zirvede biraz yorduk ama canı sağolsun yazarı. fazla muhabbet edemedik ama herşey için teşekkür etmeliyim. tanıştığıma memnun oldum deyip ankaraya da bekliyoruz demeyi borç bildiğim yazar.
sanırım zirve esnasında en rahat benimle muhabbet etme şansını yakalamış, içindekileri güzellikleri dışına çok kolay taşıyamayan, beyefendi kişi. muhababbet esnasında izmirli olduğunu öğrenip, gözümde değeri daha da büyüyen *daha fazla vakit geçirmek istediğim yazar. johnny deppe benzetilmem de ayrı bir olaydır.
a: abi arkandaki posterdeki johnny depp'e feci benziyorsun. gerçi o savaş baltası ile savaşır ama.
e: (göğsündeki balta kolyesini çıkarır)*
a: obaa... abi bi de yüzünde şimşek dövmesi var ama onun.
e: (iki gün önce yaptırdığı, kolundaki şimşek dövmesini gösterir)*
a: yuh... ama abi o aynı zamanda köyünde barış çubuğunda tütün içiyordur.
e: (cebindeki o gün götürmek ve götürmemek arasında gidip geldiği ve bir anlık gazla götürdüğü piposunu gösterir)*
a: ben başka birşey söylemiyorum abi.
ki sözlüğün bu konuda uyarılması gerekir: ben kesinlikle jonny depp'e benzemem, keşke benzesem.
kendisi, ile izmir zirvesinde görüşülesi ye görüşülecek yazardır. iyi ki tanışılmıştır. ne mutlu olunmuştur.*
gercekten kalite kokuyordu her hareketi. ve bol miktarda kulturun verdigi yogunluk vardi kafasında. bizle konusurken bile , bişeyler uc uca geliyor sanki satırlar vucut buluyordu beyninde. radyo yayınlarımı begendigini söyledi saolsun kardesim, her zaman bekliyorum yayınıma. az konustu. cogu kez yutuyor gibiydi kelimeleri. surekli zirveye gec kalmasından yakınan bir tavır içerisindeydi lakin o sorun degildi. rahat olsundur , ben gercekten sevdim bu bunyeyi. *
sessiz bir arkadasımız, iyi ve bilgili bir insan oldugu her halinden belli. Msn zirvesi 2 den beri hala benımle ugrasmaktadır (bundan rahatsız degilim), iyi ki zirvede vardı dedigim yazar.
zirvedeki o kisacik zamanimizin sonuna dogru gelmis, konusma firsati bulamasak bile butun nezaketiyle bizi ugurlamis, beyefendi yazar. ayrica ankara'ya da bekleriz yazari.
şahsımın son dakikalarında zirveye gelmiş, ama gelmiş yazar. yalnız bırakmadığı için teşekkür eder, ankara ve eskişehir'de içilecek nice şarapların adına şimdiden "şerefe" derim.
ne desem ki ben bu adam hakkında... bir insanın nasıl negatif, eleştirilecek bir yanı olamaz, ben bunu abberline'da gördüm.. uludag roman zamanlarından tanışıklığımız, yakın dostluğumuz, kanımca giderek kuvvetlenerek devam ediyor.. kendisini tarif etmek istersem, bir kaç kelimeyle ;
samimi, dost, hoşsohbet, bilgili, zeki, galatasaraylı, kalp kıramayacak kadar hassas, esprili.. daha uzar gider..
bilmem kaçıncı boyuttan dünya ya baktığına emin olduğum yazar, kafasının içinden geçenleri kendi yaptığım özel bir makinayla deşifre etmek isteğindeyim, zira güzel şeyler çıkacağından eminim, o kadar uğraştım o makina için, kabloları takınca patlamasa bari. dolu adam, her dolu adam gibi de soğuk duruşlu adam, belki de konuşamadığımız içindir, bir daha ki sefere.
beyânlarını yazarken kullandığı üslubu ile saygı duyulması gereken yazar.
mantık çerçevesi altında gayet düzgün, eleştri konusunda gayet adaletli davranan ve sözlük için gerekli bünyelerden biri.
galatasaray taraftarlığının profilini kendince gayet ince çizgilerle kesmiş, "adam gibi taraftar" kavramına nail olmuş insan. çizgisini korumasını temenni ederim.