birinci olarak özgürlük mukayesesidir ki aradaki farkı kelimeler tanımlayamaz. amerikada başkasına alenen bir zararı olmayan herşey serbesttir, türkiyede düşünmek bile suçtur, fikir üretmek suçtur (bkz: düşünüyorum o halde suçluyum)ve hiçbir başarı cezasız kalmaz.
bir türk olarak bu karşılaştırmayı yapmayı çok ama çok isterdim. hatta kültürel olarak üstünlüğümüzle sonuçlanacak bir karşılaştırma olabilirdi bu.
ancak; reel politik tarzda baktığımızda; yani bu işi sayılara döktüğümüzde kedi ile kaplanı kıyaslamak gibi bir şey çıkıyor ortaya. ne yazık ki durum bu.
şayet devlet başkanına ana avrat sövmeyi ifade özgürlüğü ile bağdaştırıp ve bunu da iyi bir şey olarak niteliyorsan burada sıkıntı var demektir.
çünkü bırakın devlet başkanını, bir başkasının anasına avradına sövmek hiç kimseye ak olmadığı gibi, ilericilik değil son derece gericilik hatta ve hatta karaktersizliktir.
askeri açıdan türkiye hala abd yi yener diye düşünen türk insanlarımız var hala ülkede biraz gerçekçilik ya, başka bişe istemiyorum, biraz gerçekçilik. abd ordusunun %1 i bile bizi yener aksini idda etmeyin arkadasım.
amerika
ABDnin Colorado eyaletinde Batman-Kara Şövalye Yükseliyor filminin oynadığı bir sinemaya baskın yaparak, 12 kişiyi öldüren James Holmes için savcılar idam isteyeceklerini açıkladı. türkiye 40.000 kişinin katili Abdullah öcalan tarafından yazılan mektuplar devletle yaptığı pazarlıklar sonucu meydanlarda binlerce insana okunurken barış rüzgarları!!! esiyor.
hiç bir gazeticinin yada benzeri şahsiyetin yanına bile yaklaşamadığı yerinin bilinmediği talibanı bir gece operasyonu ile öldüren Amerika,
Yanına giden gazetcilerin sayısının belli olmadığı boy boy kandil dağında poz veren uçaklara uzaktan bakıyoruz boş boş bombalıyorlar diyen murat karayılanın hala Türkiye yi tehdit etmesi.
(bkz: al birini vur tekine)
türkiye nin 1950lerden beri küçük amerika olma rüyası yüzünden aralarında pek bir fark kalmayan iki ülke...
... demek isterdim ama nüfus planlaması istihdam politikları amerikan pragmatizmi açılarından bakıldığında amerika gibi olmak için daha çok fırın ekmek yememiz lazım.
amerika da önceden siyahiler ve beyazların aynı otobüse binmesi suç iken şu an bir siyahi tarafından yönetiliyorlar. halkları demokrasiyi içselleştirmiş demokratik bir ülkedir. türkiye de ise dünyada ilk seçme ve seçilme hakkını kadınlarımıza vererek toplumda önemli bir konuma gelmesini sağlamışken şu an kadına şiddet ve cinayetler diz boyudur.
biri geriden gelerek başta avrupa olmak üzere tüm dünyaya her alanda fark atmışken, diğeri fark yaratabileceği tek akıllıca modern devrim hareketini tü kaka edip yerden yere vurarak, "hasta adam" olarak anıldığı en boktan dönemlerini özlemle anmaktadır.