ah muhsin ünlü

entry401 galeri15 video1
    350.
  1. "Kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor, gözlerime baka baka "aşk" diyorsun." demiş bir keresinde.
    4 ...
  2. 349.
  3. sıkıcı şiirlerin yazarı. inkar edilemez bir özgünlüğü mevcut fakat bunda aşırıya kacmasi onu itici yapmış. duygulara hitap etmiyor.bi heyecan uyandirmiyor.sanki,görüntü için yazmış şiirlerini. kelime oyunları yapmış. bu şiirini duygusuzlastirmis.
    3 ...
  4. 348.
  5. bana haydi ic de cay koyayim adli yazari hatirlatan sair yazar muzisyen.
    0 ...
  6. 347.
  7. "sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
    belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
    bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
    yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün."
    2 ...
  8. 346.
  9. 've damarlarımda akan toprak
    Bir sırrı vaktinden önce saklayıvermişim
    Cümle coğrafya ve dahi dağları sıkıntı basmış.
    Ben artık sürekli hançerlenirim
    iki tiren öpüştü mü kondüktör yanar?

    Ah sen bana bakma tiyatrolarımı taşra tertibler
    Benim anlattıklarımla biraz heterodoks kaçabilir sevgilim
    Yani hükmetsene aksine ki, bir bin yıl sırtımızda
    paklanmayacak
    Ve Allah'ın isa isminde bir sevgilisi yok!

    Evet bugünlerde biraz siyaset ehli çocuklar olduk
    Mesela bundan böyle senin adın Petrus olsun sevgilim
    Ki bir ağaca teşekkür etmek için davranıyorum da bazen
    Oluk oluk pantolonlar devriliyor kanatlarıma

    Ve şimdi ben sevgilim
    Sana beyaz renginde çoraplar temizliyorum
    ağlayarak.
    Ve lal ve gül ve döl, ' ve damarlarımda akan toprak
    Ve sonra eczama saplanan o tersinden lunapark
    O kült, o hırkalar

    Ah nasıl da lezzetli asalar birikiyor kirpiklerimde
    Ve kooperatifler boyu gül koklayan beynelmilel Varakalar!

    Gidişini başka türlü açıklayamıyorum.
    4 ...
  10. 345.
  11. -çayevlerine gereken özeni göstermeliyiz.-
    4 ...
  12. 344.
  13. yeniden ve yeniden bu şiir düşmeli aklımıza.

    Alper’den 700 lira borç aldım bugün
    israil Devleti gömülsün diye karanlıklara!
    Çünkü eğer borcu varsa bir mazlumun
    Başka bir mazluma
    Bir mazluma
    Mazlum…
    Sevgilim
    Tam buraya uygun bir ayet bulamıyorum.
    Oysa ne çok ayet vardı 90’larda…
    Baktığımız her yerde ayrı bir Allah
    Gördüğümüz her peygamber yeni bir mağara.
    insan olmak bizatihi sansasyoneldir.
    Diline döktüğüm dilleri hatırlasana…
    Alper bana 700 lira borç verdi bugün
    israil kaç mermi yapabilir bu parayla?
    Tarık Ali’nin Muhammed ikbal için söyledikleri doğru mu?
    Frengiden öldü diyor Lahor pavyonlarında.
    işte 90’larda böyle şeyler düşündük biz sevgilim
    Düşündük şiir yazınca temizlenir ülkemiz.
    Şimdi ikbal cennette, Tarık Ali ingiliz
    Merminin de biliyorsun, bini bir para
    Ve diyelim ki Humeyni’yi de seviyorum Jack Daniel’ı da
    Diyelim ki ev kirasından muaftır bütün şehir
    Diyelim ki zalimler de centilmen olabilirler…
    Bana duyduğun sevgiyi azımsasana!
    Lira bana Alper borç bugün verdi 700.
    Hemen iki paket Malbora, biraz mızrak, biraz kuz.
    Bilhassa ecnebi reyonundan seçtim bunları sevgilim
    Fosforun pişirdiği çocuklarda bulunsun tuzumuz.
    Ah evet biliyorum demode lakırdılar bunlar
    Demode irrasyonalizm, antikapitalizm demode.
    Dünya kocaman bir köy, en iyi sigara Malbora
    Araplar arkadan vururlar, meşru bir ülke israil.
    Eğer bir gemi dolusu hayvan
    Haksız yere böğürüyorsa
    "" Ölen her zaman suçludur ne yapabilir ki katil?
    Biliyorsun zalimin dediği olur Ortadoğu’da
    Dur küfretme. Zalimler de Allah’a dahil! ""
    Söylemiş miydim Alper’in bana borç verdiğini?
    Mızrak aldım, çok arabesk, fazla anakronik.
    Kuz desen; alnım açık, dolaşmam kuytularda.
    Belki de lirayı kapar kapmaz 700
    Yüzümü dönmeliydim olduğu gibi batıya.
    Bir bakmışım karşıdan Tarık Ali geliyor
    Hey bayım; şu var ya; şu koca London Bridge…
    90’larda espriler hep böyleydi sevgilim
    Çok açık göstermeci, nobran, edepsiz ve kitsch!
    90’larda zalimler biraz racon bilirdi.
    Karıları çocukları köpekleri olurdu.
    Yalnız kalan bir zalim Allah’ı düşünürdü
    Dur gevşeme. Zulüm, Allah’tan hariç!
    Ah o gemide ben de olsaydım eğer
    Mızrağı sallardım Aştot’a kadar
    Belki gider çirkin bir faşiste değer
    Belki de bir masumun tam kafasına.
    Ama savaş böyleymiş bazen siviller
    Ölebilirlermiş devlet uğruna.
    90’lar bitti artık onlar var ve hey
    "" Siz devlete inanan bütün reziller
    Cehennemde karşıma çıktığınızda
    Öyle bir yumruk patlatacağım ki tam burnunuza
    Hayatınız Gazze şeridi gibi geçerken gözünüzden
    Anlayacaksınız Allah ne demek ""
    Ahlak ne demek
    Ve rüya…
    Bu sözlerimi cennet ehline aynen ilet sevgilim:
    "" Devletin bekasının da Allah belasını versin
    Malboranın da! ""

    Ah Muhsin Ünlü
    8 ...
  14. 343.
  15. şiirleri kadar mahlası da bi o kadar içli, bi o kadar hüzünlü şairdir.
    1 ...
  16. 342.
  17. ah aşk!
    bir topluluğun fotoğraf çektirdikten sonra dağıldığı an.
    4 ...
  18. 341.
  19. Resulullahla benim aramdaki farklar adlı şiiri çok feci vurmuştur.
    1 ...
  20. 340.
  21. Seni Seviyorum Ağlıyor Musun?
    sevmenin her türlüsünü bulduk buluşturduk. bir araya getirdik. kendimize kattık. sana arabi’nin aşk teorisi’ni ağlatmıştım bir gün. ikincisini daha bir senmiştin. durup durup anlamalarımı da kendine mal ediyordun. mülkiyet hoş birdi. beni mülkmüştün. gene mülksene.
    3 ...
  22. 339.
  23. kadınlar şairleri sever ama müteahhitlerle evlenir.
    7 ...
  24. 338.
  25. "sen beni öpersen belki ben fransız olurum.."
    Bir şair.
    Edit: ya bunu sürekli soruyorum ama bir insan bunu neden eksiler? Sen bu dizeden güzel misin de bunu eksiliyorsun? Tamam sakinim.
    3 ...
  26. 337.
  27. "Fotoğrafı Vel Asr ile açıkla" derdi babam...
    Kuyulardır, derindir, içinde adam vardır.
    Yusuf bile düşmüştür Aleyhisselam...
    11 ...
  28. 336.
  29. samimi buldugum,
    sairdir.
    yazardir.
    yonetmendir.
    adamdir.
    candir.
    2 ...
  30. 335.
  31. yokluğun bulunmama lacivert lavlar akıtır.
    2 ...
  32. 334.
  33. 333.
  34. 332.
  35. ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum
    çünkü bu,
    seni seviyorumun içine nal salmak demektir
    ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur
    oysa seni sevmem toplumu meşru kılar
    ve gitmen beni dile indirger sevgilim
    3 ...
  36. 331.
  37. 'sevgili şeyhim;
    ben allah'ı çok seviyorum.
    onu düşününce içim titriyor; elim - ayağım - soluğum, her şeyim kesiliyor.
    ama o'na bir türlü açılamıyorum.
    ne yapmalıyım?'
    2 ...
  38. 330.
  39. 'burası dünya yahu, burası bu kadar işte!'
    1 ...
  40. 329.
  41. Geçen kocaeliye gittim kulağımda söz Ah Muhsin Ünlü yorum Ali atay kocaelisin sen bizim canımız. Hiç susmadı iki gün yalnız kaldığım hiçbir an. Ve biliyorum ki ne zaman yine gitsem yine aynısı olacak.
    0 ...
  42. 328.
  43. bazen çok korkuyorum.
    ama bu; aslanlarımı açıklamama engel olmuyor
    çünkü fena halde yaraşıyor birbirine gece ve balta
    ve anneciğim derdi vardı neyin altına giysen olur bir siyah pantolonum şimdi gibi ay!
    tekhnem dolu müfsidle!
    bu da caddelerden derviş dervişegelmeme mâni değildir
    yolları ay bastı mı lambalara koşuyorum ya, bundan
    bunun için kent nesnesi o bıçakla bakunin’di deştiğim
    ki ben devletin taş kestiğini en baştan bilirdim
    isa’yı polise doğru
    lttuğum zaman.
    ellerini el olarak tutmak istiyor ellerim
    de ki bunun kaburgamdaki kiliseyle ilgisi yok değildir
    zaten en az on iki kişiden biri haindir
    ama gözlerimi öyle yırtma annem ilkokul öğretmeniydi benim!

    sokaklara çıkıyorum sonra kedilerden görüyorum
    gazinolardan
    inanmazsın bir taşra kurmuşlar aynı bize bakıyor
    bir yanım asaf halet söylüyor diğer yanım fabrika
    bir şiiri birkaç kalemle yazmak lazımdır geliyor bana
    bugün yepyeni bir imparatorluk öğreniyorum
    ekmeğin ağırlığından da yeni bir imparatorluk
    örneğin gül dönüyor bir beygiri tasfiye ediyor şair
    arabca akdeniz diyor ben
    aynadan dönüyorum ayna
    benden dönmüyor.

    çok sihirli bir kabri söndürüyorum
    bir havari morfin gibi anne söylüyor
    ağlıyorum bak bir çocuk bak bir çocuk bak
    bak bir çocuk çok kötü bir gömlek kuruyor.
    belki de yangın çıksa ve ikna edilmiş olurum
    torbamı topluyorum ve annem şarkı dinlemiş olur
    korkuyorum çobanım yok metal nazlı pim aktif
    çözmüyorum çözersem kın fena halde kalınlaşıyor.
    manchesterden geliyorlar ve liverpooldan geldiler
    birazdan padişah mı öldürecekler dedim
    bir milyon kadardılar ah atları vardı
    artık seni bir çiçek yerine kopartmak
    istiyorum sevgilim.
    işte sahneden indim ve öpüyorum ağzından
    annem meç yaptırmazsa iftara geç gelir haz
    ey sıkıntının sevdiğim aritmetiği
    söyle banabana söyle; bir kere daha kabz?

    `inanmışım kaybetmek esrarıdır esrarın
    çıldırmış bir vaşak gibi kaybediyorum`
    ipimden kurtulmuşum kaybediyorum
    birleşmiyor ellerimiz haykırıyor trapez
    tanklar tank olup geçiyor üstümüzden
    helvetius haklı devlet şaşkın piyanist kara
    memleket sana rağmen ket vururken yarama
    şu çıplak çocuk şu tüyük bürk şairi ben
    -ve emir ‘kun’ diyor, doğruluyorum-
    bu ülke’den daha bıçkın tamlama bilmiyorum.
    `ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum!
    çünkü bu,
    seni seviyorum içine nal salmak demektir.
    ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur.
    oysa seni sevmem toplumu meşru kılar
    ve gitmen beni dile indirger sevgilim.`

    zaten kırılmış bir kızsın şimdi dövülmüş bir av
    yanmış ırmaklar öneriyorsun toy bedenine
    kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor
    gözlerime baka baka ağlayıp aşk diyorsun
    bir tekkenin ortasına sirk treni devriliyor.
    ki hala çocuk övmeye duruyorsam bu
    ‘şehrin en uzak yerinden gelen o’nunla
    ve izmit’le ve fargo’yla ve horasan’la
    ve hafıs’ın beni eve götürdüğü kınla ilgili bir matkabı
    girdiği çene kemiğiyle birlikte söküp
    şu karşıki düğün salonuna ilave edemememdendir.
    yoksa lar ve ortaokul öğretmenleri giremesinler diye
    babam ve bilhassa dedem
    mahallemize yeterinde toplu polis gönderilmesi konusunda
    gerekli telefonları etmiş durumdalar sevgilim!

    ama yine de sırf sen sürdürebil diye ayın alnında melekçe
    ve şüpheye düşmeden kelebek besleyebilsin diye bir padişah açıkça
    benim alıp kını
    öte yana geçmem gerektir
    içinden memleketi çekeyim diye.
    hem düşünsene;
    bu bizi nasıl imparatorlaştırır!
    yoo, hayır! omzunu açma. omzun ideoloji taşır.
    ve fakat ‘dil’e rağmen bütün bunlar sevgilim
    ayaklarına beyaz çoraplar giydirmek istemediğim anlamına gelmeyebilir.

    çünkü bak süleyman bu sayfadan henüz geçmiş gibi gül lekesi
    ve apaçık kudüsmüş bir zebrayım ben uzun menzilli şiirlere şikar!
    elbet bir gün batar, kuşlar döner, çarmıh baştan düzenlenir
    ve bana tertemiz eller verir cezayirli o tüccar.
    o vakit sana bakıyorum kadar büyür akdeniz
    cumhuriyetin tersinden tertib ettiği çarşılar gibi
    sonra uzun süre bir takibediliyormuşum hissi…
    siz hiç yahudi bir minibüs şöförü düşlediniz mi?
    2 ...
  44. 327.
  45. alper’den 700 lira borç aldım bugün
    israil devleti gömülsün diye karanlıklara!
    çünkü eğer borcu varsa bir mazlumun
    başka bir mazluma
    bir mazluma
    mazlum…
    sevgilim
    tam buraya uygun bir ayet bulamıyorum.
    oysa ne çok ayet vardı 90’larda…
    baktığımız her yerde ayrı bir allah
    gördüğümüz her peygamber yeni bir mağara.
    insan olmak bizatihi sansasyoneldir.
    diline döktüğüm dilleri hatırlasana…

    alper bana 700 lira borç verdi bugün
    israil kaç mermi yapabilir bu parayla?
    tarık ali’nin muhammed ikbal için söyledikleri doğru mu?
    frengiden öldü diyor lahor pavyonlarında.
    işte 90’larda böyle şeyler düşündük biz sevgilim
    düşündük şiir yazınca temizlenir ülkemiz.
    şimdi ikbal cennette, tarık ali ingiliz
    merminin de biliyorsun, bini bir para
    ve diyelim ki humeyni’yi de seviyorum jack daniel’ı da
    diyelim ki ev kirasından muaftır bütün şehir
    diyelim ki zalimler de centilmen olabilirler…
    bana duyduğun sevgiyi azımsasana!
    lira bana alper borç bugün verdi 700.
    hemen iki paket malbora, biraz mızrak, biraz kuz.
    bilhassa ecnebi reyonundan seçtim bunları sevgilim
    fosforun pişirdiği çocuklarda bulunsun tuzumuz.
    ah evet biliyorum demode lakırdılar bunlar
    demode irrasyonalizm, antikapitalizm demode.
    dünya kocaman bir köy, en iyi sigara malbora
    araplar arkadan vururlar, meşru bir ülke israil.
    eğer bir gemi dolusu hayvan
    haksız yere böğürüyorsa
    ölen her zaman suçludur ne yapabilir ki katil?
    biliyorsun zalimin dediği olur ortadoğu’da
    dur küfretme. zalimler de allah’a dahil!

    söylemiş miydim alper’in bana borç verdiğini?
    mızrak aldım, çok arabesk, fazla anakronik.
    kuz desen; alnım açık, dolaşmam kuytularda.
    belki de lirayı kapar kapmaz 700
    yüzümü dönmeliydim olduğu gibi batıya.
    bir bakmışım karşıdan tarık ali geliyor
    hey bayım; şu var ya; şu koca london bridge…
    90’larda espriler hep böyleydi sevgilim
    çok açık göstermeci, nobran, edepsiz ve kitsch!
    90’larda zalimler biraz racon bilirdi.
    karıları çocukları köpekleri olurdu.
    yalnız kalan bir zalim allah’ı düşünürdü
    dur gevşeme. zulüm, allah’tan hariç!
    ah o gemide ben de olsaydım eğer
    mızrağı sallardım aştot’a kadar
    belki gider çirkin bir faşiste değer
    belki de bir masumun tam kafasına.
    ama savaş böyleymiş bazen siviller
    ölebilirlermiş devlet uğruna.
    90’lar bitti artık onlar var ve hey
    siz devlete inanan bütün reziller
    cehennemde karşıma çıktığınızda
    öyle bir yumruk patlatacağım ki tam burnunuza
    hayatınız gazze şeridi gibi geçerken gözünüzden
    anlayacaksınız allah ne demek
    ahlak ne demek
    ve rüya…
    bu sözlerimi cennet ehline aynen ilet sevgilim:
    devletin bekasının da allah belasını versin
    malboranın da!
    1 ...
  46. 326.
  47. intihar haramdı,biz de yüzümüzü astık.
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük