34prometheus

entry61 galeri10
    24.
  1. hiç gülümsemediği kadar gülümsettiğimi söyledi bir gün bana,

    gülümsemenin zaten kendisine çok yakıştığını, benden dolayı gülümsediği zaman ise içinde karıncalanan duygularının kelebek

    kanat çırpışı gibi hissettiğini anlattı.

    biraz da tenini ısıtabilecek şekilde titreyen bacaklarına bir anlam veremediğini, tanımadığı bilmediği bir adamın kendini nasıl böyle

    etkileyebileceğini, korktuğunu, ancak boğazının kurumasına, teninin terlemesine, geceleri uyuyamamasına bir anlam veremiyordu ki

    rüyasında ne hikmettir bir bedene büründü o hayali sevgili.

    onu istiyordu içinde. içinde derken onun bedeni içinde onun acısını hissederek ona kendi sevgisini verebilecek bir duygu

    bir his verebilmek, hayatın anlamsız kargaşalarından uzakta bir hayat yaşamak arzusu ve eğer bu o olsa ne olurdu.

    neden bunlar böyle değilde, tanıyormuş gibi yaklaştığımız hayattan alamadığımız dersler ile hüzün çöker içimize.

    emin olmam için de yemen de etmişti. ancak yeminlere inanmadığımı unutmuştu yada o kadar bir büyük bir duygu ile anlatmak istiyordu ki

    bana bahsettiği gülümserken o gamzelerinin güzelliğinin üzerine ant içse inanırdım zaten.

    o güzel tarifi ise kendinden güzel bir anlatım ile erkekliğimi uyardı hiç istemesemde bu düşünce de onu böyle masum hissetmek isterken.

    ve sonra o da bu masumiyeti bir tarafa bırakıp yanında "ben" niyetine sarıldığı yastık ile uyuya kalmıştı ve rüyasında

    dokunan adamı düşündü o sabah kalktığında

    ve gül reçeli kahvaltısı ısmarladı kendisine tarihin eski yolculuklarına göndermeler yaparak...

    rüyasındaki son sözleri hatırladı çayını yudumlarken:

    "madem isterdin dur ben sana birazcık tarif edeyim;
    şöyle ki sol yanağımdakı sağ yanağımdakinden daha az,
    daha içten gülümseyince görülen gamzem bile çıktı şiirini okurken".

    rüya mıydı, gerçek miydi ? anlayamadan hayatına devam etti, bilinmeyen yolculuklara.

    (bkz: okunmayan mektuplar)
    2 ...
  2. 25.
  3. 9. nesil kiymetli ve harika entryleri olan yazar.
    2 ...
  4. 26.
  5. #18992719 bu yıl sözlükte bahar vurgunu yemiş ilk yazarımız.
    tez elden allah şifasını versin diliyoruz. yoksa hem o hem biz yandık.
    3 ...
  6. 27.
  7. insan kendinde olmayan şeyleri arar hayatta, kimine göre bir kadın,

    kimine göre bir ve çok sevilmesi gereken bir insan,

    ve sevildiğini anlayabilme becerisine sahip olabilecek bir kadın.

    bir kadını çok sevmek, izmarite bağlamak değildir.

    sigaranın kendisini tüttürmektir çoğu zaman.

    (bkz: insan kendinde olmayan şeyleri arar hayatta)

    edit : sigarayı bıraktım, şimdi ne olacak...
    0 ...
  8. 28.
  9. nicki felsefeyi hatırlatıp anlık moral kaybı yaşatsa da , 'nesildaşım' *
    0 ...
  10. 29.
  11. kısa bir öykü başlangıcıdır:

    bir bahar mevsimi, daha geldi derken , nereden çıktı bu kar dedim içimden.

    o sırada be kapı zili çaldı ve sen.

    evet sen ve soğuktan olsa gerek, senin kırmızı al yanakların.

    seni bana getirdi bu havalar, tam da sıkıntı basacakken içimi...

    hoş geldin derken içeri gel demeyi unuttum birden...

    hoş geldin.

    ancak sen bana gelmek için erken değil miydin?

    ben bu kar yağan hava da; bir kadeh kırmızı şarap, az biraz peynir, çerez ve meyve sunmak isterdim.

    diğerleri tamam da sen bir kadeh içtikten sonra ya bu masumiyeti kaybedersen. -zaten ben seni isterken bir de-

    seni ben ;

    "sen hayatım da olduğun için sevdim", dedim ya senden " benim ömür boyu görmesem de bir daha hayatımda, kal orada, kalbimde

    bir aşk, beynimde ise seni büyütmüş bir sevda gibi...

    devam eder bu...
    0 ...
  12. 30.
  13. Part II-

    geçen hafta kahvaltı sözümüz vardı, yine bir pazar sabahıydı, tek fark o zaman açık havada güzel bir kahvaltı yapabilme umuduyla

    yola çıkmıştık. ne oldu da buluşamadık, şimdi ki gelmen sanırım bir özür gibi. ancak korkutur benin hep: bir özür gibi yapılan

    ziyaretler, aşar amacını, özür den ziyade artık bir sonra ki aşamalar geçilerek hızlı adımlar ile ilerlenir duygular.

