7 günde 2 kilo verdiren, konuşturmayan, acı çektiren, yemek yedirtmeyen lanet yara. söylenen bütün ilaçları ve yöntemleri kullandım. geçmiyor bu meret.
tedavisi ve sebebi tam olarak bilinmemektedir, fakat bazı türlerinde gece, ağızı sekrakı ile çalkalayıp, su içme, yıkama gibi faaliyetlerde bulunmadan yatarsanız, ertesi gün azaldığını göreceksiniz. 2 gece tekrarında aft'dan kurtulabilirsiniz ama garantisi yok*.
tuzun hiç bir naneye yaramadığı ibnemsi beyazcıklar. tuzla gargara yaptım sonuç yok dayanamadım direk tuzu sürdüm sonuç var beyazlıklar patladı artık ciğer gibi kıpkırmızı. 1 hafta oldu hala acıyor. dişçiye gittiğinizde soğuk almışsın bekle geçer diyorlar. ben o dişçilere bir geçeceğim ama neyse.
ömrümün 3 gününü karartan yemeden içmeden kesen şiştiği için sürekli ısırmak suretiyle çığlıklarımla ailenin adrenalin kaynağı olmamı sağlamış illet. canımdan bezdim lan neyse ki ilacını buldum kuru karanfil atıp ağzınızda çiğneyin eşşek derisi gibi uyuşturuyor en azından bi kaç saat rahatlatıyor.. bi de mevsimi değil ama kara dut off acaip iyi geliyor koca karı ilaçlarını bana sorun saçların çabuk uzaması içinde sirke öneriyorum elma sirkesi ama konumuzla ilgisi yok!
bir efsanedir.
geçirenlerin adını duydukları an yüzünü ekşitip sövmelerine sebep olur.
stresle alakası olduğunu bizzat deneyimledim bu yaşıma dek. ne yazık ki b vitamini eksikliğiyle alakası olduğunu da gördüm. ancak bunca vakte nasıl geçeceğini hala öğrenemedim. acısı bile geçmiyor. hatta şu anda hayatımdaki en büyüklükte ilk 3'e giren bir hedeyle uğraşıyorum. hızını alamazsa 1. olacak gibi, her gün büyüyüyor. sana geliyorum allah'ım. ağzım tamamen aft olacak. sonra ben de aft olacağım sonra bembeyaz olacağım. **
yemek yemeyi işkenceye dönüştüren, acı verici ağız yarasıdır. konuşmayı bile etkileyebilmektedir. tuzlu, sirkeli, limonlu bir gıdayı tükettiğiniz an ağızda bayram havası estirir.
doğduğumdan beri sık sık dilimde, yanağımda, damağımda çıkan; biri ankara biri hacettepe üni. hastanelerinde iki defa araştırma yapılmasına rağmen bir sebebinin bulunmadığı (behçet vb.); kullanmadığım krem, gargara, sprey kalmamasına rağmen çıkışını önleyemediğim ve çok acı çekmeme sebep olan yaralar. rahmetli babaannemde de olurmuş ve babamda da aynı şekilde olmaktadır bu yaralar. stres, vitaminsizlikten değil düzenli olarak başıma gelen çaresiz çektiğim ve çekeceğim genetik ıstırap sebebim.
bir diğer ince hastalıktır kendisi. agzınızda çogu zaman koloni halinde çıkan, baktıgınızda sanki ayın kraterlerini izliyormuşsunuz hissi veren, beyaz mı beyaz işkence pıtırcıgı.
Bir çoğunun asıl sebebi bilinmeyen, ancak bir virüsten dolayı ortaya çıktığı veya bağışıklık sisteminin bozukluğuyla ilgili olduğu sanılan, ağızda, dudaklarda ve dil sathında küçük ülserler (doku harabiyetleri) ile seyreden bir hastalık. baş belasıdır, insanı konuşmaktan ve yemek yemekten nefret ettirir. Tedaviye rağmen 1-2 hafta sürer. Bazan biri iyileşirken biri yeniden çıkar. b ve c vitaminlerinin alınması gerekir.
tantum verde gibi gargara ve spreyler bu donemlerde acınızı dindirebilir. ama iyilestirici etkisi fazla yoktur. yarayı lokal olarak uyusturarak gecici bir rahatlama saglayabilir. bi hafta yanınızda kucuk spreylerden bulundurun ve acıdıkca sıkın derim.
sitresten çıktığı söylendiği için kendimi "sitresliyim galiba" diye sitresli olduğuma inandırdığım yara. ama şuna eminim ki bu yara yüzünden sitres yapıyorum. küçücük bir yara nasıl bu kadar acıyabilir dedirtiyor her seferinde. kenacort a kullanarak daha kısa sürede tedavi edilebiliniyor. yaranın yüzeyini kaplayıp yaranın kurumasını sağlayan bu ilacın bildiğim tek kötü yanı içerisinde kortizon içermesi.
lakin insan bu yaraya katlanamayıp şişe şişe kortizon içmeye bile razı olabilir sanırım.