2000'li yılların başına kadar böyle bir lobinin "l"sinden bahsetmek bile mümkün değilken, günümüzde onursal başkanlığını fethullah gulen'in yaptığı türk kültür merkezi'nin çalışmalarıyla yavaş yavaş güçlenmeye başlamış lobidir.
din devletinin temelini süper gücün gölgesinde hazırlayan lobidir. onlar için
abd'den daha uygun bir mekan yoktur. bir vatandaş olarak fethullah gülen'in
abd'de salya sümük ağlayarak ülkemi temsil etmesi, bana göre rahatsız edicidir.
bir dörtlükle bitirmek istiyorum, fethullahın lobisi irticadır hobisi.. temsil etme lan bizi süper gücün kedisi..
elestirilen lobidir. oturdugumuz yerden hakaret etmek kolay tabi ki. neymis efendim? ermeni tasarisi gecti = turk lobisi bir ise yaramiyor. bu kadar kolay degil mi?
abd'deki gerçek türk lobisi 1996 yılında kapatılmıştır! nedeni ise: evangalist ve neo-con cuların bu lobiye diş geçirememesinden kaynaklanmaktadır. kapatılma nedeni ise abd anaysasına ters düşmeleri ve aşırı milliyetçilik yapıp "çorba kültür" haline gelmiş abd'yi tehdit etmesiymiş. şimdi sayın fethullah beyin başını çektiği "türk lobisi" oturmuş o neo-con cu evangalistler ile iftar yemeğini paylaşıyor. garip, çok garip... nasıl türk lobisi ise bu artık? olurlobicilik faliyeti bu mudur yani? bu olsa olsa "türk fobisi" olur. ermeni yasa tasarısı meclisten geçmesin diye "kıçlarını yırtmışlar", sen geçecen onu bir kalemde! abd'nin dostu ya da düşmanı yoktur, abd'nin çıkarları vardır, bu çıkarları doğrultusunda sana lobi de yaptırtır, oturur senle iftar da yapar! ha sen onun çıkarlarına bir ters düş bakalım ne oluyor: bırak iftar yapmayı anın da işini bitiriverirler tıpkı 1996'da yaptığı gibi! demek ki öyle eğri oturup doğru konuşmak yetmiyormuş; doğru otur ki doğru düşünüp konuşasın! ha zaten sen bunu anlasan ben sana altın madalya takacağım ama neyse!
abd'deki türk lobisi 1996 yılında kapatılmamıştır. lobi dediğin devletin içinde olur, kendisini devletten soyutlamış ve devlet tarafından kapatılabilen bir lobi anlayışı olmaz. buna lobicilik değil hemşehri dernekçiliği denir. lobicilik, devlet kadrolarında yer alarak gerçekleştirilir. oralarda türkiye'yi seven insanların organize bir şekilde türkiye'nin çıkarlarını savunmalarını sağlamaktır asıl lobicilik. birisi gelip senin derneğini kapatabiliyorsa, sen buna lobi mi diyorsun! komiklik yapmayın lan!
abd'deki 1 numaralı lobi, musevi lobisidir. 2 numaralı lobi ermeni lobisi, 3 numaralı lobi ise rum lobisidir...
türkiye yıllardan beridir, yahudi lobilerine büyük miktarlarda para aktararak lobicilik faaliyetleri yürütür.
lobi faaliyetleri de, bir takım thing tang kuruluşları, vakıflar üzerinden yapılır. lobicilik faaliyetinde de, ırk ve milliyet menfaati unsuru kullanılır... hemşehriciliğin profesyonel halidir!
yukarda saydığımız 3 millet de abd'nin bürokrasi ve siyasi sisteminde yer alan bireylere sahiptir. abd'nin yüksek yöneticileri içinde daima musevilerin bulunduğunu gözardı etmeyip, musevilerin birbirine ve musevi çıkarlarına ne kadar bağlı olduğunu bilirseniz, lobi faaliyeterinin nasıl gittiğini görebilirsiniz. türkiye'nin musevi lobisini kullanırkenki yegane unsurlar da hem musevi vakıf ve derneklerine nakden para ödemek, hem musevi işadamlarına olanak sağlamak, hem de israil'e kazanç getirecek ihaleler vermek üzerinedir. burada yahudilerin çıkarı yoğun olduğundan, türkiye'nin haklarını savunurken, kendi menfaatlerini düşünürler... ve bu sebeple israil'in haklarını savunur gibi savunma yaparlar!
sami ofer'e neden birçok arazi tahsis edildiğini, ceylanpınar'daki mayınlı arazi temizleme işinin neden israilli firmalara verilmek istendiğini daha iyi anlamanıza sebep olmuştur umarım bu bilgiler...
ha, hillary clinton'un iftar yemeğine katılmasını lobicilik olarak görüp, diplomatik başarı zannedenere selam ederim, çünkü, hillary clinton koyu şekilde ermeni soykırımını savunmaktadır. ermeni tasarısının komiteden geçmesini sağlayanlar da, demokrat komite üyeleridir. demokratların büyük ihtimalle başkan adayı olacak olan hillary clinton bu tasarının geçmesini neden engelleyemedi? madem ki, fethullah gülen bu kadar etkili, neden bu tasarı, iftar yemeği yenilen hillary clinton'un herhangi bir müdahalesine sahne olmadı?
ayrıca, birçok abd'li siyasetçi ve bürokrat sadece fethulklah gülenle değil, abd'deki türk kuruluşları ile yemek yer, toplantılar yaparlar... her toplantıyı, er yemeği lobicilik zannederseniz, ayak ayak üstüne atmayı da diplomatik başarı zannetmeye devam edersiniz!
fethullah gülen'in, abd'de, türkiye'ye 5 kuruşluk faydası olmamıştır. madem bu kadar etkili bu zat, neden abd pkk'ya askeri operasyon yapmıyor? neden abd türkmenlerin nüfus bilgilerinin yok edilmesine ses çıkarmıyor? hani bu adam türklerin menfaati için çalışıyordu, ırak'taki türkmenler için ne yaptı abd nezdinde?
geçelim tekrar şu musevi lobisine, ha diyebilirsiniz ki, ulan madem ki, museviler bizim haklarımızı savunurken, israil'in haklarını savunuyorumuş gibi davranmaktalar neden ermeni tasarısı geçti?
hemen cevabını vereyim çok sevgili dış politika uzmanları! hamas'ın ankara'ya davet edilmesinin türkiye'ye kaybettirdiği bir prestijin sonucudur. hamas'ın ankara'ya davet edilmesi, yahudilerin büyük tepkisini çekmiştir. iş bu sebeple, yahudi lobileri, israil'in aleyhine görülen bu olaydan ötürü, abd dış ilişkiler komitesinde herhangi bir çalışma yapmamışlardır.
sizin dış politika staratejileriniz dansöz kıvraklığında olursa, biri de gelir, omurganızdan bir bakla çeker... hamas davetinin türkiye'ye 5 kuruşluk faydası yoktur, keza zararı olmaya devam edecektir.
ha, ben demiyorum ki, israil'e boyun eğilsin... ben istiyorum ki, boyun eğilmesin, istikrarlı bir dış politika güdülsün... siz bir sürü ihale verip, bir sürü arazi verip, ceylanpınar'ın üst kullanım hakını 50 yıllığna vermeye çalışıp, sonrasında hamas'ı davet ederseniz, bu anlayıştan hiçbir şey olmaz... ne şiş yansın, ne kebap anlayışı anlayış değildir dış politikada...
sırf içinde fethullah gülen olduğundan koşarak uzaklaşılması gereken oluşumdur.bu oluşumun 'türk' adı altında türkiye cumhuriyeti'ne hiçbir faydası yoktur.hatta bu oluşuma başkanlık eden insan ; dinler arası diyalog adı altında islamiyetin temsilciliğine soyunmuş , hristiyanlığın yayılmacılığına hizmet etmiştir.
bu işler karışık işlerdir , bu sebeble her sakallı dede zannedilmemelidir.