"o kadar gözümü korkuttukları sınav bu muymuş? " dediğim sınavdı. * sosyal bilimler' de twitter ve facebook ile ilgili soruları yaparken aklıma abuk subuk şeyler geldi ve güldüm epey. müzik öğretmenlerini de unutmamış ösym sağolsun müzikle ilgili bir tanecik boşluk doldurmaca vardı. benim için tek kötü tarafı 135 dakika salondan çıkamayacağımı bilemeden 11'de sınavı bitirmiş olmaktı. 45 dakika hayaller kurup durdum. inşallah 55 - 60 puan alsam şimdilik bana yeter.
ösym'nin yine yamuk yaptığı sınav, sadece bende mi öyleydi bilmiyorum ama bu kez kalemler çok kötü çıktı ya yanlış üretim, ya da birileri ösym ye korsan kalem kakalamış, açılmıyordu lanet kalemler tahtası eski her açıldığında kırılan kalemler cinsindendi allahtan kurşunu öyle değildi 40 lira para veriyoruz adam gibi kalem bile vermiyorlar.
not: ösym nin sınav seti vermeye başladığı sınavlardan beri girdiğim sınavlarda kalemler hiç böyle çıkmamıştı kaliteliydi, gerçi ösymden her şey beklenir, baharda kpdsye girdiğimde de setten kalemtıraş çıkmamıştı.
an itibariyle olmuş bitmiş ve bitişinin üzerinden iki buçuk saat geçmiş olan sınavdır.
ilk 135 dakika boyunca sınavdan çıkmanın yasak olması sebebiyle, 105 dakika boyunca soru kitapçığının bulduğum bütün boş yerlerini kara kalem çalışmasıyla doldurduğum sınavda, durmadan kıpırdanarak hem önümdeki hem de arkamdaki zavallı insanları rahatsız etmekle kalmadım, aynı zamanda tüm gözetmenleri de sınav boyunca kopya çekecekmiş de çekemiyormuş gibi davranarak deli ettim.
135 dakika boyunca kıpırmadan oturamıyormuşum ve yaşım ilerledikçe daha da işkence haline geliyormuş bu durum. bugün bir kez daha anladım.
soru kitapçık sayfaları sınavdan sonra tek tek kontrol ediliyormuş. sırf bunu denemek için iki sayfasını yürütmeyi de düşünmedim değil. bir dahaki sınava sırf bunu denemek için gireceğim. ama kontrol edenler için her sayfanın en altına çiçek, böcek resimleri çizdim sıkılmasınlar diye. ve sıra numaralarının yazdığı kağıdı da unutmadım. gelip geçen gözetmenler için oraya da çizdim işte bir şeyler.
öyle uzun bir sınavdı ki, hayatımı gözden de geçirdim. yeni kararlar aldım, kah güldüm kah ağladım. pişmanlıklarım, kızgınlıklarım, kırgınlıklarım... hepsini hepsini düşündüm. öyle değişik bir sınavdı işte. *
ömrümün en sıkıcı sınavlarından biriydi. nasıl sıkıldıysam sınav sonrası gölbaşında kahvaltı yapmama rağmen hala kendime gelemedim.
Sınav sonrası editi: it is the üds, that is the üds. What can I do sometimes?
O deği de, yanlışlar doğruları götürmediğini unutmuşum. iki şık arasında kaldığım en az 25 soruyu boş bıraktım, ona yanarım.
24 ağustos 2011 son başvuru tarihi olan üds sınavı, 9 ekimde yapılacak. bir önceki sınavda çeviri ve anlatım bozukluğu soruları önceki sınavlara göre azaltılmıştır.