özel bir tarih olacaktı.
özel şeylerin böyle günlere sığdırılmayacağını çok güzel öğretti hayat.
şimdi hafif üzecek, hayata dair iç burkan detaylardan biri olacak.
izmir'in kurtuluş kutlamalarının her zamanki gibi Gündoğdu Meydanı'nda yapılacağı tarih. Ancak bu yıl daha önceki senelerdeki gibi Candan Erçetin ya da Kenan Doğulu değil Sezen Aksu eşliğinde kutlanacakmış.
dedelerimden birinin çanakkalede gencecik yaşında bu dünyadan ayrıldığı; sevgisizlik, insafsızlık örneği olan savaşlardan birinin izmirde sona erdiği tarih.
türk sporunun %70 lik gibi büyük bir kısmının belkide en önemli sınavlarının verileceği tarihtir. bir yandan 12 dev adam polonya ile grup birinciliği için ter dökecek bir yandan futbol a milli takımımız bosna da bosna hersek ile ölüm kalım savaşına çıkacaktır. bunlardan futbol olanı çok daha önemlidir çünkü bu maçta alınamayacak bir 3 puan bizi 2010 dünya kupası zamanı, evimizde , kumandamız elimizde diğer takımları izleyerek geçirmemize neden olacaktır. basketbol için de önemli birgündür fakat nasıl olsa gruptan çıkmışızdır, varsın grupta birinci olmasın aslanlarımız. ama yinede birinci olursak puan taşıma sisteminin getirdiği artılarla ikinci 6 takımlı grupta çok büyük avantaja sahip olacağızdır.
seller, sel dolayısıyla can verenler, doğan medyanın aldığı cezayla ilgili tartışmalar, futbolda milli takımın bosna maçı, eurobasket 2009 daki polonya maçı vs..
bu biraz kişisel olacak.
10 sene önceydi.. 09.09.1999.. 15. yaş günümdü ve 10 sene sonrasını, yani bugünü düşünmüştüm. 09.09.09'da nerede olacağım, neler yapıyor olacağım diye.. işte o gün geldi. çeyrek asırlık ömrümde neler yapmışım bi düşündüm. sahip olduklarıma şükretsem de daha çok çalışmam lazım ve gidecek çok yolum varmış onu anladım.. artık geri kalan hayatıma şekil vermem için zaman geldi çattı. korkmuyorum ve biliyorum ki muhtaç olduğum kudret damarlarımdaki asil kanda mevcut.
boğazı,iki yakası,camileri,sarayları ve caddeleriyle türkiye'nin en kalabalık ve en güzel şehri.gökdelenleri var.diğer şehirlere göre daha prestijli.gece hayatı istiklal'de,beyoğlu'nda hiç durmaz.insanlar felekten bir gece çalarlar.
herkesin hayalidir istanbul.bir gün istanbul'a gidicem her şeyi yapıcam.
hep hayallerde o vardır.''istanbul istanbul''
avrupa'dan büyük bir organizasyon mu yapılacak,hemen istanbul.kültür başkenti,o da istanbul.formula 1 pisti o da istanbul'da anasını satayım.
hep istanbul,hep istanbul.
tatil,kaçamak planlarında hep o vardır.
''hayatım istanbul'a gidelim tatilde''
halbuki bir kere o kişinin ağzından çıkmaz
kapadokya'ya gidelim.
trabzon sümela manastırını gezelim.
gibi bir cümle.
baksanıza şu resme.nasıl hayallerde olmasın bu şehir,nasıl en güzel şehir olmasın.
istanbul'da sel baskının olduğu gündür. Dere yatağının dibine milyonlarca TL'lik şirket binalarının dikilip de, o binaların içindeki malların insan bedenleriyle beraber sel sularına karıştığı, galerideki arabaların üst üste bindiği, sular çekildikten sonra ise malların fakir çevre halkı tarafından yağmalandığı gündür.
Peki ne oldu o günden bugüne? Ben söyleyeyim: O gün malları suda yüzen şirketler sigortadan paralarını alıp sermaye arttırdılar. Felaket görmekten nemalanıp devletten ödeme alarak maaşları ödediler. işyerlerini de kaçak olarak döndürmeye devam ettiler. Devlet ödemeyi kestikten sonra da personelinin yarısını kapının önüne koydular.
Aynı araziler üzerine daha da fazla bina yapıldı. Dere de ıslah edilmiş. Bilmiyorum işte, hayat sekteye uğradıysa da oralarda devam ediyor olmalı. Herhalde üzerine birşey alınmamak için selin suçlusu olarak istanbul Halkını gösteren sayın belediye başkanı* da erguvan otobüslerle caka sattığına göre. iyi uykular efendim, allah rahatlık versin.