Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına, petrol ve elmas madenlerine sahip olan kara kıta, bu halde olmanın sebebi para mı? gıda mı? Her ülkeye bir nebze Afrikalı çocukların kanı bulaştı.
Afrika topraklarına sömürgeci bir gözle bakıldığı zaman, oranın yeraltı, yerüstü zenginliklerini, insan gücünü kullanmak geliyor insanın aklına ki bunu yaptılar. O kadar çok karıştırdılar ki afrika toplumlarını kendi içlerinde, aklıma gelen en acı örnek; iki siyahi topluluğu burun ölçüsü farkından dolayı Tutsi ve Huttu diye ikiye bile ayırıp birbirlerini yoketmelerini sağladılar, zalimliklerini Afrika kıtasına taşıdılar. Üzücü.
Renklerinden dolayı 2. sınıf insan muamelesi gören bu toprağın insanları aslında insanlık tarihine ışık tutan toplumdurlar. kültür ve sanatta çok ileride olduklarını düşünüyorum, yaşadıkları acılarla birleştiği zaman bu çekilmiş çileler ortaya güzel sanat eserleri koyuyorlar. Batı dünyası tarafından elde avuçta tutulup kötü işler yapılması için olanak sağlanan devlet liderleri de oldu orada fakat nelson mandela, Lumumba gibi kendi toprağının insanları için (beyaz insanlar da dahil) güzel şeyler yapmayı amaç edinenlerde oldu..
talihsizliklerin kıtası. 1870'de kıtanın ancak 10/1 sömürge iken; 1890 yılına varındığında sömürge olmayan kısım sadece 10/1 idi. bugün dahi: özgürlüklerine kavuşmuş olmalarına karşın, birçok açıdan dışa bağımlı olmasının yanısıra; iç savaşlar ile boğuşmaktadırlar.
''Afrikayı anlamak için dört rengi bilmek yeter. Sarı! Sıcağın rengidir. Yeşil! Her yeri kuşatmış ormanın rengi. Siyah! Karşında oturan benim derimin rengi. Ve kırmızı! Üzerinde oturduğunuz toprağın sahibi olabilmek uğruna dökülmüş kanın rengi...'' sayfa/366 Kinyas ve Kayra/Hakan Günday
hayır ben burdaki açları anlamıyorum.
Ailesi ile tüm gün sadece donla 3-4 çocuğuyla birlikte çadırın önünde oturuyor. Gözlerinin, ağızların kenarlarına sinekler konuyor. Adamın sinekleri kovaliycak takati yok. Tutmuş 4 çocuk yapmış.
Yani bakıyorum o sinekler tüm gün orda ve 1 kere elini kaldıramıyor adamın enerjisi yok o harekete bile.
yoksulluğun kader olduğu bir kıta batısı doğusuna göre daha refah olan bir kıta şerefsiz insanların sömürdüğü kıta gün gelecek o insanlarda sizi sömürecek.
kurak iklimin tam ortasında, tek bir sokak lambası olmak isterdim.
sade ve tek olmak çok daha fazla değer biçtirirdi herhalde bana. kıymetli olurdum o zaman. belki çocuklar sarılırdı soğuk gövdeme. onların sıcaklığı hala var olan kalbime işleyiverirdi.
ne hoş olurdu.
işte bu da benim hayalimdi lambayken...
hayaller gerçek olamadı, yine.
kendisine bir kez göz ucuyla bile bakılmayan sıradan bir sokak lambası olarak kaldım. yanımda duran, geçen insanlara beni sorsanız, tanır mı acaba? ama afrika'da olsaydım, tanırlardı işte.