Ahiret gününe iman farzdır. Ahiret günü haşirden, bütün ölenlerin diriltilmesinden başlayan sonsuz bir gündür. Kıyametin kopması, surun üfürülmesi, ölülerin diriltilmesi, kitapların verilmesi, mizanın kurulması, kulların sorguya çekilmesi, havz-ı kevser, şefaat, sırat, Cennet ve Cehennem, ahiret gününün müştemilatından olduğundan bunlara inanmak farzolduğu gibi ahiret gününden önceki kabir ahvali, berzah alemi ve kıyamet alametleri dahi sahih naslarla sabit olduğundan cümlesine inanmak farzdır. Hasılı Kur'an-ı Kerim'in haber verdiği her şeyi Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Sahih hadisleriyle sabit olan her beyanı tasdik etmek lazımdır. Bu babta fazla malumat için kelam kitaplarına müracaat edilmelidir.
Müslümanların "hiç olmaktan korkmak" ile itham edildiği konu.
Kimse hiç olmaktan korkmaz. Hatta ben keşke bu dünyaya hiç gelmeseydim derim... Ben diye bir şey hiç olmasaydı. Ben neden varım ki? Neden hiçbir şey yerine bir şeyler var?
Edit: ayrıca üzülerek okudum ki, bazı arkadaşlar mutluluğu içki içmek ve seks yapmakta görüyor. Evet çok zevkli olabilir hepsi fakat mutlu olmanın 100 yolundan sadece 2 tanesi. Ahiret yoksa bu mutluluklardan mahrum kalarak ölmüş olacakmışım. Ah be seks yapıp şişeleri devirmeden öleceğim ne hüzün.
başını alsınlar dirilmiyorum amkum. hadi zorla dirilttiler hadi zorla onu bunu yaptırdılar ama içimde hep isyan edicem. beni satın alamazsınız ruhumu satmam orospu çocukları.
insanlar cennete hep sonsuzluk ve verilen büyük armağan olarak bakıyor.
olaya ölümsüzlük olarak bakıp mutlu oluyor ama işin asıl trajedisini unutuyoruz. peki ya ölememek...
Varlığına dair şüphenin insanın bilinçaltından hiç gitmediği fenomen. Eğer şüphe olmasaydı ne diye içiyonuz lan hala içkiyi sıçkıyı, ceza var deniyor. işte burda şeytan bu şüpheyle devreye girip size plase yapmaktadır. Ya yoksa lan. Eğer gidipte dönen olaydı bu cuma müslümanları sabahlara kadar kafayı teheccüd secdesinden kaldırmazdı. Ama iman bu işte koşulsuz inanma yoksa haddinemi ulan o cehennem tasvirlerine rağmen sincity alemine dalma.
insanın bu dünyada iyi işler yaparsa mutlu olacağı tek yer.
dostlarım bazen hakikaten düşünüyorum. çok ciddi bir şekilde. neden yaşıyoruz? neden geldik bu dünyaya? amacımız ne?
insan olgunlaştıkça bazı şeyleri daha iyi anlıyor. boşuna gelmedik bu dünyaya. yaradan hepimizi bir amaç için seçti. biz insanlar ona kulluk edelim diye yaratıldık. malesef halen bunun farkında olamayanlarımız had safhada.
bu dünyada ki hazlarımıza, zevklerimize yeniliyoruz. özellikle bu aşk konusunda çok canımız yanıyor. niye bu kadar önemsiyoruz ki aşkı. zaten ölüp gitmeyecekmiyiz. neden yani neden...
neden vazgeçemiyoruz bazı şeylerden. özellikle çok sevdiğimiz bir insandan. bunlar anlıyorum ki bir sınav. allah'ın bizleri sınadığı bir sınav.
hepimiz özgür yaşıyoruz. seçimlerimiz, tercihlerimizi özgürce yapabilme hakkımız var. zaten dinimiz islam'da da geçiyor ''dinde zorlama yoktur'' diye. ister inanırsın, ister inanmazsın. senin dinin sana benim dinim bana. dolayısıyla nefsimize yenilmeyelim. şeytanın oyunlarına gelmeyelim. insanlar güçlü varlıklar, bizim isteyipte yapamayacağımız şey yoktur.
irademizi mantıklı olan neyse o yönde yapalım. tabii zaaflarımız da çok. insanın aklını şeytan çok çabuk çelebiliyor. bakın kendimden örnek vereyim. geçen gün hiç olmadık bir şekilde aklıma kumar oynamak geldi. kumar dediğim ''iddaa'' futbol oyunu. neyse kumar kumardır. ben kumara bir buçuk senedir tövbeliyim. zamanında çok oynardım. ama aklım başıma geldiğinde bıraktım. devam edecek olursam, geçen gece işte oynamayı düşündüm yani cebimde para olsa o an gidip oynayacaktım ki allah buna müsade etmedi. niye biliyormusunuz, cebimde beş kuruş para yoktu. anlattıklarım size saçma veya garip gelebilir. ben mucizelere inanan bir insanım. bazı şeyler bazı insanlara nasip, kısmet olmaz. hayatta her an her şey olabilir. bunu bilemeyiz. hayatın nereden süpriz yapacağını da bilemeyiz. bir gün bir bakar, hayatımızın aşkını buluvermişiz. bir gün de bir bakar, hayatımızın hatasını yapıvermişiz.
bende zamanında çok sevdim birisini. hemde ne sevme. tüm samimiyetimle söylüyorum bunu. ben annemden, babamdan daha çok sevmiştim ilk aşkımı. ama olmadı dostlarım, kısmet değilmiş dedim. ağladım kaç gece, durmadan ağladım. halen aklıma geldikçe ağlıyorum. tutamıyorum kendimi inanamıyorum. 2 sene geçti üstünden, halen neden ağlıyorum, diyorum kendi kendime. şu da bir gerçek dostlarım hepimizin içinde bir yerde mazoşistlik var. acı çekmekten zevk alıyoruz. bunu çok açık dille söylebilirim. şu zamanda bile ne zaman sezen aksu'dan ''seni kimler aldı'' adlı şarkısını dinlesem göz yaşlarına boğulurum. tutamam, bırakırım kendimi ağlarım... diyeceğim o ki dostlarım, olmayacak duaya amin denmez. benim ki imkansız aşk gibi birşeydi. önemli olan ne olduğumuzu bilmektir. ''the matrix'' filminde derki ''kendini tanı'' herşey burada başlar, burada biter. kendini bilmeyen insan hiç birşey başaramaz, hiç birşey elde edemez. ilk aşkımdan sonra da kimseyi sevemedim, kimse olmadı hayatımda...
arkadaşlar konuyu çok çarpıttım ama bunları anlatmak istedim ki sizde benim düştüğüm hatalara, yanlışlara düşmeyin. lütfen hem erkek, hemde kız arkadaşlarıma şunu rica edicem. her zaman söylerim. sevmeyeceğiniz kişiye umut vermeyin. bu gerçekten çok büyük günahtır. gerçi şimdi ki zamanda kimin eli kimin cebinde belli değil. ama ben inanan arkadaşlarıma, vicdanı olan dostlarıma söylüyorum. tabii ki sevicez birilerini ama o tek kişi olsun. tabiri caizze ''hayatınızın aşkı'' olsun. inşallah.
son olarak, irade (nefs) ince bir çizgidir. her an kontrolü kaybedebilirsiniz. lütfen bir şeyi yaparken 1000 kere düşünün. hiç bir şey için acele kararlar vermeyin. en önemlisi kendimize bir amaç edinelim. o da Allah için yaşamak olmalı.
Genelde Ortadoğu kökenli bazı dinlerde ölümden sonra gidileceğine inanılan sonsuz yaşam âlemi. Birçok dinde ahiretin ortak noktası iyilerin gideceği bir cennet ve kötülerin gideceği bir cehennem bulunmasıdır.