Fakat acı çeken dostun varsa, acısına dinlenme yeri ol,
sert bir yatak gibi ama, asker yatağı gibi:
onun en çok böyle yararsın işine.
Ve dostun biri sana kötülük ederse, şöyle de:
"Bana ettiğini sana bağışlıyorum;
ama kendine ettiğini, - onu nasıl bağışlarım !"
Böyle buyurur her büyük sevgi:
o bağışlamayı da, acımayı da alteder.
Kişi yüreğini sıkı tutmalı:
onu bir koyverdin mi,
kafanı da pek çabuk kaçırırsın!
Eninde sonunda bu bebek ölecek..Onu öldürmek gerçekten çok kolay..Peki bu çocuk sadece ölmek için mi doğdu? Bu çocuk yaşamak için elinden geleni yapıyor ve bedelini ödüyor. Fakat kazandığı tek şey.. Ölüm..Diğer taraftan başka insanları öldürmelerine rağmen yaşamaya devam eden insanlar var..Yaşamak için ne kadar çabalarsan çabala, zamanın geldiğinde ölürsün. Bunu zenginlik ve itibara sahip, mutlu bir hayat süren insanlarla kıyasla. Bu adaletsiz değil mi? Dünya aslında çok acımasız. Gerçi aynı zamanda bu yüzden güzel olduğunu da söyleyebilirsin. Eşit takas dediğin şey sadece zayıfların kendilerini avutmaları için bir bahane. Bir bedel ödemişlerse daha mutlu olmaları lazımdı. FMA
Asıl açıklanması gereken aç insanın neden çaldığı ya da sömürülen adamın neden grev yaptığı değil, neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülen adamların çoğunun greve gitmediğidir.
wilhelm reich.