a tale of two cities

entry47 galeri2
    46.
  1. Acıma yetime döner koyar götüne konulu bir kitap. Bir nebzede aşk var.

    Dickens sanki biz mazlum kesime, ulan elinize fırsat geçse bizi giyotinden geçirirsiniz der gibi.

    Ama maalesef devrimler öyle güle oynaya yapılmıyor, charles abi, öyle güzel kitap yazmışsın ama devrimci olamamışsın. Aynı konulu bir kitabı steinbeck abimden beklerdim ama o burjuvalara yarayan devrimi sevmez.

    Neyse diyeceğim o ki; Sydney carton adamsın. Ama bi karı için değer mi be olum?
    2 ...
  2. 45.
  3. baskının, aşağılamanın, sömürmenin... insanları nasıl bir hale soktuğunu gösteren roman. fransız devrimi öncesi halkı sömüren, çocuklar açlıktan ölürken kendileri zevk ve sefa içinde yaşayan soyluların devrimden sonra devrimciler tarafından nasıl giyotine gönderildiğini anlatmış charles dickens. fakat insanlar o kadar intikam hırsıyla dolmuş ki sırf daha fazla kan görebilmek için suçlulardan daha fazla masum insanı katletmişler. yazar devrimi anlatırken aynı zamanda bir adamın bir kadına duyabileceği en büyük aşkı anlatmış.
    --spoiler--
    zira sırf aşkı için, onun kocasının yerine kendini feda ediyor ve giyotinle idam ediliyor.
    --spoiler--

    klasikleri okurkenki ruh halim hep aynıdır: önce güzel bir başlangıç olur, sonra kitap bir yerlerde biraz sıkmaya ve akmamaya başlar, ama sabredip kitabın sonlandırdığımda o kitabın neden klasik olduğunu anlarım.
    1 ...
  4. 44.
  5. herhalde dünya üzerindeki romanlar içerisinde en iyi girişe sahip kitaptır.

    --spoiler--
    Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da öteki yana - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece “daha” sözcüğünü kullanarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.
    --spoiler--
    1 ...
  6. 43.
  7. an itibariyle bitirdiğim ara kısımları birazcık baysada yinede harika bir kitap. Dickens reyizin karakterleri biribirine bağlama yeteneğine hayranım.
    0 ...
  8. 42.
  9. efsane bir girişi olan klasik.
    "En iyi zamanlardı, en berbat zamanlardı, bilgelik çağıydı, aptallık çağıydı, inanç devriydi, kuşku devriydi, Işık dönemiydi, Karanlık dönemiydi, umudun baharıydı, umutsuzluğun kışıydı, önümüzde her şey vardı, önümüzde hiç bir şey yoktu, doğrudan cennete gidecektik, doğrudan cehenneme gidecektik, - sözün kısası, o zamanlar da tam bu zamanlar gibiydi: Sesi en yüksek çıkan yetkililer, her şey iyisiyle kötüsüyle ancak en üstün en aşırı mertebelerde anlaşılsın diye tutturmuştu."
    0 ...
  10. 42.
  11. charles dickens'ın dünya edebiyatına kazandırdığı bir başyapıttır. realist unsurlar taşıyan kitabın ilk bölümlerinde her ne kadar darnay ve lucie'nin üzerine yoğunlaşılsa da asıl kahraman carton olup acıklı bir sonla bitmektedir.
    0 ...
  12. 41.
  13. dickens ın gerçekçi bir yazar olarak tanınmasına büyük katkısı olan eser. Fransız ihtilali öncesi halkın yaşadıklarını * gösterir okura ve de bir aşk hikayesi anlatır o arada. Eserde işlenen aşk bile gerçekçidir, duygulanıp ağlamayı beklemeyin. bu arada girişi gerçekten efsanedir.
    0 ...
  14. 40.
  15. "It was the best of times" diye baslar ama tum kitap boyunca bad times'a sokar adami. 11'inci sinfda okudugum belali kitap.
    0 ...
  16. 39.
  17. okumamın üzerinden 5-6 yıl geçti. konusuyla ilgili pek birşey hatırmalamakla beraber kitabın beni büyüleyen tarafı kitabın iki farklı roman olarak başlayıp daha sonra birleşmesidir. tıpkı fırat ve dicle gibi.
    1 ...
  18. 38.
  19. içi betimleme dolu olduğundan lise yıllarında sıkılıp bıraktığım kitap.
    0 ...
  20. 37.
  21. Tüm tarihsel dokusunun ve tanıklığının yanında bir de korkunç hüzünlü bir aşk hikayesi barındırır.
    1 ...
  22. 36.
  23. Charles Dickens'ın 1859 yılında gazetelerde tefrika edilmek üzere yazdığı mutlaka okunması gereken bir kitaptır. Fransız Devrimi esnasında Paris ve Londra'da geçer. 18 yılını suçsuz yere paris hapishanesinde geçirdikten sonra bir dostunun yadımlarıyla kurtulan dr. marette londra'ya dönerken tanıştığı Charles Darnay ile kızının yapacakları evlilik ve Fransız ihtilali'nin hayatlarına etkilerini anlatılır. 200 milyonun üzerindeki satışı ile en meşhur edebiyat eserlerinden biridir...
    herkese renkli günler
    1 ...
  24. 35.
  25. iki şehrin hikayesi. fransız devrimi'ni anlamak isteyenlerin okuması zorunlu olan dickens romanı. oradaki yoksul, aç sefil köylüler neden devrime ikna olmuştur, neden bu kadar öfkelilerdir. ne güzel anlatmış dickens amcamız.
    0 ...
  26. 34.
  27. ortaokulda project english derslerinde okuduk kitabını. chapter chapter özetini çıkardık. sınavlarda soruldu chapter özetleri. çocuktuk, sınav için okuduk kitabı. kitabın sonu geldi, "hım, tüh ya yazık" dedik. anlamadık bile derinliği. aşk için ölürmüş insanlar ihihihihi dedik gül sıç yerlere yattık.

    büyüdük, kütüphanenin bi' köşesinden çıkardık kitabı, tekrar okuduk. aşk için ölürmüş insan ühühühühü dedik.
    0 ...
  28. 33.
  29. fransız ihtilalini tüm çıplaklığıyla ortaya seren, okudukça derinleşen bir bitmeyen hikayedir.
    1 ...
  30. 32.
  31. insan haklarının yok sayılıp yapılan devrimin tüm dünyayı sarsıp, insan haklarının temeli sayılması ne ilginç degil mi? roman bize bunu anlatıyor zaten dickens kendi de bu romanı ingiltere'ye ihtilali anlatmak için yazdıgını belirtmiş. kitap üç kısım halinde sunulmustur. girişinde her iki ülkenin durumu anlatılmış, karakterleri tanıdıgımız anlardan itibaren ihtilalin adımları duyulmustur. kitabın baslarında fransız halkının cektigi eziyet tasvir edilmiş mesela soylunun biri arabasıyla ezdigi cocuk için kendi kölesi saydıgı vatandasa bir altın fırlatarak, arabasına birşey olmuş mu diye incelmeye koyulmus, ölen cocugun babasına zaten bakamayacaktın işte iyi oldu tarzında konuşmuştur, baska bir soylu ac halka ot yiyin o zaman demiştir.

    insan en adi hayvandır diye bir film sloganı görmüştüm yıllar önce roman da sık sık bunu düşündüm içimden. son kısımda ise işte yıllarca yok sayılmış, eizlmiş bu halkın galeyana gelip kana susamıs bir şekilde herkese berber dedikleri o giyotinle tanıstırmaları başlamıstır. bugun hukuk devleti olmanın en önemli adımı sayılan adil yargılamanın tüm ilkeleri yok sayılarak, uydurma kanunlarla, kişiler mahkum edilmiş ve soylulukla ilgisi olan olmayan herkes "cumhuriyet aşkına" idam edilmiştir.

    bir ihtilal...bir aşk...bir fedakarlık..

    not: dikkat! sonu yüksek oranda hüzün içeren kitaptır. toplu yerlerde okumanız tavsiye edilmez.
    1 ...
  32. 31.
  33. stage 4 olan bir versiyonun 8. bölümünde falanım şu an. acayip güzel bir kitap gibi duruyor eğer daha geniş bir versiyonunu bulabilirsem gelecekteki planlarım arasında onu okumak var. işin kötü yanı her olay bana foreshadowing gibi gelmeye başladı. olayı ilk gördüğümde foreshadowing olduğunu düşünmüyorsam eğer sonraki sayfalarda öyle olduğunu düşünmeye başlıyorum.
    0 ...
  34. 30.
  35. Nihayetinde çok üzüldüğüm, sinirlendiğim mümkün olsa charles dickens'i mezarından çıkarıp yeniden yazdırmak istediğim çok muhteşem olmasa da iyi bir roman.
    2 ...
  36. 29.
  37. charles dickens'ın en iyi romanı olup etkilendğim kitaplar arasındadır. fransız ihtilali zamanını anlatılır. içinde aşkta geçer. sevdiği kadın için giyotıne gitmesi çok etkilemiştir beni.
    0 ...
  38. 28.
  39. Etkisinde kaldığım ve de Charles Dickens'in o zamanın en acı günleri,olaylarını tüm yönleriyle ele aldığı muhteşem bir eserdir.
    0 ...
  40. 27.
  41. mazlumların, ellerine imkan geçtiğinde, zalimlerden daha zalim olabileceğini, iyi ile kötünün, doğru ile yanlışın birbirine nasıl çabucak dönüşebileceğini anlatan, güçlü imgeler, oturmuş karakterlerle örülü muhteşem bir Charles Dickens romanı.
    2 ...
  42. 26.
  43. imgelemeleri ve sürükleyiciliğle bambaşka bir tat bırakan kitap. tarih derslerinde "yüzeysel" olarak gördüğümüz fransız ihtilali'nin asıl özünü kavratan bir şaheser.
    0 ...
  44. 25.
  45. bir devrim. bir aşk.

    geçmişiyle barışması zor bir adam. ona bu yolda yardım eden güzel kızı.

    yıllarca işlemedikleri suçlar için bile cezalandırılan ölüme mahkum edilen bir halk.

    bu halkın sırtından geçinen, onlar sayesinde varlık sahibi olan fakat onları küçük gören aşağılayan hakim soylu sınıfı.

    nasıl bir ustadır ki her sınıf insanın gözünden bize o dönemi yansıtsın. charles dickens'in okunması elzem romanıdır.

    en kısa sürede ilerlediğim kitaplardan biri. daha da bitmedi.
    3 ...
  46. 24.
  47. charles dickens in mutlaka okunması gereken romanıdır. eleştirilerini sert bir mizahla yapmıştır bu da zaman zaman insanın dudağnda kırık bir gülümseme yaratır.
    1 ...
  48. 23.
  49. çok fazla kitap okumam, yılda iki en fazla üç tane okurum. ama hiç şüphesiz okuduğum kitaplar içersinde en iyi başlangıca sahip kitap. kitaplığın en üst rafından çıkarıyorum ve yazıyorum.

    --spoiler--
    tüm zamanların en iyisiydi bu... en kötüsü de! bilgeliğin çağıydı. aptallığın çağıydı. inançların dönemiydi. inançsızlığın da. mevsim aydınlığın mevsimiydi. mevsim karanlığın mevsimiydi. umut'un baharını, umutsuzluğun kışını yaşıyorduk. her şey geleceğindi. gelecek hiçlikti. hepimiz cennete gidiyorduk; ya da tersine, cehenneme. gün bugüne o kadar benziyordu ki, gürültücü yetkililerden kimi, karşılaştırmaların yalnızca üstünlük açısından yapılmasında direnir oldular...
    --spoiler--

    not: ilk paragraf olduğu için, paragrafın başına üç nokta koymaya gerek duymadım.
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük