kışın bölge dışına çıkıldığında,mesela konya, birden kar ysğmaya başlayınca:
"hıoeouaaaaueaaaaaaaaaaaaaa laaan kar yağğğyo kalkın kalkııııııııın " diye çığlık atıp sanki kıçına meteor düşmüş gibi bi oraya bi buraya koşmak, konyalı arkadaşların götleriyle gülmelerine sebep olmaktır.
Adana Kebabını, şırdanı, şalgamı, bici biciyi ve siyah şalvarı adeta kutsal görmektir. Ayrıca;
--spoiler--
ADANA, kardeşliktir,
"bize gidelim" dir,
"bizde yiyelim" dir,
"bizde kalalım" dır.
"Bende para var oğlum sen gel" dir.
Beraber dayak yiyip kahkahalarla seneler boyu hatırlamaktır...
Sevgidir ADANA.
izmirli, istanbullu gibi denizini boğazını değil, sebepsiz yere seversin ADANA' YI.
Tıpkı anneni sever gibi karşılık beklemeden...
Annelerin oğullarını gönderirken "dikkatli ol oğlum" değil de,
"kimseye bulaşma oğlum" dediği yerdir ADANA...
"Yanında kız arkadaşı var boşver" dir ADANA...
içindeki Anadolu hamurunu kaybetmeyen tek büyük şehirdir...
işte bu yüzdendir ki; sizin orada dost dediklerinize,
biz ADANA'da gardaş deriz...
--spoiler--
bir anda parlayıp bir anda sönebilmektir. her zaman kavga etmeye meyilli olan ama aslında iyi niyetli biri olmaktır. damarına basıldığında gözü hiç bir şey görmemek, kendine geldiğinde yaptıklarından pişman olmaktır.
o gazipaşa, merkez park, eskibaraj, ziyapaşa, atatürk caddesi, çarşı, çakmak caddesi, adnan menderes, sevgi adası, üniversitenin oralar falan varya, işte oraları özlemektir. *
Kahvehanede otururken dört sandalye birden kullanabilmektir.
Eller iki tarafa açılır, birerden iki sandalye ellere gider.
Ayaklar uzatılır, ayağın altına da bir sandalye konulur.
Oturulan yerde de bir sandalye ile, toplamda dört sandalye kullanılır
bici bici yemektir, şalgam içmektir. Yazın toplu taşıma araçlarında klimalı seyahat etmektir. henüz kebap gelmeden mezeleriyle doymaktır. Mertliktir, uğruna dövüşülecek birşey varsa direkt dalmaktır.