ahlak

    215.
  1. toplumun öngördüğü görgü kurallarına , kendi iradene , vicdanına bağlı kalmaktır.
    13 ...
  2. 224.
  3. az kişide kalan , az bulunan , azalmaya devam eden durum. ahlaklı kalabilenleri de , bozulmamaya gayret eder hale geldi zaten.
    11 ...
  4. 185.
  5. Gösterilmez.
    Dilde olmayandır.
    Kişinin içindedir.
    11 ...
  6. 273.
  7. gittikçe unutulan,
    daha doğrusu kaybolan bir kavram..

    insanı insan yapan..
    9 ...
  8. 208.
  9. yaşamın her alanında çoğunluğun doğru kabul ettikleridir genel bir kavramdır. okadar generdir ki asıl cahillik ahlak yoksunluğudur.

    örneğin; fizik bilgin yoksa fizik dünyasında yer edinemezsin, yemek pişirmek hakkında bi fikrin yoksa en basit aşçıyla konu hakkında konuşamazsın yani konu hakkında fikrin yoksa bir fizikçinin gözünde de bir aşçının gözünde de cahilsin fakat sadece fizik ve pişirmek konusunda.

    ahlaksızsan hepimizin gözünde cahilsin. okumuş olman, popüler olman, zengin olman bişeyi değiştirmez, değiştirmemeli...
    5 ...
  10. 25.
  11. hz muhammed'e ahlakı sormuşlar ; ''benim ahlakım kur'an ahlakıdır'' demiş.
    7 ...
  12. 3.
  13. toplumun kişiye koyduğu sınırlar.

    prensiplerinin büyük çoğunluğu (adam öldürmemek, hırsızlık yapmamak, ensest ilişkiye girmemek vs.) her topluma göre faydalıdır, ortaktır. genel ahlak prensipleri olarak kabul edilir.
    4 ...
  14. 193.
  15. insanın ruhuna yerleşen ve insanın fiil ve davranışların kaynağı olan onları meydana getiren huy dediğimiz alışkanlıklardır.
    4 ...
  16. 10.
  17. Ahlak, kelimesinin etimolojik açıdan kökeninin
    Arapça 'hulk'
    Yunanca 'ethos've
    Latince 'mos'; kelimelerine dayandığı kabul edilmektedir.
    Arapça 'hulk', 'huy' anlamına gelmektedir. Arapça 'ahlak-ı hamide' ve 'ahlak-ı hasene' iyi ahlak;
    'ahlak-ı zemime' ve 'ahlak-ı seyyie' ise kötü ahlak anlamlarına gelmektedir.
    ingilizce de ahlak kelimesinin karşılığı olarak kullanılan 'ethics' kelimesinin kökeni ise Yunanca 'ethos' dan gelmektedir.
    Yine ingilizce de ahlak kavramını ifade etmek üzere kullanılan 'morality' kelimesi Latince 'mos'
    kelimesinden türetilmiştir.

    Ahlak, bir sosyal bilim dalı olarak toplum içerisinde oluşmuş örf ve adetlerin,
    değer yargılarının, normların ve kuralların oluşturduğu sistem bütününü inceler.
    Busistem bütünü; bir bireyin, bir grubun ya da tüm toplumun doğru ve yanlış
    davranışlarını belirler ve yönlendirir.

    Ahlak bireyde başlar. Kişi ahlakı, aile ahlakı, lider ahlakı, eğitim ahlakı gibi ahlak gruplarında grubun kendisinin ve/veya grubun oluşturduğu toplam ahlakın temeli bireyin ahlaklı olmasıyla ilgilidir. Bireyler ahlaksız ise bireylerin oluşturduğu kurum ve gruplar ahlaksız, grup ve kurumların oluşturduğu devlet ahlaksız, devlet ve bireylerin oluşturduğu uluslar ahlaksız olur.

    Yalan söyleyen siyasetçiler, rüşvet alan devlet memurları, vergi çalan iş adamları, haksızlık yapan kamu görevlileri, işkence yapanlar, yanlış bilgilendiren öğretmenler, katiller, hırsızlar, tecavüzcüler, dolandırıcılar hepsi bir bireydir. Hiçbirisi uzaydan gelmemiştir.
    Halk herzaman temiz, herzaman masum değildir.

    Bütün bu kötülükler;
    ahlak felsefesi olmayan ve medeniyeti yanlış yorumlayarak kültürel mirasını red eden ahlaksız bireylerin oluşturduğu ahlaksız bir halk tarafından yapılmaktadır.
    4 ...
  18. 4.
  19. gitgide tukendigini anlamak icin uzaklara gitmeden sol frame e bakilmasi yeterli olan deger.
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük