Senede bir defa deliğinden çıkıpta aklınca laf sokarak, "ğöeeeee siz uefa'yi alali 10 sene oldu ğöeee ama 6 kasim 9 sene oldu ğöeeee nasi koyduk ğöeeee" diye ötüp sonra yine deliğine giren angry birds'lerin insanları güldürmesine sebep olan bir tarih.
yök'ün, yani ülkemizde bilimi, üniversiteyi halktan uzaklaştırmanın ve gericileştirmenin, piyasaya uyumla hale getirmenin en önemli aracı olan kurumun kuruluş yıldönümü.
akp iktidarının kaldıracağını iddia ettiği kurum, bugün akp öncesinden çok daha fazla bir biçimde üniversitelere baskısını, gericiliği ve piyasacılığı akademisyeninden öğrencisine kadar uyguluyor.
gençlik ise yılmıyor. gençlik üniversitelerini hiç akp'ye bırakacak gibi durmuyor!
bitmiş gündür. yılın geri kalanında fenerbahçe taraftarı'nın özüne dönmesi beklenmektedir. yapılacaklar bellidir:
- 34. hafta şampiyonluğa sevin, rakibinin galibiyet sevincini taklit et. (timsah yürüyüşü, adnan polat saat kaç? vb...)
- büyük takımlardan birine yenilirsen tesisleri bas, kaptanının arabasına bira şişesi fırlat, anasına sövmeyi ihmal etme.
- rakip takım taraftarına ezik de, 17 şampiyonluk, 19 kutlama olayını görmezden gel.
- en büyük eğlence fenerbahçe mottosunun asla geçmişte kalmasına izin verme.
7-0 gibi sikindirik uyduruk bir skorun ortaya cikmasina neden olan gundur. o gunden once olmayan bu skor, 6 kasim'dan sonra ortaya cikarak bir mucize gerceklesmistir.
bir galatasaraylı olarak, ezeli dost ebedi rakibimiz fenerbahçe ve taraftarlarının bayramını en içten dileklerimle kutlarım. ne mutlu bize ki, sayemizde mutlu bir gün geçirmelerine vesile olmuşuzdur.
işin kötü tarafı tek bir bayrama sahip olmaları bizi derinden üzmektedir. bir galatasaraylı olarak, her zaman çalışmaktan yana olduğumdan dolayı bayram denen resmi ya da gayri resmi aktiviteleri pek benimsememiş, hep karşı olmuşumdur.
misal 29 ekim'de, 19 mayıs'da, kurban ya da ramazan bayramlarının birinci günleri dışında tatil olmasına hep karşı olmuşum, ülke olarak tatili hak etmek istiyorsak önce çalışıp çabalamak, bir başarı elde etmek tatili hak etmekten hep önce gelmiştir fikriyatımda. bu düşüncem, her alanda geçerli olup özellikle spor alanında elde edilen başarıların anlık heyecenlar olmasından yana olmuşumdur.
netice itibariyle bir galatasaraylı olarak, 17 mayıs 2000 ( futbol, uefa kupa şampiyonu ), 25 ağustos 2000 ( futbol, uefa süper kupa şampiyonu) , 30 kasım 2008 ( ts basketbol takımı, namağlup kıtalararası şampiyonu ), 9 nisan 2009 ( bayan basketbol takımı, fiba eurocup şampiyonu) tarihlerini sadece geride kalmış başarı olarak hatırlıyor, her biri için ayrı ayrı kutlama yapmak yerine galatasaraylı olmakla övünüyorum.
üstte yer alan tarihler, dünya spor tarihinde yerini almış tarihler olup tamamen örnek içeriklidir, x bir takımı 7-0 olsun, 5-1 olsun yendiğimiz rakamları içermemektedir.
--spoiler--
Fb tv' yi açtığınızda 6 kasımda bir avrupa takımına 6 attıkları o maçı izleyebilirsiniz. Sabahtan akşama kadar izleyebilirsiniz bunu. Buradan GS TV yetkililerine sesleniyorum; Fb tv gibi düzenli bir yayın akışınız olsun lütfen. Ne lan bu! sabah açıyorum milan, akşam açıyorum real madrid, o bitiyor monaco, o bitiyor leeds united...
lütfen yayın akışında bir düzen getirin.
--spoiler--
züğürt tesellisi.
yeter lan oha.
daha dün "remember the fifth of november" * diye mesaj atan arkadaşım, ardından 6 kasım'ı da unutma dedi. s.kicem ha. unutturuyonuz mu sanki?