Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
dizelerinin şairi.
bir rivayete göre; ahmed arif kahveye girdiği sırada biri laf atar:" aha tek kitaplı şair geldi" diye..ahmed arif sakince yerine oturur ve yanındakine, herkesin duyacağı biçimde: "muhammed de tek kitapla peygamber olmadı mı!" der.
.........
Nicedir,
Başımıza zindan dünyamız.
Biz ki
Yarınıyız halkın,
Umudu, yüzakıyız,
Hıncı, namusu...
Şafakları,
Taaa şafakları
Hey canım,
Kalbim
Dinamit kuyusu...
bir de hani diyor ya başka bir şiirinde *seviyorum seni, çıldırasıya...
Ahmed Arif'in HAYATI 1927 yilinda Diyarbakirda dogdu, 2 Haziran 1991 tarihinde Ankarada öldü. Ortaögrenimini Diyarbakir Lisesinde tamamladi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi Felsefe Bölümü ögrencisi iken 1950de Türk Ceza Yasasinin 141. maddesine aykiri davranmak saviyla, 1952de gizli örgüt kurma saviyla iki kez tutuklandi, yargilandi ve 2 yil hüküm giydi. Cezaevi günleri sona erince Ankaradaki gazeteler ve dergilerde teknik islerle ugrasarak yasamini kazandi. Toplumcu gerçekçi siirimizin ustalarindandir. Yasadigi cografyanin duyarliligi ve halk kaynagindaki sesini hiç yitirmeden, lirik, epik ve koçaklama tarzini kusursuz bir kurguyla kullanarak, özgün, tutkulu, müthis ezgili çagdas siirler yazdi. alıntıdır.
hakkında 'onun dizeleri ve anısı,diyarbekir kalesi'nin akranıdır.o da tanıdıktır ki namertlere baş eğmeden,mertçe yaşamış ve mertçe ölmüş bir şairdir ahmed arif...' diye yazılmıştır yılmaz odabaşı tarafından.
Maviye
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...
itten aç,
Yılandan çıplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
ille de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel,
Ay karanlık...
Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş,
Etme gel,
Ay karanlık...
ve yine sevdam
seni bağırabilsem seni
dipsiz kuyulara, akan yıldıza
bir kibrit çöpüne varana
okyanusun en ıssız dalgasına
düşmüş bir kibrit çöpüne
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin
yitirmiş öpücükleri
payı yok apansız inen akşamdan
bir kadeh, bir cigara dalıp gidene
seni anlatabilsem seni
yokluğun cehennemin öbür adıdır
üşüyorum kapama gözlerini.