film hakkında yorum yapmayacağım. ne kadar dandik olduğunun bilinmesi için ispata gerek bile yok.
benim takıldığım konu biz bu filmde ki 5 adamı toplum olarak ne hale getirdik. adamlar soytarıya döndü.
ahmet çakar dediğin adam zamanın en iyi hakemiydi. en iyi maçlara verilir, adı bile kalite kokardı.
sinan engin 100.yılda beşiktaşı şampiyon yapan sürecin önemli adamıydı.iyi idareci babacan menajerdi.
ertem şener, maç anlatımında yeni dönemin sesi, ekran yüzü ile karizmatik bir figürdü.
abdulkerim durmaz kendi halinde bir spor adamıydı.
rasim ozan sürece uyum sağlayan sıradan bir çok köşe yazarından biri olarak kendi çapında kalem oynatan tipti.
bu 5 adamın şimdi geldiği noktaya bak. adamlar mario kıyafetli, dracula kostümlü sahnelerde; hamamda ayılara masaj yaptıran filmler çekmeye başladılar.
canlı yayında ufo tartışıp, kobra yılanını masaya koyup, milyonların önünde et yiyip, dick'li toschack'lı espriler yapan meczuplara dönüştüler.
cidden merak ediyorum. biz toplum olarak manyak olduğumuz için mi bunlar gibi kendi alanlarında ki makul adamları bir palyaçoya dönüştürdük; yoksa bunlar para için toplumu manyak yerine koyarak palyaçoluğa gönüllü mü oldular...
Yaklaşık 5-6 yıldır her hafta sonu izlediğim beyaz futbol programının kadrosu ile çekilmiş olan bir film. işin ilginç tarafı bugün tesadüfen bu filmin varlığını öğrendim.
Film gişe de tam bir fiyasko yaşamış. Abi ben beyaz futbol fanı olarak bu sinema filmin varlığından daha bugün anca haberdar olduğuysam, nedenini hiç başka yerde aramaya gerek yok.
Promotion yok, reklam yok, bi bok yok. Kim izler.
Kimse bu filmden zaten oscarlık bir performans bekleyemez ki, öyle beklenti içine girip “film kötüydü beaa” diye zırlayanlar ahmakların önde gidenleri zaten.
ama 4 sene önce adam akıllı reklamı, tantımı yapılsaymış, bilet alıp gider izlerdim.