yastığı yüzüne atarak işkence yapmak. bir keresinde de yanlışlıkla avizeye yastık atmıştım avize de tam altında bulunan ablamın kafasına düşmez mi ablam oracıkta öldü. şaka şaka. benim ablam yok ki. ühühhühü.
benim yüzümden ablamın kedi fobisi var. etrafına kedi var mı diye bakmaktan sokakta yürüyemiyor. hemen anlatıyorum. küçükken , küçükken dediğimde 5-6 yaşlarındaydım. o ara 30 katlı bir bina da kalıyorduk. binanın trabzan boşluğu da dümdüzdü. oradan kedi fırlatıyorduk kaçıncı da ölecek diye. 12 kere falan denemiştik. sonuncusunda da ablam o trabzan boşluğunun tam altında duruyordu. bizde kediyi en tepeden kafasına fırlatmıştık. kedi kafasını falan tırmalamıştı. hala korkuyor kediden.ya küçükken ne lanet bir çocukmuşum.
2,5 yaşındaki kardeş ablanın gözünün içine baka baka bardakları yere bırakmak suretiyle kırar. kırılıp kırılmadığını test ediyorum der bi de. olmadı saldırır, ablayı iter kakar ısırır, abla durdurmaya çalışınca "katiiiiiil beni öldürmeye çalışıyo katiiiiil" diye mahalleyi ayağa kaldırır. uyurken burna pastel boyalar sokup boğmaya çalışır, poposuna çatal batırır, kaşına flüdü hiç acımadan indirir, 1 gece önce boyanan odasına salçayla desen yapar, sabaha kadar yaptığı ödevleri herkesten önce uyanıp yırtar ve ablası hiç yemesin diye 3 kilo elmayı gizlice yemeye çalışır. evden kovması, sen evlatlıksın seni çöpten aldık demesi falan şiddet sayılmıyordu. ne çekmişim bacak kadar veletten!