en çok ses getiren programları yapıp, geceleri orda burda sürtme eğiliminde olan gençleri tv başına kitleyen sempatik, güven veren bir yapımcıdır kendileri.
son yaptığı yarışma ile çok fazla mesaj verme kaygısına düşmüş olan adam.belkı programın çok izleniyor olmasını kullanarak iyi bişeyler yapmaya çabalıyor ama azıcık daha çaktırmadan yapsa daha yerinde olacak.
evli 3 cocuk babasidir. bagdat caddesinde motorla birlikte seyrederken arkasındaki arkadaşi trafik kazasi sonucu ölmüş,kendisini hic sorumlu hissetmemiştir.sevenleri bagdat caddesinde motor üzerinde her an görebilir.
şu sıralar, tv tarihinin tüm rekorlarını kıran adam. yakışıklılıkta da rekor kırar, o ayrı. masum bir yüz ve buna rağmen erkeksi görünüş. müthiş karışım. allah, ailesine bağışlasın.
var mısın yok musun isimli yarışma programıyla paraya para demeyen sempatik, annelerimizin sevdiği sunucu ve yapımcı. aslında bu camiadaki serüveni epey öncelere dayanıyor ama ünlü oluşu survivor ve fear factor ile oldu diyebiliriz. seviyeli duruşu, sempatik ve sıcak hareketleri, hamdi bey'e karşı yarışmacıların tarafındaymış gibi duruşu ve düzenli aile yaşamı ile standart türk ailesinin uzun zamandır özlediği şovmen, tv yıldızı adayı. başarılı olması da kuvvetle muhtemel.
--spoiler--
Ben bayanların çalışmasını istemiyorum. Eşimin de çalışmasını istemiyorum, bunun sebebi de şu; bayanların kendine has özellikleri var. Bu özellikler ne mesela, duygusal olurlar, masum olurlar. işkolik bayanlar da bu özelliklerin yıprandığını görüyoruz, işine adadıysa kendini evini ihmal ediyor. Sonuç itibariyle erkeğe de zarar veriyor.
--spoiler--
cikan sonuc: kadin calisamaz, cunku duygusaldir, masumdur. calisirsa eger kendini isine kaptirip esini unutur.
evli mi bilmiyorum, eger evliyse allah karisina sabir versin. boyle bir adam allah tarafindan bir ceza mi? onu da irdelemek lazim.
sozluk semalari icin tanim: esini calistirmayacaginin demecini vermis insan.
oldukça başarılı pazarlama yapabilen, günümüzün başarılı programlarına damgasını vuran yapımcı. daha farklı bir kulvarda yarışan versiyonu için: (bkz: osmantan erkır)
24 şubat tarihli şeffaf odaya katılan ve yine samimiyetiyle yine kendisine hayran bırakan televizyoncu. ayrıca anlattığı bir olayla da kendisine kahkahalarla gülmeme sebep olan kişidir. olay aynen şu şekilde vuku bulmustur:
acun ılıcalı fransa 98 de görevli spor muhabiri olarak paris'e gönderilmiştir.dünya kupasının bitmesine de daha cok vardır ve olay gunu kız arkadasının doğum günüdür. kız arkadasına süpriz yapma amacıyla günübirlik istanbula gelmistir ama show tv dahil kimsenin haberi yoktur bu durumdan.o esnada show tvnin spor ekibinden bir telefonla hemen champs elysees meydanına gitmesi ve brezilyalı taraftarların sesleri arasında istanbulla canlı telefon bağlantısı yapması istenmektedir.arkadaslarıyla plan yapan acun ılıcalı sanki paristeymis gibi kadıköyden canlı bağlantı yapar ama arkadaslarının sayesinde yerin dibine gecer. arkadasları arkadan" lay lay lay lay laaay lay lay lay lay lay brezilyaaa" diye bağırmak suretiyle sürünüyorum şarkısını seslendirmektedirler cünkü.acun onlara susun şeklinde işaretler yapmaktadır ama arkadasları yanlıs anlayıp daha cok bağırmaya baslarlar acun koridora atar kendisini 15 kişi de arkasından tezahurat etmek suretiyle kosturmaktadır.son care olarak banyoya kendini kapatan acun telefonu kapattığında ömründen ömür gitmiştir. ve iste o zaman bu durumda olan adam şimdi dünyanın parasını kazanıyor. hey gidi günler yahuu.
tanımadan guven uyandıran insan. mimiklerle, samimiyetiyle 'benden hicbir zarar gelmez' edası veren kisi. ayrıca dedigine gore kamera onunde neyse arkasında da oymuş.. tv nin sımartmadıgı yegane unlulerden..
kaç tane spor ayakkabısı olduğunu çok merak ettiğim insan. her programa farklı ayakkabıyla çıkıyo insaf ya..hayır gözümüz yok allah arttırsın ne diyim.
(bkz: acun firarda) ile herkezi imrendiren ve yükselişe geçen vay be adam dünyayı dolaşıyor karı beceriyor üstüne birde para alıyor diye kulağı çınlatılan tv sunucusu