sene 1983. tozlu bir ağustos öğleni, bayrampaşa-topkapı minibüsündesiniz. bir tekstil atölyesinde ömür bitiyorsunuz, sevdiğiniz kızı 15 gün önce başkasına vermişler, bugün evleniyor. üstelik bu kız kapı komşunuz. üzerinizde bir beyaz gömlek, almanyadan ithal bir kot pantolon.
bu şarkı az bile.
sonuç olarak; insanların bu tür yaşanmışlıkları bir şekilde mutlaka vardır. "müslüm çok iyi baba yeeeaaaa" demeden önce tekrar düşünün. bunlar bir anadolu evladının, muhtemelen dokunmaya kıyamadığı kıza olan feryadı. bunlar soğuk bir istanbul gecesi, 15 metrekare bir bekar odasına tercüman olan şarkılar. bunlar delik ayakkabımızla delikanlılık taslayışımız bizim. sevmemek imkansız.
--spoiler--
can: abi ama nasıl sıkıcı bi toplantı. konuşmacı adam böyle yavaş çekimde falan konuşuyor ben artık uyuya kaldım kalıcam. derken kafamın arkasından bir hapşırma sesi geldi. kulağımın yanından küçük yeşil bişey zırt diye geçti.
ılgaz: =)))
aybige: ay cancım iğrençsin yani bunu anlatmak zorunda mısın?
can: yaa sen yapınca iğrenç olmuyo ben anlatınca iğrenç oluyo.
aybige: ay karda kışta 40 derece ateşle geldim ben oraya biliyosun!
can: canım herneyse. abi beni bi gerginlik aldı, ya diyorum bu herif bi daha hapşırırsa! ya bu kez kafama isabet ettirirse! o toplantı benim için bitmedi gitti!
aybige: ama sonra ne oldu?
can: haa. toplantı bitince ulan kim bu ayı diye arkamı bi döndüm..
aybige: tabi o ayı ben oluyorum.
can: kalktım hemen mendil uzattım centilmence hanımefendiye.
aybige: hıı tabi çok centilmen kıpkırmızı olmuştun.
can: hayır hiç de bile, hem halinden bayağı memnundun sen de.
--spoiler--
can: ılgaz bişey sorcam sana.
ılgaz: evet.
can: ama doğru cevap vereceksin.
ılgaz: nedir?
can: aybigeyle ilgili. ılgaz biz senle arkadaşız di mi?
ılgaz: evet abi.
can: yani çocukluktan beri tanırız birbirimizin her b*kunu biliriz.
ılgaz: evet abi biliriz.
can: ya aybige bana bu satranç takımı hikayesini anlattı. usta kız sana hediye almış geri yollamışsın. ya tamam bak ılgaz sen çocukluğumuzdan beridir biraz farklısındır evet antikasındır. ama kaba bi herif değilsindir be oğlum. ben daha önce aybigeye yaptığın bu şeyi başkasına yaptığını görmedim.
ılgaz: özür dilerim...
can: yani diyceğim şu. sen birine böyle davranıyorsan, bunun bi sebebi olmalı..
ılgaz: nasıl?
can: yani benim göremediğim bişey mi görüyosun bu kızda?
ılgaz: yok abi ne olacak senin göremediğin?
can: ne bileyim. yani ben şu anda çok aşığım falan ya, acaba diyorum çok büyük bişeye mi atlıyorum... ne bileyim ulan ben sen neptünlü değil misin? bak varsa bişey allah aşkına söyle.
ılgaz: yok abi ne olacak ?!
can: ne bileyim ulan ben de onu soruyorum niye soğuk davranıyosun kıza. ne var onda hoşlanmadığın?
ılgaz: hiçbişey !?
can: emin misin?
ılgaz: ...
can: emin misin dedim?
ılgaz: evet eminim! aybige iyi bi kız! sonra ince ruhlu birine benziyor. ne bileyim kimsede olmayan bi havası var. böyle masal prensesi gibi. sanki bu dünyadan değilmiş gibi. bambaşka bi güzellik. kokusu bile başkaymış *
can: kokusu mu?
ılgaz: ...
can: di mi lan ben almıştım. *
--spoiler--
aşk filmi. açıkcası filmde birşeyler eksik gibiydi . bitiyor ama insanın içinde '' ee bu muydu amk ? ! '' feryadını kopartıyor.filmin en harika yanı sonunda çalan şarkı ve tabiki ahmet mümtaz taylan'ın oyunculuğu. adam oynuyor , hissetiriyor , yaşatıyor arkadaş ! helal olsun sana koca adam .
Müziklerini Demet Sağıroğlunun yaptığı Adını sen koy isimli parçayla insanı bu diyardan alıp başka diyarlara götüren çok başka bir dram/aşk filmi. Senaryo beklenmedik şekilde gelişiyor yer yer ve aslında olması gerektiği gibi bitmiyor. izlenilesi.
o kadar acidim ki izledikten sonra ona harcadigim zamana. arkadasin askina asik olma güzel bir konu aslinda, filmin oyunculari da iyi mekan ve cekimler de ama konu o kadar bos ve sacmaydi ki izledikten sonra "ne oldu simdi" diyor insan.
fakat ahmet mümtaz taylan ve ali il icin izlenir. onlar cok iyiydiler onun disinda gercekten zaman kaybi.