6 mayıs 1972

entry264 galeri6 video1
    114.
  1. deniz gezmiş'in savunması:

    'Ben, Yusuf Aslan, Hüseyin inan, Sinan Cemgil ve Alpaslan Doğan beraberdik. iddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur.iddianame kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız, biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk Halkına armağan etmiş bulunuyoruz. Türk Halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz. Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik.

    Bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık. iddianamede geçen ve bana atfedilen hükümleri kabul etmiyorum. Ben silahımı halka, orduya karşı kullanmadım. Ancak Vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım ve 'halka ve orduya karşı kullanırım' şeklinde beyanda bulunmadım. Öteden beri arzetmiş olduğum gibi bu ülkede anayasayı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa'yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa'nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa'yı uygulamayan yavuz kimseler de hala ortadadır. Yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. iddia makamı bizim vermekte olduğumuz bağımsızlık savaşına karşıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukuna karşı, reformlara karşıdır. Onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya çalışmışlardır. Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum
    eden hepiniz dahil sizlersiniz. Ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik, Türkiye'nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik, bunun aksini iddia edenler vatan hainidir. Biz stratejik olarak düşüncelerimizi hiçbir zaman saklamayız. Hangi şartlarda olursak olalım bunu açıkça söyleriz. Düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. Nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak,düşüncelerimizi her zaman açıkça ifade ederiz. Tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkaracaktır, buna da inanıyoruz.

    Profesyonel devrimci bugünün Türkiye'sinde kendini hayatı boyunca Türkiye'nin bağımsızlığına adayan kimsedir. (iddianamede) 'Fikir özgürlüğünü ve Anayasayı paravan yapanlar, önceleri Atatürkçü geçinirken onun fikir ve şahsiyetiyle küçük görmeye başladılar' şeklinde ve 'sadece Mustafa Kemal tarafını beyan ediyorlardı' şeklinde bir cümle mevcuttur, bunu kesin olarak reddediyorum, asla kabul etmiyorum. Diğer yurtseverler de bunu kabul etmezler. Bu kasten tahrif edilmek isteniyor. Bu cümle artniyetle hazırlanmıştır. Bu memlekette Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar
    varsa onlar da bizleriz.

    35 milyon metrekare vatan toprakları işgal
    altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla
    suçlanmamız gülünçtür. Mustafa Kemal sağ olsaydı bugün çok şaşırırdı. Hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. Anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeple anayasal bir davranışta bulunduk.

    Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyorum. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Kurtuluş Savaşını da yerli yerine oturtmak gerekir.

    Biz elli sene evvel Kurtuluş Savaşını vermiş bir ülkenin çocukları olarak Kurtuluş Savaşının gerçek tahlilini yapmaya her zaman muktediriz.

    Biz yine çok iyi biliriz ki, Türkiye Kurtuluş Savaşını yapmak için Samsun'a çıkanlara istanbul Örfi idaresince ve Mahkemelerince idam cezası verilmiştir.

    Ve yine bilmekteyiz ki, Osmanlı imparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi Kurtuluş Savaşına iştirak etmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Kurtuluş Savaşı yapıldığı sırada istanbul'da bulunanlar bunları
    yapanlara 'eşkıya' demiştir. Türkiye'nin Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşında ne şekilde bağımlı hale geldiğini de belirtmek gerekmektedir. Ayrıca iddianamede Türkiye halkının bir takım etnik gruplardan teşekkül ettiği iddiaları ve bunu bizim yaptığımız, ortaya attığımız ithamları mevcut bulunmaktadır. Birinci Türkiye Büyük Millet
    Meclisi'nin kararında ve Misakı Milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar. Türk ve Kürt kavimi yaşamaktadır. Birinci Büyük Millet Meclisi kararı böyledir. Türkiye'de iki kardeş kavimin ve ulusunun yaşadığını kabul etmektedir. Bunu kabul etmek bölücülük değildir. Bu iki kardeş unsur birinci Kurtuluş Savaşını müştereken başarmışlardır. Güney Cephesinde düşmanla omuz omuza savaşmışlardır. Bu ikisine birden Türkiye halkı diyoruz. Ve bu iki kardeş
    unsur ikinci bağımsızlık savaşını da müştereken başaracaklardır.

    Öğrenci hareketlerine gelince iddianamede öğrenci hareketlerinin başlangıç tarihi 1968 olarak belirtilmektedir. Bu tarih yanlıştır. Türkiye'de öğrenci olayları 50-60 senedir eksik olmamıştır. Sultan Hamid'in tıbbiye talebelerini Sarayburnu'ndan
    denize attığı tarihten itibaren öğrenci hareketleri Türkiye'de devam edegelmiştir. 1908'i hazırlayan hareketler ileriye dönük hareketlerdir. Vagonli'yi tahrip eden gençler ilerici gençlerdir. 2.Dünya Savaşı
    sırasında 'faşizme hayır' diyen gençler ilerici gençlerdir. Ve 28 Nisan 1960 tarihinden özgürlük savaşı veren gençler ilerici gençlerdir.'
    9 ...
  2. 113.
  3. 3 fidanin solduğu gün. 37. yılında saygıyla anıyoruz.
    3 ...
  4. 112.
  5. üç tane cana kıydınız, peki silebildiniz mi beyinlerdeki ve yüreklerdeki yerlerini?

    yusuf, hüseyin, deniz

    sürüyor, sürecek, mücadelemiz...
    5 ...
  6. 111.
  7. Türk milleti adına karar veren yüce mahkemenin kararının uygulandığı gün.
    2 ...
  8. 110.
  9. Baba,

    Mektup elinize geçmiş olduğu zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı diliyorum. insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler. Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de tereddüte düşmeyeceğimden şüphen olmasın.

    Oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir. O bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olacağını biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı, ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil halkımızın da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi istanbul'a götürmeye kalkma.

    Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et, onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.

    Son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım.

    Oğlun Deniz GEZMiŞ
    11 ...
  10. 109.
  11. 108.
  12. 37. yılında acıyla hatırladığımız kara gün.
    8 ...
  13. 107.
  14. türkiye cumhuriyeti nin bozuk safraları attığı günlerden birisidir.
    0 ...
  15. 106.
  16. kalplerin acımasına az kalmıştır.
    0 ...
  17. 105.
  18. deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan'ın idam edildiği kara gün..

    nerde kendini bilmez çocuklar..
    bir sabah ansızın çekip gittiler..
    4 ...
  19. 104.
  20. DENiZ, YUSUF , HÜSEYiN GELDi GEÇTi DÜNYADAN....TARiHTE BUGÜN
    2 ...
  21. 103.
  22. 6 Mayıs 1972 tarihinde askeri darbe sonucu idam edilen devrim şehitlerini Deniz GEZMiŞ, Yusuf ASLAN ve Hüseyin iNAN'ın ölüm tarihidir.

    türkiye cumuriyeti'nin bu kara lekesi 36.yıldönümünde de silinmemiştir ve silinemeyecektir ne yazık ki.

    umuyoruz ki bağımsız düşünceler daha çok idam edilmesin,umuyoruz ki vatanımız aydıklık(!) yerine karanlığa sürüklenmesin.
    3 ...
  23. 102.
  24. dört hain kurşun değmiş, delik deşikti parka...
    (bkz: parka)
    2 ...
  25. 101.
  26. şerefiyle, onuruyla, insanlığıyla bir kere ölenlerin günü.
    4 ...
  27. 100.
  28. bu gün o güzel üç insanın sadece bedenen dünyadan göçtüğü gündür.fikirlere yağlı urgan işlemez.fikirleri o gün daha da yeşermiştir.ölüme başları dik gitmeleri beyinlerden silinmeyecektir.nur içinde yatsınlar.
    2 ...
  29. 99.
  30. bugun itibariyle tam 36 senedir ozgurlugun ayaklarının altından cekilen sandalyenin.
    2 ...
  31. 98.
  32. Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in, laf salatası üretmekten ve işkembe-i kübradan sallamaktan başka birşey yapmayanlar tarafından ağlak bir şekilde anılan ölüm tarihleridir.

    Bu ülkenin sağcısı da, solcusu da, futbolcusu da sadece konuşur. icraata gelince fostur.
    3 ...
  33. 97.
  34. 3 inançlı yiğidin, yıldızın yeryüzünden gökyüzüne yükseldiği tarih.
    4 ...
  35. 96.
  36. 95.
  37. 36 yıllık kara leke. sonsuza kadar faşistlerin üstünde yapışmış kalacak, elbet bir gün hesabı sorulacak leke.
    5 ...
  38. 94.
  39. yaşadığımız,yaşanılan ve yaşanmaya devam eden acı dolu bir gün...
    4 ...
  40. 93.
  41. 92.
  42. akıllı, cesur, inançlı, güzel ve üç büyük devrimcinin faşist köpekler tarafından katledildiği gündür..
    ancak sadece bedenlerini toprak altına koyabilmişlerdir..
    düşünceleri hep yaşadı, hep yaşayacaktır..
    5 ...
  43. 91.
  44. "hoşcakal kardeşim deniz"
    "hoşcakal kardeşim yusuf"
    "hoşcakal kardeşim hüseyin"
    "hoşcakalın kardeşlerim" haricinde söylenecek pek bir şeylerin olmadığı acı gündür..

    her yıl kendi kendime bu defa dik duracağım, üzülmeyeceğim diyorsamda kalbimin bir tarafı hep sızlıyor işte.. napayim olmuyor.

    (bkz: 6 mayıs devrim şehitleri ölümsüzdür)
    7 ...
  45. 90.
  46. "ölenler
    döğüşerek öldüler;
    güneşe gömüldüler.
    vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

    akın var
    güneşe akın!
    güneşi zaaaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın! "

    Nazım Hikmet

    yiğitlerin, bizi sevdamıza bir kez daha kendileriyle bağladıkları gün.
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük