Saadet partisi tarafından gaza getirilip 24 haziran başkanlık (partili kişi cumhur olamaz) yarışmasına katılmayı düşünmüş, fakat Erdoğan'la yarışacak kadar altyapı bulamadığı için bu düşüncesinden vazgeçmiştir ve doğru da yapmıştır. cumhurbaşkanlığı görevini yapmış birisi vatana hizmet etmesi için illa makam sahibi olması gerekmiyor, yapılacak bir sürü iş var.
Kendisine genelkurmay başkanı ve saray sözcüsünün ziyareti iddiasını doğrulayan eski cumhurbaşkanı. Hani vesayet bitmişti ak kefenliler? Bir genelkurmay başkanı ne diye böyle bir şeye alet olur açıklasanıza...
Sırtlan, bir köşede bekliyor iktidarın altın tepside kendisine sunulmasını. Aslanlar çarpışsın bu da gitsin leşleri toplasın. Yok öyle yağma, hadi naş.
sanki söyleyeceği çok şeyler var ama konuşamıyormuş gibi bir görüntüsü var. birisinden mi korkuyor bilemiyorum. belki de korktuğu birisinin onun sırrını bildiği için konuşamıyordur. ne olursa olsun eğer bir insanın fikir ve konuşma özgürlüğü elinden alındıysa o ülke de büyük sorunlar var demektir.
"Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım.
Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız." dedi sayın Gül.
Abdullah Gül: "Anayasa Mahkemesi'nin 2007 yılındaki haksız "367 Kararı" karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu'nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım."
gercek bir ak partili. tatli mi tatli dunyalar tatlisi bir adam. bukadar tatlilik olmaz ya. bizim partimizin kurucularindandir. ona ne kadar tesekkur etsek az. bu ulke ona cok sey borclu.