    kahvaltı ya dönelim : sen, ben, tanımlanamayan duygular, tanımlanamayan aşk,biraz reçel, gül reçeli olsun, biraz yumurta, bel ki

    sucuk, bal, tereyağ, az biraz da soğuk ve kar mı, yağmur mu ? belli olmayan bir hava durumu.

    tek bilinen senin üzerinde ince bir bluz, hafif bir dekolte ve abartısız bir makyaj. tarif ettiğim gibi giyinmiş ve gelmişsin.

    bu sabah sanırsam birimizin en çok istediği ve diğerimizin bundan sonra hep isteyeceği bir duygula doğru ilerleyeceğiz kahvaltıdan

    sonra...

    devam eder bu...
    1 ...
  14. 31.
  15. sozlugun tadi tuzu olan biricik yazar.
    sozluge ugradigimda ondan haber aldigimda yazilarini okuyunca cok mutlu oluyoru.
    2 ...
  16. 32.
  17. cok cok cok gecmis olsun dedigim talihsiz yazar.
    1 ...
  18. 33.
  19. kolu sargıda olan bu yazar sevgisini esirgemez sizden, ne kadar zor olsa da sol parmaklarla yazmak, yine de yazıyor ...amacı size ulasmak.
    2 ...
  20. 34.
  21. bir yer de bir yanlış var,
    o da benim bulamadığım bir ayar,
    adını bile bilmediğim yazar,
    özel den yapar bana ayar.
    2 ...
  22. 35.
  23. geçmiş olsun usta.

    sakata gelmiş yazar.
    2 ...
  24. 36.
  25. her şey den, her laftan kendine anlam çıkartır aşık olanlar.

    bir başkasına yazıldı sanılır hissedilenler, her seferinde aşkı ıspatlamak yorar insanı,

    senin aradığın bir aşk oyuncağı...

    yazdıklarınla aşık ettiğin, bugünlerde en çok ihtiyacı olan "sen" yoksan böyle erkenden..

    sen beni bulana kadar yazmayacak artık bu aşk uşağı bilesin.

    bilesin türküsünü de dinleyesin....

    ya da kendine yeni bir oyuncak al, adına da "aşkım" de, oynarsın güzelce.

    bilesin:

    cevdet bağca:



    &list=RD02hDpdfY4QAkc ilkay

    (#10742037)

    (bkz: sevda manifestosu)
    1 ...
  26. 37.
  27. 38.
  28. (bkz: bir sözlük yazarının ms hastalığı ile imtihanı) adı altında bu hastalığı anlatan bilgileri paylaştım.

    23.03.2013 tarihinde bu hastalığa yakalandığım geniş bir incelemeden sonra söylendi ve tedaviye başladım.

    konu hassas ve bilgilendirme amaçlı olduğundan sizden tek ricam geyiğe sarılmasını engellemeniz.

    ben yaşadığım tüm olumlu olumsuz etkileri paylaşacağım.

    sözlükte yazmak zaten bana zevk veriyordu, şimdi biraz daha anlamlı kılacak.

    doğa ve allah sizden uzak etsin bu tür hastalıkları.
    1 ...
  29. 39.
  30. hastalığı için geçmiş olsun.

    Ama hâlâ megaloman.
    3 ...
  31. 40.
  32. hastalığıyla bizi üzen ve acil şifalar dilediğim yazar.
    3 ...
  33. 41.
  34. kendisine çok geçmiş olsun diyor acil şifalar diliyorum.
    1 ...
  35. 42.
  36. maddi bir beklentisi olmayan, duygusal olarak durumunu paylaşan yazardır.

    yazdıkları da ortada zaten.

    heyecan yapıp nick altında son 3 yazıyı yazarak kelebek etkisi yaratılmasının da bir anlamı yoktu.

    o adam sağ omzu kırık sabahın 05.00 inde hastanede kortizon alan bir adamdı.

    dahası yok ki...
    1 ...
  37. 43.
  38. bir anka kuşu misali gibi: ( (bkz: sevgiye aşık insanlarız biz))

    aşığız sözlerimize,
    sözlerde ki duygu ahengine.

    sana söylediğim bir kelimede,
    aldığım bir gülümsemeye aşığım.

    bir sevgilin olmuş,
    ben mutlu olmuşum,
    senin bunu anlayabilmen ve
    "merhaba" dostum diyebilene aşığım.
    bunu anlayabilene...

    "bir aşk oyunudur bu" dan, "bir aşktır bu "ya giden zamanda,
    yaralanmaları, küsmeleri anlayabilmektir.
    olgun davranabilmektir, olgunlaşa bilmektir aşk.

    aşk tek başına tekelin değildir, anlayabilmektir,
    aynı zamanda hayatın boyunca bir kez olmaz,
    yoksa nasıl olabilirdi benden sana bu tutkulu aşk.

    yanlış anlamak ta aşktır, yanlış anlaşılmakta.
    seni seviyorum demek ise aşkı özel kılacak bir cümle o kadar,
    ne zaman gözler gözlerde, eller ellerde olur,
    bu kalp sende kalır, aşk teninde, sevgi damarlarında sevgilim olusun.

    bir özeti gibi, ön sözü gibi
    "sevgiliye sevgi yazıları armağanı" yazdıklarımızın.
    bir aşk doğar mı dedim, doğarmış sevdiğim, hatta nefret bile doğarmış..
    her şeye rağmen önemli olan,
    bir insanın bir insana, güzel bir değer kalabilmesiymiş.
    1 ...
  39. 44.
  40. biraz yorgunum sözlük,
    biraz kırgın,
    dargın biraz,
    biraz dan öte de ise rahatsızlığım var hastalıktan dolayı,
    tek elle zor yazılıyor anlatmak istediklerin.
    bana biraz müsade.
    1 ...
  41. 45.
  42. Dogum gununun gunduz kismi hastanede gecirir

    Kutlayanlara tesekkur eder bu yazar.

    edit:

    her olay, hatırlatma ve anma için yaptığı güzelliği,

    bu garip içinde yapmış.

    eğer google ürünlerinden birine kayıtlıysanız sizin de doğum gününüzü kutlar.

    zaten google unutursa bankalar hatırlatır.

    en yakın sevgili hatırlar.

    saygılar . (34prometheus)

    (bkz: google ın yaptığı jest)
    2 ...
  43. 46.
  44. (bkz: ulaşamadığın kadına son mektup)

    Bir ortamda, farklı sebepler ile kavuşamadığın kadına yazılabilecek mektup, serzeniş ve duygulardır.

    "kadınım, ismininin anlamanı bildiğimden ve resmini gördüğümden beri sesini duyabilmek için bin bir uğraş verdim. Teninden bir isteğim yoktu, sarılıp koklamaktan başka.
    Senden bir haber alamamak beni kahretmekte. Ancak senin de kendine göre bir sevme, aşık olma biçimin var. Şimdi günlerdir uzaktan eğitim gibi girdiğin bu hikmetli yolda ufacık talepleri dahi yerine getirmemen sebebi neydi? Ya da şimdi o tuttuğun eller, kokladığın ten beni unutman, unutabilmen için yeterli gelebildi mi? Zannettiğin gibi kesip bırakmak o ilişkiden kopmak, sıyrılmak değildir sevgili.

    Yalnızca bir mutluluk kendi kendine olduğun zamanlarda yakaladığın masum anlar değil, öğrenmek istediğine karşılıklı bir beklenti ile ulaşabilirsin benimle, seni korkutan “ya ben onu hiç bırakamasam” duygusu mu? Onun için mi bu gereksiz kıskançlığın, sen benim, ben senin kullanılabilecek emtian olmayacağız ki hiçbir zaman, ya da olmayacaktık sen o bulduğunu zannettiğin sevgiliye ulaşana kadar. Ne demek lazım sözün bittiği yer burası, siz kavuşun kuytuluklarınızda kısa ve anlamlı?!

    Kadınım, inanmış olduğun sevginin, aşkın ve sana anlatmaya çalıştığımız yazışmalarda unutma:Tatmin oluyordun konuştuğumuz yazılardan sende. Ben de tatmin oluyor ve arzuluyordum seni. Ancak ne hikmetse sen kelimelerle sevişmelerimize dahi sansür getirdin, yüzün kızardı nar gibi ve bu yalnızca karşılıklı yazdığımız sevgi, aşk oyunlarınızdan aldığın zevk dokunduğun tenindeki şevkten daha mutluluk verdi dedin ve şimdi yoksun. Bu aşk, sevgi sensiz yoksun, sen “ yoksun” demiştim, ancak sen tüm haberlerden ve gelişmelerden yoksunsun. Şimdi de yok, senin olmamanla yanımda bir değer kazandı ilk defa yanımda.

    Sevgili kadınım, seni uzaktan böyle sevmişsem böyle kısıtlı imkânlarda daha fazlasında sevgimin sıcaklığından yanacağından korktun, anlıyorum seni. Şimdi bu olabilecek aşkı olmayacak bir ateşe attın. Bugün değil ancak yakın bir zaman da bir gün okuyup bakarsan yol farklılaşmış olabilir, senin için erken benim için geç olabilir.

    Sevgilerimle, sevgiyi paylaştığım.
    2 ...
  45. 47.
  46. gün itibarıyla doğum günü olan yazar.
    iyi ki doğdun usta.
    2 ...
  47. 48.
  48. aşk kaybedilmiş bir oyundur sevgili

    bir aşk oyunudur bu dan bir aşktır bu'ya giden yolda,

    aşk ı arayan adamın hikayesidir.

    yorulmamıştır kaybetmekten,

    kaybetmek bazen yenilenmektir der bu aşk adamı.

    bazen senden önce , senden sonra ayrımını unutmaktır.
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük