ahmet muhip dıranas

entry56 galeri2
    56.
  1. Çok fakirlik çekti.

    Altında ceketi olmadığı anlaşılmasın diye, gittiği yerlerde paltosunu çıkarmadan oturmuştu...
    0 ...
  2. 55.
  3. pek bilinmez sanıyorum. 1950 seçimlerinden çok kısa bir süre önce DP'nin yarı resmi gazetesi zafer'in başyazarı mümtaz faik fenik tek parti yönetimince cezaevine gönderildikten sonra ondan kalan boşluğu kısa bir süreliğine ahmet muhip dıranas doldurmuştu. politik yoğunluklu sayılmazdı yazıları ve çok kısa sürdü bu tecrübesi zira dp iktidara geldikten hemen sonra bir basın affı çıkarınca fenik de serbest kalmış ve zafer'deki yazılarına devam etmişti. gerçi fenik de ilerleyen yıllarda dp içi hizip çekişmelerine kurban giderek yerini burhan asaf'a kaybedecekti. neyse. işte böyle şeyler de var. mesela muhafazakar cenahtan bilinen tarık buğra da 1950'lerin ortasında yeni gün'de yazılar yazmıştı. ama onunkiler daha politik yoğunlukluydu. büyük ihtimalle bunu da burada bilen yoktur iq. eved.
    3 ...
  4. 54.
  5. Çağdaşlığı yakalayan, tedaî (çağrışım) gücü yüksek, yurdu, insanı ve doğası ile barışık, alışılmadık deyiş örgüsüyle unutulmaz şiirler yazmıştır. Fahriye Abla şiiri, en ünlü şiirlerinden biridir.
    2 ...
  6. 53.
  7. ruhum gemiler uğramaz bir liman.
    0 ...
  8. 52.
  9. 51.
  10. Soyadını mahkeme kararıyla dranas'tan Dıranas'a çevirmiştir. Sanat için sanat anlayışına sahiptir. (bkz: eşlerine göre ediplerimiz)
    1 ...
  11. 50.
  12. Uyandığı zaman gökte yıldızlar,insan düşünür belki de allah var..
    5 ...
  13. 49.
  14. "Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
    Unutulmuş güzel şarkılar için
    Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
    Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
    Sesin nerde kaldı? kar içindesin!"
    2 ...
  15. 48.
  16. Bakıp imreniyorum akınına
    Şehrin üstünden geçen bulutların
    Belki gidiyorlardır yakınına
    Rüyamızı kuşatan hudutların

    dizelerinin de şairidir...
    1 ...
  17. 47.
  18. ne güzel komsumuzdun sen fahriye abla dizesinin sahibi.
    0 ...
  19. 46.
  20. Eteklerin açilirdi fahriye abla! dediği aklimda kalmiştir.
    1 ...
  21. 45.
  22. Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla...
    0 ...
  23. 44.
  24. "Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
    Uyandırmayın beni, uyanamam.
    Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
    Allah aşkına, gök, deniz aşkına
    Yağsın kar üstümüze buram buram...
    Buğulandıkça yüzü her aynanın
    Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
    Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
    Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
    Büyük yalnızlığını dünyanın."
    3 ...
  25. 43.
  26. saf(öz) şiirin temsilcilerindendir, edebiyat çalışan gençler onu ne güzel komşumuzdun sen fahriye abla olarak anarlar ve bir serenadı vardır ki kendi ellili yaşlarında olmasına karşın bir kadına yazmıştır saçlarımda çiy benzetmesi de bundandır.
    1 ...
  27. 42.
  28. Edebiyat sınavında aklıma drenajdan gelen şair.
    0 ...
  29. 41.
  30. Türk edebiyatının en iyi şairlerinden birisidir.
    Kar ve olvido şiirlerinin ruhunuzdaki aksini başka bir şiirde bulamazsınız.
    Fakat hep arka planlarda kalmış bir isimdir nedense.
    Belki de siyasi kimliği ön plana çıkmadığından bir necip fazıl yahut nazım hikmet olamamıştır.
    Oysa en az onlar kadar şairdir bu duygulu, izlenimci adam.
    0 ...
  31. 40.
  32. Cumhuriyet döneminden sorulan sınav sorularının vazgeçilmez adı.
    0 ...
  33. 39.
  34. uzaktadır her şey; gökyüzü, deniz.
    her an peşimizden koşan gölgemiz,
    özlenen limanlar, yanan yıldızlar.
    uzaktadır her şey; anneler, kızlar...

    uzaktadır her şey, hep... yalnız ölüm,
    her yerde, her an yakınımız ölüm.

    Ahmet muhip diranas.
    3 ...
  35. 38.
  36. Fransız sembolistlerini kendisine örnek alan bir şairimizdir. En güzel şiirleri arasında seranat fahriye abla gibileri yer alır. Şiirlerinde aşk, doğa, ölüm gibi temaları işler.
    1 ...
  37. 37.
  38. en güzel şiiri "kar" şiirinden her şiire biraz yağdıran şair.
    on kere de olsa bu başlığa bu şiir yazılsın:

    kardır yağan üstümüze geceden,
    yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
    ormanın uğultusuyla birlikte
    ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
    kar yağıyor üstümüze, inceden.

    sesin nerede kaldı, her günkü sesin,
    unutulmuş güzel şarkılar için
    bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
    rüzgâr gibi tâ eski anadolu'dan
    sesin nerede kaldı? kar içindesin.

    ne sabahtır bu mavilik, ne akşam
    uyandırmayın beni, uyanamam.
    kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
    allah aşkına, gök, deniz aşkına
    yağsın kar üstümüze buram buram

    buğulandıkça yüzü her aynanın
    beyaz dokusunda bu saf rüyanın
    göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
    sırf unutmak için, unutmak ey kış!
    büyük yalnızlığını dünyanın.
    *
    2 ...
  39. 36.
  40. Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla.
    0 ...
  41. 35.
  42. fahriye abla sayesinde ergenliği kolay atlatmış şairdir.
    3 ...
  43. 34.
  44. anadolu ağzını şiire ilk defa getiren şairdir kendisi , buna kadar niye kimse düşünmedi bilmiyorum amk. sanki yurt dışından özel olarak ağız getiriyoruz , yavşak modernler işte. neyse işte böyle bi adamdır bu. fahriye diye bi komşusu var , lan bi şiir yazmış bak ;

    ''hayalimde tek çizgi bir sen
    kalmışsın, sen!
    hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
    gözlerin, dişlerin ve
    ak pak gerdanınla
    ne güzel komşumuzdun sen,
    Fahriye abla''

    sonunda ''bi sikemedim seni ya la '' demek istemiş ama bence ayıp olmasın diye dememiştir. lan insan komşusuna böyle şeyler yazar mı ? terbiyesiz.

    eserleri ;
    şiirler: kırık saz, olvido, kar, serenad, fahriye abla

    oyun: gölgeler, çıkmaz, o böyle istemezdi
    3 ...
  45. 33.
  46. soyadını çok sevdiğim, türk edebiyatının kaliteli şairidir.
    0 ...
  47. 32.
  48. olvido

    Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
    Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
    Yalnızlığımızla doldurup her yeri
    Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
    Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
    Lavanta çiçeği kokan kederleri;
    Hoyrattır bu akşamüstüler daima.

    Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
    Unutuşun o tunç kapısını zorlar
    Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
    işte, doğduğun eski evdesin birden
    Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
    Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
    Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar...

    Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
    Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
    insan, yağmur kokan bir sabaha karşı
    Hatırlar bir gün bir camı açtığını,
    Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
    Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
    Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.

    Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
    Halay çeken kızlar misali kolkola.
    Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri,
    ihtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden
    Ayışığı gibi sürüklenip giden;
    Geceye bırakıp yorgun erkekleri
    Salınan etekler fısıltıyla, nazla.

    Ebedi âşığın dönüşünü bekler
    Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
    Artık olmayacak baharlar içinde.
    Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!
    Aldan, geçmiş olsa bile ümitsiz kış;
    Her garipsi ayak izi kar içinde
    Dönmeyen âşığın serptiği çiçekler.

    Ya sen! ey sen! Esen dallar arasından
    Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
    Ne istersin benden akşam saatinde?
    Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
    Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
    Hatıraların bu uyanma vaktinde
    Sensin hep, sen, esen dallar arasından.

    Ey unutuş! kapat artık pencereni,
    Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
    Çıkmaz artık sular altından o dünya.
    Bir duman yükselir gibidir kederden
    Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
    Amansız gecenle yayıl dört yanıma
    Ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/302668/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/302669/+
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük