gerekmediğinde de fedakar olmaktır...
abla olmak biraz da anne ve baba ile ebeveynliği paylaşmaktır.
anne ve babanın hem ilk göz ağrılarıdırlar hem de ilk deney faresi...
korkuları kaygıları sorumlulukları ya da sorumsuzlukları onlara daha bir derun yansır....
abla olmak:
bazen gereksiz cezalar almak ve yaptırımlara maruz kalmaktır. ibretlik olur evde... onun yaptıkları/yapabildikleri bir sınır belirleyicidir.
bazen sırf bunlara eyvallah dediği için kimi ayrıcalıklara sahip olmaktır. Abladır o hakkıdır... Tabi ablamız söz dinleyen bir abla ise...
bazen uykusuz kalmaktır, bazen yemeğin en lezzetli kısmını paylaşmaktır, bazen susmaktır, bazen çok konuşmaktır...
kimi çok kardeşli ablalar çocuk hayali bile kurmaz. çünkü onlar doğuştan çocuk sahibi olagelmişlerdir...
anneleşirler biraz. okul arkadaşlarına bile fazladan şefkat gösterebilirler fark etmeden. bazen de ters teper bu her şeye isyan eden bir abla olurlar...
ablaların haleti ruhiyetlerini ana ve babanın adalet anlayışı belirler biraz da...
çünkü beş parmağın beşi de bir değildir.
bazen anne bir çocukla daha iyi anlaşıp diğeri ile daha soğuk bir ilişki kurabilir...
kardeşlerin oynadığı rol ise apayrı...
bu konuya programımızın önümüzdeki hafta yayınlanacak bölümünde yer vereceğiz.
ve bir abla ile kardeşi konuk edeceğiz...
ve daha karışık bir sunum düşünüyoruz ki sonunda hiçbir şey anlamayın her zaman her program sonrası hissettiğiniz gibi.
arabasını kaçırıp * kaza yaptığınızda babama "ben yaptım" demektir.
sevgiliden ayrıldığında sırtına vurup "boşver olum o kız sana göre değildi" demektir.
"harçlığın var mı ? al bakim şu 100 lirayı" demektir.
kavga ettiğinizde yüzünüze pansuman yapandır abla.
...
...
hem analık yapmıştır hem babalık, halada yapmaktadır. canım benim. iyi ki varsın kız.