidir kimilerinde

    Yüreğinin pas tutmakta olan kıvrımları
    sarsılsın bir an öfkenin gökgürültüsüyle
    beyninin her hücresi bir gerilla gibi
    kuşansın pusatlarını ve sokağa çıksın
    ve bir hançer gibi saplansın
    puştlukların ihanetlerin bağrına
    Bak o zaman nasıl bitecek yanlışlar
    ve cehennemleşen yalnızlığın
    Sevdalar duman olmayacak o zaman
    Hüznün isyan olmuştur çünkü

    Hüznün isyan olmalıdır
    5 ...
  10. 45.
  11. SEVDALAR DUMAN OLUR

    kaçamak sevinçlerle
    döndürür çıkrığını zamanın
    damıtır alıngan iç çekişlerini
    hasretin imbiğinden

    çok düşlü, sessiz
    ipliklerle düğümlenir hüzünlere
    ve vurur yüzüne çeyiz
    sandığının ceviz gölgesi

    biriktirir karataştan
    sızdırır gibi üzüncü
    ve zaman gittikçe zulümleşen
    bir karadüştür göğsünde

    yaslanır dalgın dünyasına
    ürkek direnmelerin
    sessiz haykırışlar yankılanır beyninde
    -ya sen çatla ey sabır taşı, ya ben!

    solar ilk aylarda gül çiçek
    sessizce dönüşür ayva sarısına
    bitmez gibidir yalnızlığın gözyaşı
    dökülür bekleyişlerin oyalı mendiline

    durgun bir deniz gibi
    durur göğsünde fırtınalar
    patlayamaz
    çeyizlenir hüznün kanaviçesine

    sessiz, gül kokulu
    ve üzünç çağındadır
    hep ağıta çalar
    gizliden söylenen türküler

    kopar yüreğindeki tel apansız
    biter en güzeli başlangıçların
    hangi yanıdır sessizce kanayan
    bilmez

    yaşamak duman olur artık
    kırık şamdanlar gibidir bekleyişler
    kapanır perdeleri yorgun akşamların
    sevdalar duman olur

    anlar ki beklediği
    hep
    elin oğludur
    bunca zaman

    Değmez!

    ( "hüznün isyan olur" kitabından... )
    4 ...
  12. 44.
  13. sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu, sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor. demiş.Ne iyi etmiş.
    2 ...
  14. 43.
  15. kendiside çok güzel şiir okuyan, yeni edebiyatın şiirini yaratan, can yakan adamı.
    0 ...
  16. 42.
  17. gençlere "hayallere zincir vurulamaz." dediğinde anlaşılmasını ümid ettiğim şair, üstad. eğer ki bir gün intihar edeceksem son sözüm ise kalbim katlanma bu dünyaya kıvamında olacak diye düşünmekteyim. son intihar girişimimde fade to black demiş olsam da gençliğime verilsindir...
    2 ...
  18. 41.
  19. SESSiZLiĞiN ÇANLARI

    1

    Bir çığlığın sessizliğidir
    derin suların dinginliği
    ki çınlar yüreğin
    kararan kayalarında

    Derin suların dinginliği
    çatlatır yüreğinde korkunun tohumunu
    çünkü sessizlik en büyük ustadır
    düşü gerçeğe dönüştürüverir apansız

    Isırır bir hançerin yılan dili
    gibi çatallaşan çeliği
    Sonra yalnızca öyküler kalır
    ve sen onu yaşarsın çaresiz

    2

    Dirhem dirhem tartılmaz ki dostluk
    yaşanmaz ki vermesini bilmeden
    damla damla biriken bir şeyler
    boş bir tapınakta birden
    çalar gibi olur çanlar

    Ve yaşamın hesabını
    veremezsin bir türlü kendine
    Sonra boğuntular
    sessiz haykırışlar
    karanlık sokaklara çeker seni

    Çanlar beyninde asılı duran
    madeni bir gökkubbedir artık
    kulaklarına balmumu da akıtsan
    delecek beynini bu çığlığımsı sessizlik
    ve bu katran gibi yalnızlık
    3 ...
  20. 40.
  21. insanın gönül tellerini titreten şiirler yazan şair.

    ...

    Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölür
    Bir tufan olurum sustuğun her yerde
    0 ...
  22. 39.
  23. ozan

    bir kez olsun dönüp bakmadı
    hoşçakalın da demedi giderken
    sustu yalnızca ve elinden
    yine de sazını bırakmadı

    sonra hiçbir haber çıkmadı
    çıkıp gelmedi apansızın bir gün
    gerçi yoktu yolunu bekleyen
    ve hiç kimse gözyaşı dökmedi.
    2 ...
  24. 38.
  25. belki yine gelirim

    Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
    her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
    Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
    bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
    ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
    yırtılan ve parçalanan birşeyler olmalı mutlaka
    hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler

    Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
    ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü

    Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
    bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
    onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
    kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
    "Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi
    tükürsek cinayet sayılıyor artık
    ama nerde kaldılar, özledim gülüşlerini onların

    Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
    tek yaprak bile kımıldamıyor nedense
    ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
    alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
    kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
    ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
    Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

    Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
    okuduğum bütün kitaplar paramparça
    çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
    bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
    bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
    sırnaşık aydınlar, arabesk hüzünler
    bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma

    Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
    ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
    kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
    Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
    biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
    ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
    ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

    içimde zaptedilmez bir kırma isteği
    dizginlerini koparan bir at sanki bu
    soluksoluğa kalıyorum her sonbahar
    ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
    bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
    bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
    ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim

    Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
    birgün gelirsek hangi kent güzelleşmez
    şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
    geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
    Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
    sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
    ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

    Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
    bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
    bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
    oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
    ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
    sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
    Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
    20 ...
  26. 37.
  27. "kimdi cesaretimi kıran, üstelik
    yeni serüvenlere hazırlarken kendimi
    sesimi cılız, rüzgarımı yelkensiz
    bulan kimdi, ki şimdi geniş zaman
    kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma

    ama kimdi adını bir kadına ödünç verip
    doruklara çekilen büyülü doruklara
    biz "asmin" dedik ona, sevgilim, kadınım,
    anamdı belki, ama o çoktandır
    üç bin metrenin altına inmiyor artık

    içimde bir fil sezgisi, kopup gitmeliyim
    dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları
    asminli düşler kurmalıyım ya da birisi
    karşılık bulmalı canımı yakan sorulara
    kim demiyorum kim olursa olsun

    boynu kırılan bir oyuncaksam hırçın
    bir çocuğun elinde, ki celladım
    gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken
    yine de özlüyorum onu, niyetçi
    tavşanlara dönerken beklediklerim

    aynı soruyu sormaktan, minör
    ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan
    içimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık
    yoruldum yoruldum yoruldum
    gereklilik kipinde yaşamaktan . . ."

    duygularıma tercüman olmuş, büyük şair.
    2 ...
  28. 36.
  29. amcamında ağıdı olan şiirin yazarı.

    Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan
    Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam
    Her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar
    Meşeler göğermiş diyorsun, varsın göğersin
    Anlamını yitiren bir şeyler mi var şimdilerde
    Yazdığım şiirlere yabancıyım, sokaklara yabancıyım
    Taşı delemiyor bir çığlık ve apansız
    Su oluyorum ipince, kendime sızıyorum
    Dünya yetmiyor bazan, bırakıp gidebilir miyim?
    Kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun!
    Efkar da yakışırdı sana, ilk kadeh kekik kokardı
    Unutalım mı şimdi kente indiğimiz o ilk günü
    Sabahlara kadar okuduğumuz o kitapları
    Sabahlara kadar düşüncelerimizde yaşattığımız hayallerimizi
    Kar aydınlığında yürüdüğümüz o yolları
    Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan
    Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam
    Her akşam mektup yazarım dağlar kadar
    Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun
    Unutma dostumsun sen, neredeysen orda ölmek isterim.

    AHMET TELLi
    4 ...
  30. 35.
  31. saklı kalan

    günlüğü eksik tutulan güz, usulca çekilmiş de kıyıya
    bütün gürültülerden uzakta, eğiriyor suların köpüğünü
    belli ki duymuyor, dağların uğuldayan yalnızlığını

    bekleyişin ve acıların uğultusudur yalnızlıklar
    kimi kez kuşatabilir büsbütün doğayı, aşkı ve yaşamı
    ama kayalıkların karanlıklarına, hiç sığar mı bir doğanın yalnızlığı?

    bir çiçek bile doldurabilir, uçurumların derin oyuklarını
    oysa o bir çatlaktan fışkırıp bir yangın gibi büyüyendir
    belli ki duymaktadır kalbinde aşkın saklı yalnızlığını

    anımsanan ne varsa şimdi biraz acıya dönüktür yüzü
    ve solgun bir gülümseyiş gibi sararken sessizliği
    taşır bekleyişin gizinde aşkın saklı yalnızlığını

    günlüğü eksik tutulan güz, eğirirken suların köpüğünü
    ey alıngan susuşundan üzünç, gizli öfkesinden kan sızan!
    kalbini suların göğsüne bastır, duyacaksın kalbimizin atışlarını.

    suçlama beni

    suçlama beni böyle bırakıp gidiyorum diye
    bağrımı yakan bir yaradır bu ayrılık şimdi
    bilki kanımdadır sevişmelerin yangını
    öylece girerken gecenin bağrına
    taşıyorum sımsıcak gülümseyişini
    yaşanan günler hayatı oyarak gedikler açıyor
    durulur mu artık durgun sularda bekleyerek seheri
    talan ediliyor bahar ve aşk
    öyle bir soygun kidurulacak gibi değil
    vurmazsak eğer kendimizi yola
    yaşamak zorunlu, kurtarılırsa eğer bahar ve aşk
    ve şimdi hayat, acı yeşil bir keder renginde
    hayatın ve sevincin kederi alt ettiği yer
    kavganın ortasıdır ki
    umudun çiçeklenişi aşkın yengisidir bu
    ey anısıyla kalbimi yakan; kederlenme hemen
    ve suçlama beni böyle bırakıp gidiyorum diye.

    ahmet telli.
    5 ...
  32. 34.
  33. (bkz:sığındığım her yer adınla anılır,
    ben girerim sokağı devriyeler basar,
    bir de gülüşün eklenir kimliğime...)

    öğretmenlik yapmış, alanın da birçok ödül kazanmış şair. solcu kimliğini şiirlerine yansıtmaktan çekinmez. çoğu şiiri oldukça okunasıdır.
    2 ...
  34. 33.
  35. dostumdun sen benim adlı şiiriyle beni benden alan şair.
    1 ...
  36. 32.
  37. aşkın bünyede yarattığı acziyeti ve tükenişi en iyi tasvir eden şairdir.

    "adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
    esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum."
    3 ...
  38. 31.
  39. O bir üstat. Ahmet Telli şiirleri vazgeçilmez bir serüvenin ana parçalarıdır. Şiirlerindeki imge ve yalınlık düzeyini o kadar ustaca ayarlamakta ki, ister sanat için sanat diyin, ister halk için sanat, bu şiirleri seveceksiniz.Bir cümlesinde binbir duygu ve sorgu yumağı içinde kalabildiğim ve beni en çok etkileyen şairlerin ilki.
    1 ...
  40. 30.
  41. 29.
  42. 28.
  43. 27.
  44. 26.
  45. 'gülüşün eklenir kimliğime' ve 'kuş ölüleri satılıyor tüm çiçekçilerde' gibi derin cümleler kurabilmiş, 'aşk ise donuk' ve 'aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık' gibi mükemmel tespitler yapmış, eli öpülesi usta...
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük