Umutla: Acaba o da beni düşünüyor mu?
Kötümserlikle: Acaba başka birisi mi var?
Aşkla: Acaba bir daha göz göze gelir miyiz?
Nefretle: Acaba ellerini başkası mı tutuyor?
Öfkeyle: Acaba aldatıyor mu?
Merhametle: Acaba üşüyor mu?
Heyecanla: Acaba yazımı okudu mu?
Neşeyle: Acaba gamzesi kıpırdıyor mu?
Pollyannacılıkla: Acaba şarjı mı bitti?
Sevgiyle: Acaba birlikte ölecek miyiz?
Acaba?
Aşka düşeni düşündüren bir soru. Düştüğün yerden kalkmak için bir çaba sarf etmiyorsan ve orayı devletleştirmek istiyorsan dünyaya kulaklarını tıkıyorsan nefes almak için değil de onu görmek için yaşıyorsan adım attığı toprağa saygı besliyorsan bildiğin şiirlerin öznesi o oluyorsa ve gördüğün tüm düşleri ona yoruyorsan zihnini daha fazla yorma!
Dönelim
Döndürsün bizi
Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi
Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan
Ve akılda kalan bir yokuştan
Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından
Ve çocukluktan
Dönelim
Dönelim mi biz
Gençlikten, oralardan
Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
Dönelim mi acıya
Acıya, büyük acıya
Ve soralım mı acaba
Ey büyük yalnızlık insansan eğer
Bir kaya
Dalgalar yalarken onu
O bakarken kaskatı kalabalıklara
Ah, kalbin bulut bulut akan sesi.
Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey
Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
Kedilerden örülmüş bir semte
Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği
Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
Belki de genç bir şairden ödünç alınan.
Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey
Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
Azıcık vakit kalmış
Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar
Gövdenin yazgıya başkaldırması mı
Ruhi Beyin
Başkaldırması mı yoksa
Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi Hangisi
Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.
Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi
Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda...
Kuşku bir tilki gibi
Ormandan nehre süzülen
Kelimeler birer savaśçı
Geceye yenilen
Devamında gelen soruya göre barındırdığı tehlike artan kelime.
Her halini, yaptığın/yapmadığın her şeyin sebebini anladığımı düşünüyordum senin. Zannediyormuşum sadece.
Böyle de mi anlayacaktım seni?
Yaşadığın korkuyu, çaresizliği, umutsuzluğu...
Ömrüm seni anlamakla mı nihayet bulacak hakikaten?