4 şubat 2012 humus katliamı

entry19 galeri0
    1.
  1. an itibariyle suriye'nin humus şehrinde gayrımeşru rejimin yapmakta olduğu yeni ve iğrenç bir katliamdır.

    http://www.on5yirmi5.com/...-yeni-katliami-humus.html
    4 ...
  2. 2.
  3. haber kanallarında hiçbirşey olmamasıda çok ilginç bir durum, bir katliam oluyor şu an ama kimse ses çıkarmıyor.
    0 ...
  4. 3.
  5. 4.
  6. online 200 den fazla sözlük yazarı olmasına rağmen bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar kişinin dikkatini çekmiş vahşet. ulusal basının umurunda olmaması veya bihaber olmaması artık olağan olmaya başladı. milletçe umursamaz ve normal görünmeye başladı artık vahşet.
    suriye de büyük bir katliam ve vandalizm yaşanmaktadır. savaşın kirli yüzü şahsımın yüzüne bir tokat gibi inmiştir. insanların hayvanlaşmasından midem bulanmış, içimi derin bir keder kaplamıştır.
    erdoğan ın eski katil doslarından bir vahşet kesiti daha izledik. burada erdoğan a eleştiri malzemesi çıkarmak değil niyetim, sadece başbakanımızın dostlarının ne denli cani olduğunu görmek insanın kanını donduruyor, dikkat çekmek istedim.
    halen sözlükte laik - kemalist, karı - kız, yarrak- kürek muhabbetler dönmekte.
    vicdanınızı sikeyim...
    3 ...
  7. 5.
  8. ne hikmetse ermeni ve filistinli araplar'ın yoğun oldukları bölgede çıkan ayaklanmanın sonucunda olduğu iddia edilen katliam.

    "siviller öldü" ya da "masumlar katlediliyor" diye kimse kendini kandırmasın; bölgede cia ve mossad ajanları cirit atıyor. bizdeki müslümallarsa en redneck'ten daha amerikancı davranıp dezenformasyon yangınına körükle koşuyorlar.

    görüntlerin gerçekliği bile kuşkuludur. wag the dog'u izlemiş kimse dünyaya iyi haber kanalları diye pompalanan cnn ve onun arap dünyasındaki karşılığı el cezire gibilerine inanmaz.

    e, hani siz israil karşıtıydınız; n'oldu? konu amerikan çıkarları ve para olunca dininizi bile sattınız di'mi!

    kafanızı sikeyim!
    2 ...
  9. 6.
  10. ilgimizi çekmiyor çünkü bir ülke lideri doğal olanı yapıyor. çünkü kendisine ayaklanan halk kendi iradesiyle oluşmuş bir halk değil batının eliyle ayaklanmış bir halk ve silahlı bir halk. batı ülkeleri türkiye'de dahil buralarda eğitim görmüş bir muhalif grup. yani düpedüz te rö rist, te-rö-rist, t e r ö r i s t. anlaşılabildi mi?

    bir devlet lideri de bu terörü ülkesinden def etmek istiyor biliyor sonunu ki sağlam adım atıyor.

    daha geçen gün el cezire'den bir spiker el cezire suriye ile ilgili yalan haber paylaşıyor, yalan görüntlüler koyup suriye'De olmuş gibi gösteriyor buna vicdanım el vermiyor diye istifa etmedi mi?

    malum medyalar sürekli 'suriye'De vahşet' diye haberler geçmedi mi?

    geçin bunları. bu sistemin amacı türk halkının suriye'de ne işimiz var düşüncesini kırmak. böylece akp destek alacak, tepki görmeyecek ve amerika'ya bir fayda daha sağlamış olacak, görevini tamamlayacak.
    arapların önemli kanallarından olan el cezire'De buna ortak oluyor ve amerika'nın kucağında yer etmiş arap liderleriyle ortak hareket ederek haklı gazlıyor.

    kardeşim sen avrupa ülkelerine 'pkk lıları onlar yetiştiriyor' diye kızmıyor musun? al işte aynısını senin ülken yapıyor git orayı karıştır diye.

    dayan esed dayan...

    ek not: kimsenin saldırıları desteklediği yok. öldürülenin tarafında olmakla bir bok olmuyor kimse ya da sen vicdanlı, iyi niyetli taraf olmuyorsun. senin hissettiğin duyguları bizde hissedebiliyoruz, bizde o ölen insanlara üzülüyoruz ancak bunları konuşmak angutluktan başka bir şey değil çünkü zaten batının istediği bu. insanlar sadece olayın bu yüzünü konuşsun ötesini değil. işte biz ötesini konuşuyoruz. esed'in haklı bir vicdansız katil olduğunu söylüyoruz. bak şimdi aklıma geldi tam da uydu heralde, haklı bir vicdansız katil.
    adam haklı arkadaşım, adam haklı.

    muhalifler silah kullanmadı mı? esed reform paketleri yapacağım, bende biliyorum yetersiz ama zaman istiyorum diye alttan almadı mı? ancak batının kendisini saracağını zanneden muhalifler hayır uleynn demedi mi? bu kişiler batıyla ayaklanmadı mı? onların kuklası durumunda değil mi? libya'da öyle olmadı mı?
    geçiniz.
    4 ...
  11. 7.
  12. bu iğrençliği savunanların mantığıyla, bir gün türkiye'de de birileri -sizinkiler olmayabilir de- işi eline alırsa, "terörist" diye çoluk çocuk demeden bütün muhaliflerinin anasını düz edebileceğini gösteren katliamdır.

    he lan, şunu deyin de işimizi bilelim.
    0 ...
  13. 8.
  14. her ne kadar ölen insanlar için üzülsem de cahilliklerinden ölmekte olan insanlardır.biri sana gaz veriyor ama sen kim gaz verdi demeden ayaklanırsan sorgulamadan ateşin içine dalarsan ölürsün kardeşim.

    aklı hür vicdanı hür irfanı hür uuser editi:yakın zamanda senin ülken de bu şekilde karışmaya aday.ama şunu kesinlikle söyleyebilirim ki cumhuriyet değerlerinin temeline dinamit koyulduğu için olmayacak bu karışıklık.
    0 ...
  15. 9.
  16. halkın dudaklarından dökülen kelimelerin en belirgini; özgürlük.
    öyle birşey istiyorlar ki, esad denen herif onu vermemek için resmen kan gölü oluşturdu. hergün guslediyor o gölde.
    ve bu halkın istediği öyle birşey ki, bu katliamı savunan travma geçirmiş, iki yüzlü ve modası çoktaaan geçen zihniyet dahi bu politikayı savunurken özgürlüğe ihtiyaç duyuyor.
    bırakın martaval okumayı ulan!
    onlar arap. ölürlerse ölsünler. önemli olan muhalefet.
    nasıl olsa arap onlar, cahillerdir. kesin birileri gazlamıştır. özgürlük istemeyi nasıl akıl etsinler.
    neyse, şunun şurasından birkaç saate yine pkk muhabbeti döner. elbet suriye'nin pkk'yı desteklediğini söyleyen çıkar. hergün olduğu gibi.
    vay amına koyayım.
    1 ...
  17. 10.
  18. tam bir insanlık suçu işlenmekte olup , bölge halkının su kanalları yoluyla zehirlenmesi olayıdır. tarihin kara sayfaları arasında yerini alacaktır.
    0 ...
  19. 11.
  20. bu katliam esad ın sonunu hızlandıracaktır orası kesin.
    ancak esad gidince suriye ne olacak. ülkede arapların haricinde türk, kürt, ermeni, çerkez ve ıraklı mültecilerden oluşan azınlıklar var. ayrıca dini farklılıklar ırk farklılığından daha kötü problemlere gebe.
    türkiye şimdiye kadar yaşanan olayların tam göbeğinde olduğuna göre olası devrimden sonra yaşanması muhtemel bölünme teşebbüsleri konusunda nasıl bir politika izleyecek. görünen o ki abd türkiye yi maşa olarak kullanıyor.ortadoğuda ki yangın büyüyor bizi içine alırsa bunun tek sorumlusu tayyip tir. allah sonumuzu hayretsin.
    du bakali nolucak.
    1 ...
  21. 12.
  22. allah tez zamanda esadın ipini çeksin. amin.
    0 ...
  23. 13.
  24. mübarek bir gecede, müslüman halka mensup bir ülkede yaşanabilecek en içler acısı olaydır. katillere bela maktüllere dua okumaktan başka çarem yok. içim acıyor.
    0 ...
  25. 14.
  26. twitter'a girmesem haberim dahi olmayacak olan katliam. anlamadığım konu bu ülkedeki gazetecilerin ne iş yaptığı. dibimizdeki ülkede insanlar kesiliyor biz hala kar haberi peşindeyiz.
    kaldıki bu amerikan menşeeli yada benzer fake videolardan örülü bir aldatmaca dahi olsa bir haberi yapılamaz mı ya.
    medya nası yönlendirildiyse ve haber yasağı geldiyse artık.
    0 ...
  27. 15.
  28. libya,tunus,mısır gibi ülkelerde "demokratikleşme çabasına destek" adı altında batının ortadoğuyu karıştırma çabalarının suriye ayağında yaşanan olaylardır. libya,tunus,mısır ın şu an hali ortada. bırakın demokratikleşmeyi, şeri yönetimin uygulanacağı yönünde her geçen gün alınan kararlar var. seçimlerin gerçekleşmesi kimseyi kandırmasın. ırakta da seçimler yapılıyordu baas döneminde. türkiyeden örnek verecek olursak; 82 anayasası refarandumundan önce referandum aleyhine propagandanın yasak olması,oylamada şeffaf zarfların kullanılması durumu gibi. yani her zaman halkın iradesine başvurmak demokrasi olduğu anamına gelimiyor. halkın özgür iradesi var mı önemli olan bu.

    konuya dönecek olursak bugün suriye de gerçekten nelerin yaşandığını suriyede olmadan bilemeyiz. batı güdümlü akp de 1 sene önce suriyeyle ne kdar sıkı fıkı olduğunu untmasın. baas aynı baas,,beşar aynı beşardı.isyanın başlamasıyla birden israil ve amerikanın güdümündeki batı politikasının yanında yer aldık nedense. suriye halkının türkiyeye olan güveni de son anketlere göre yüzde 70 lerden yüzde 44 e düştü. bu oran bile batı medyasının (tabi türk medyası da dahil) aktardığı gibi suriye halkının yüzde 90 küsürünün rejim karşıtı olmadığını tek başına gösteriyor. yani muhalifler de sütten çıkmış ak kaşık değil.
    0 ...
  29. 16.
  30. söylenecek laf çok ama lafla peynir gemisi yürümüyor işte. otur düşün dur, ne olacak bunun sonu, bu allahsızların elinde daha kaç bin masum katlolacak, diye. evet dünya uyuyor, peki uyanık olanlardan ne haber, ne yapılıyor bunu engellemek için. hee kınadık oldu bitti. herşey yoluna girdi öyle mi? sen esefle kınasan ne kınamasan ne dangalak. insanlar ölüyor be. valla bıktım ben be bıktım bu çaresizlikten. allah belanızı versin.
    1 ...
  31. 17.
  32. emperyalizme hizmet eden batı kaynaklarının suriye rejimini devirmek için ortaya attığı sayısız katliam iddiasından biri. bu haberlerinin çoğunlukla merkezi ise Londra'da bulunan Suriye insan Hakları Gözlemevi oluyor.
    bugün ortaya atılan ve bu kez "epey ses getireceğe" benzeyen bu katliam iddiası bakalım gerçeği yansıtıyor mu? sol.org.tr egemen medyamızın etkisi altında kalmamanın verdiği özgürlükle, olayı yazmış:

    "Suriye ve dünya bugün yine "katliam" haberleriyle güne başladı. Kaynağı Suriye'deki muhalifler olan ve neredeyse tüm Batı ve Türk medyasında yer bulan habere göre, Suriye ordusu Humus'ta içerisinde insanların bulunduğu evleri bombalamış ve halkın üzerine ateş açmıştı. Rivayet ise muhtelifti: Bir iddiaya göre 217, bir iddiaya göre 260 kişi hayatını kaybetmişti. New York Times ve Guardian gibi gazeteler de muhaliflere dayanarak çeşitli ölü sayısı verdi, ancak ortada bir çelişki yine de mevcuttu.

    Medyanın haber kaynağı, Suriye'deki "aktivistler". işin ilginç yanı, bu "aktivistler" de birincil kaynak değiller, onlar da, Humus'taki "temaslarından" haber alıyorlar. New York Times'e konuşan bir Suriyeli muhalif, olayların silahlı grupların iki karakolu basarak çok sayıda asker kaçırmasıyla başladığını söylüyor. Kaçırılan askerlerin sayısı konusundaki rivayet yine muhtelif: Bir muhalif 13 derken, başka birisi 19 sayısını veriyor.

    Suriye Ulusal Konseyi, ölü sayısının 260'ın üzerinde olduğunu iddia ediyor. Londra merkezli Suriye insan Hakları Gözlemevi'nin başındaki Rami Abdulrahman ise Reuters'e sayıyı 217 olarak verdi. Bu sayıya Halidya ve çevresinde yapılan "bombardıman" dahil.

    Suriye'den açıklama: Bombardıman yok
    Medyada çıkan iddialara cevap olarak Suriye Devlet Ajansı Sana'da çıkan bir haberde, ortada çarpıtma ve yalan olduğu belirtilirken, Humus'ta çekildiği iddia edilen fotoğraflardaki cesetlerin ordu bombardımanı ile değil, silahlı terörist grupların kaçırdığı masum yurttaşların işkence edilerek öldürülmüş bedenleri olduğu iddia edildi.

    Suriye hakkındaki "katliam" haberlerini yayan Suriye insan Hakları Gözlemevi isimli kuruluş hakkında iki soL haberi: SOHR içindeki kavga muhaliflerin güvenilirliğini gösteriyor ve Suriye'de olup bitenleri bunlar anlatıyor!
    Sana, cesetlerde herhangi bir bombardıman veya kurşun izinin olmadığını, hatta devlet televizyonunu arayan bazı yurttaşların fotoğraflardaki cesetlerin bir süre önce kaçırıldığı bilinen kendi akrabalarına ait olduğunu söylediklerini belirtti. Örneğin, Tana el-Muhammed adlı bir kadın, servis edilen görüntülerdeki cesetlerden iki tanesinin 17 gündür haber alamadığı kendi akrabalarına ait olduğunu söylüyor.

    Halid el-Şalabi isimli Humus'ta oturan bir Suriye yurttaşı ise, silahlı terörist grupların asker üniforması giyerek etrafa rastgele ateş açtığını iddia ediyor.

    Suriye elçiliklerine de eş zamanlı saldırılar
    Bugün yaşanan bir diğer gelişme de, Suriye'nin dış temsilciliklerine yapılan saldırılardı. Suriye'nin Mısır, Kuveyt, Amman ve Londra'daki elçilikleri kundaklandı, taşlandı, yağmalandı.

    Medyanın haber kaynağı, Suriye'deki "aktivistler". işin ilginç yanı, bu "aktivistler" de birincil kaynak değiller, onlar da, Humus'taki "temaslarından" haber alıyorlar. New York Times'e konuşan bir Suriyeli muhalif, olayların silahlı grupların iki karakolu basarak çok sayıda asker kaçırmasıyla başladığını söylüyor. Kaçırılan askerlerin sayısı konusundaki rivayet yine muhtelif: Bir muhalif 13 derken, başka birisi 19 sayısını veriyor.
    Özellikle Suriye'nin Kahire'deki büyükelçiliği kullanılamaz hale geldi. Londra'da da 100 kişilik Suriyeli bir grup, gece elçiliği taşladı.

    Bugün, Birleşmiş Milletler Suriye hakkında bir karar yayımlayacak. Arap misyonuna özel bir önem verileceği anlaşılan görüşmelerde, Arap ülkelerinin Esad'a çekil çağrısı yapmasının ve BM'nin de buna destek vermesinin yolları aranıyor. Rusya ve Çin ise bu çağrıya şiddetle karşı çıkıyor.

    Elçiliklere saldırılar ve Humus'ta katliam haberlerinin BM'nin alacağı kararla ilgisi olduğu tahmin ediliyor."

    (soL.org.tr- Dış Haberler)
    2 ...
  33. 18.
  34. bazılarının hala, " amerikanın oyunları var" zihniyetiyle görmezden geldiği, abartılarak haberlerde gösteriliyor diye küçümsediği katliamdır. esad bile ben kimseyi öldürmüyorum demezken buazı arkadaşlar kraldan çok kralcı oluyor.
    gözümüzün önünde katliam yapılırken sessiz kalıyoruz. böyle izlemeye devam edersek ne allah nede tarih bizi affetmeyecek.
    1 ...
  35. 19.
  36. vahşettir. kim kimi öldürüyor o konuda pek emin değilim ama emin olduğum bunca insanın ölümünün katliamdan başka bir adının olmadığıdır.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük