ahmed arif

entry614 galeri35 video8
    492.
  1. -bir Leyla hikayesidir ahmed Arif.

    ikili tanıştıklarında Leyla Erbil de Ahmed Arif gibi yalnız. O dönemde mektuplaşıyorlar flörtöz bir hava var yani aralarında..

    Ama o yıllar geçtikçe araya üçüncü kişilerin neden oldukları birtakım yanlış anlamalar ve uzaklaşmalar girmiş.

    O ara Leyla Erbil eşi Mehmet ile tanışmış. Ahmed Arif ile arasındaki anlaşmazlıklar halledildiğinde ise Leyla Erbil evlilik kararını almış çoktan.

    Ahmed Arif’in bu konuda da sessiz bir kabullenişi var. Hatta Leyla Erbil’e ‘düğün hediyesi’ olarak bir de şiir gönderir: (bkz: suskun)

    ...
    Sus, kimseler duymasın,
    Duymasın, ölürüm ha.
    Aymışam yarı gece,
    Seni bulmuşam sonra.
    Seni, kaburgamın altın parçası.
    Seni, dişlerinde elma kokusu.
    Bir daha hangi ana doğurur bizi?
    ...
    11 ...
  2. 490.
  3. Hasretinden prangalar eskittim Çok manidar bir şiiridir. Sınavlarda ekseriyetle bu eseri sorulur. Bir yazar.
    4 ...
  4. 489.
  5. 488.
  6. Ben bütün bu manasız iç sıkıntılarından senin var olduğunu hatırlayarak sıyrılıyorum.
    3 ...
  7. 487.
  8. len sen gibi şair görmedim be.

    adamdır bu adam.

    hemen iliştireyim. mapusta karısından aldığı mektup üzerine kağıda yazar reyiz elinde cuğarası.

    ''mektubunu sabah aldım.. şimdi vakit akşam.. hala bir şey yemedim..''

    kim bilir kaçıncı cuğara o elindeki.
    5 ...
  9. 486.
  10. hasretinden prangalar eskiten şair.

    Öyle yıkma kendini,
    Öyle mahzun, öyle garip…
    Nerede olursan ol,
    içerde, dışarda, derste, sırada,
    Yürü üstüne üstüne,
    Tükür yüzüne celladın,
    Fırsatçının, fesatçının, hayının…
    Dayan kitap ile
    Dayan iş ile.
    Tırnak ile, diş ile,
    Umut ile, sevda ile, düş ile
    Dayan rüsva etme beni.
    5 ...
  11. 485.
  12. Gözlerinden,   
    Gözlerinden öperim,   
    Bir umudum sende,
    Anlıyor musun?
    3 ...
  13. 484.
  14. Maviye
    Maviye çalar gözlerin,
    Yangın mavisine
    Rüzgarda asi,
    Körsem,
    Senden gayrısına yoksam,
    Bozuksam,
    Can benim, düş benim,
    Ellere nesi?
    Hadi gel,
    Ay karanlık...

    itten aç,
    Yılandan çıplak,
    Vurgun ve bela
    Gelip durmuşsam kapına
    Var mı ki doymazlığım?
    ille de ille
    Sevmelerim,
    Sevmelerim gibisi?
    Oturmuş yazıcılar
    Fermanım yazar
    N'olur gel,
    Ay karanlık...

    Dört yanım puşt zulası,
    Dost yüzlü,
    Dost gülücüklü
    Cıgaramdan yanar.
    Alnım öperler,
    Suskun, hayın, çıyansı.
    Dört yanım puşt zulası,
    Dönerim dönerim çıkmaz.
    En leylim gecede ölesim tutmuş,
    Etme gel,
    Ay karanlık...
    2 ...
  15. 483.
  16. Ne zaman gözüme uyku girmese aklıma, "gene bir cehennem var yastığımda, gel artık... " dizesi aklıma gelen şair.
    2 ...
  17. 482.
  18. «Bir şair: Ahmed Arif
    Toplar dağların rüzgârlarını
    Dağıtır çocuklara erken»
    *
    6 ...
  19. 481.
  20. 479.
  21. malesef ki yaşadığı dönemde pek çokları gibi değeri bilinememiş, haksızlığa uğramıştır.
    yaşamı ve yaşanmışlığı çok içli bir şekilde kaleme dökmüştür.
    mekanı güzel olsun..
    7 ...
  22. 478.
  23. hasretinden prangalar eskittim burdan ahmet kayaya da ayrıca saygı, selam olsun.
    2 ...
  24. 477.
  25. Yeni yetme şairleri gördükçe onun hasretinden pranga eskitiyoruz. Kabri ışık dolsun.
    10 ...
  26. 476.
  27. Seni anlatabilsem seni..
    Yokluğun, cehennemin öbür adıdır
    Üşüyorum, kapama gözlerini…

    Bir insan, diğerine daha ne diyebilirdi. Nasıl ifade ederdi kendini, böyle derin.
    16 ...
  28. 475.
  29. Hasretinden prangalar eskittim
    Saçlarına kan gülleri takayım
    Bir o yana bir bu yana...

    Bir efsanedir ahmed arif. Arifane yaşamaktır onun felsefesi. Örnek aldığım şairlerdendir.
    6 ...
  30. 475.
  31. ''mektubunu sabah aldım. şimdi akşam. daha bir şey yemedim.''

    karanfil koktu buralar üstad.
    9 ...
  32. 474.
  33. 487.
  34. hasretinden prangalar eskittim. seni bağırabilsem seni...kurt uyur ,kuş uyur, zindan uydurdu. bir ben uyumadım. ard arda kaç zemheri .hasretinden prangalar eskittim. üşüyorum .kapama gözlerini.
    5 ...
  35. 486.
  36. '' öyle yıkma kendini,
    öyle mahzun, öyle garip...
    nerede olursan ol,
    içerde, dışarda, derste, sırada,
    yürü üstüne - üstüne
    tükür yüzüne celladın,
    fırsatçının, fesatçının, hayının...

    dayan kitap ile,
    dayan iş ile,
    tırnak ile, diş ile,
    umut ile, sevda ile, düş ile.
    dayan rüsva etme beni. ''

    büyük anadolu şairi.
    10 ...
  37. 485.
  38. "Sus, kimseler duymasın,
    Duymasın, ölürüm ha.
    Aymışam yarı gece,
    Seni bulmuşam sonra.
    Seni, kaburgamın altın parçası.
    Seni, dişlerinde elma kokusu.
    Bir daha hangi ana doğurur bizi?"

    Ölüm yıldönümünde saygıyla ve sevgiyle anıyorum.
    9 ...
  39. 484.
  40. ay karanlık diyorum iyi geceler.
    5 ...
  41. 483.
  42. Türk edebiyatının en özel şairlerinden birisidir bana göre. Her şiiri kendine has ve ayrı birer hikâye, yaşanmışlık.

    iyiki var oldun Ahmed ARiF..
    4 ...
  43. 482.
  44. Varamaz elim
    Ayvasına, narına can dayanamazken,
    Kırar boynumu yürürüm.
    Kurdun, kuşun bileceği hal değil,
    Sormayın hiç
    Laaaaal...
    Kara ferman çıkadursun yollara,
    Yarin bahçesi tarumar,
    Kan eder perçem
    Olancası bir tutam can,
    Kadasına, belasına sunduğum,
    Ben öleydim loooy...
    Elim boş,
    Ayağım pusu.
    Bir ben bileceğim oysa
    Ne afat sevdim.
    Bir de ağzı var dili yok
    Diyarbekir Kalesi...

    Açar,
    Kan kırmızı yediverenler
    Ve kar yağar bir yandan,
    Savrulur Karacadağ,
    Savrulur zozan...
    Bak, bıyığım buz tuttu,
    Üşüyorum da
    Zemheri de uzadıkça uzadı,
    Seni, baharmışın gibi düşünüyorum,
    Seni, Diyarbekir gibi,
    Nelere, nelere baskın gelmez ki
    Seni düşünmenin tadı...

    Hamravat suyu dondu,
    Diclede dört parmak buz,
    Biz kuyudan işliyoruz kaba - kacağa,
    Çayı kardan demliyoruz.
    Anam sır gibi saklar siyatiğini,
    "Yel" der, "Baharın geçer".
    Bacım, ikicanlı, ağır,
    Güzel kızdır, bilirsin.
    ilki bu, bir yandan saklı utanır
    Ve bir yandan korkar
    Ölürüm deyi.
    Bir can daha çoğalacağız bu kış.
    Bebeğim, neremde saklayım seni?
    Hoş gelir,
    Safa gelir,
    Ahmed Arif'in yeğeni...

    Doğdun,
    Üç gün aç tuttuk
    Üç gün meme vermedik sana
    Adiloş Bebem,
    Hasta düşmeyesin diye,
    Töremiz böyle diye,
    Saldır şimdi memeye,
    Saldır da büyü...
    Bunlar,
    Engerekler ve çıyanlardır,
    Bunlar,
    Aşımıza, ekmeğimize
    Göz koyanlardır,
    Tanı bunları,
    Tanı da büyü...
    Bu, namustur
    Künyemize kazınmış,
    Bu da sabır,
    Ağulardan süzülmüş.
    Sarıl bunlara
    Sarıl da büyü.

    Ahmed Arif
    5 ...
  45. 481.
  46. Hastayım zaten. Bu dandik sözlük de icindeki ziyan tiplere bakmadan beni caylak yapiyor. Hayir zaten arada bir siir paylasiyorum sen kim kopeksin de beni caylak yapiyorsun dingil! Neyse kufretmicem yani cok da g*tume. Guzel seyler paylasmaya devam edelim anacim.

    15 Mayıs 1954
    Ankara
    Leylâ, Canım,
    Kayb, berbat ve sessizim... Sessiz ve dolu: Allahtan ki sen varsın. Yoksa halim korkunçtu.
    Burası bir köy! Yakınlarımın bütün ısrar ve gayretine rağmen, hemen anneme gideceğim. Pazartesiye trendeyim. Eve gidince senin mektubunu bulmalıyım. Anneme ilk sorum o olacak zaten.
    Sen nasılsın ömrüm? Son telefonda canını sıktım mı? Ben artık annenden korkmuyorum. Aksine onu, kendi annemmiş gibi seviyorum. Buna ne dersin?
    Hınca hınç mısra doluyum. Kara ve yeşil fon, hepsinde hâkim. Biraz kendime geleyim, mendillerine, bluzlarına, yastığına mısralar serpeyim. Ha?
    Fotoğrafındaki “halbuki...”yi hâlâ anlayabilmiş değilim. Anlatır mısın?
    Bütün bunlar, beyhude biliyorum. Şaheser olan, benim uçakla oraya gelebilmemdir. Allah kahretsin, bu hastalık, bu rezaletler ve bu aile mecburiyetleri... Ne yapsam?
    Gözlerinden öperim canım. En çok da burnundan. Gülme, ciddi söylüyorum.
    Yarı parçan
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük