Doğum günümdür. Hiç sevmiyorum çünkü her seferinde biraz daha yaşlandığımı düşünüyorum gereksiz bir sorumluluk hissi çöküyor.
Sürekli yılbaşı yüzünden sekteye uğradığı için sevmiyorum.
Mevcut seneye veda ettiği için de sevmiyorum. Ben vedaları pek sevmem.
Doğduğum için de sevmiyor olabilirim, kim böyle bir hayat doğmak ister ki?
Hiç öyle kıpır kıpır oynamıyor bir yanım. Bunun alt tarafı bir "takvim oyunu" olduğunu bilen hiç kimse de duymuyor ama maksat eğlence olsun...
Çünkü onlara "eğleneceksin" emri verilmiştir. Bu bir paroladır.
işareti de: "Bol bol da alışveriş yapacaksın"...
Yapamayınca da mutsuz olacaksın.
Hindi etini zaten pek sevmem.
Üstelik bitirilemiyor, kalıyor, "bayat yemek" sıfatıyla ertesi günlere sarkıyor.
Bakınız "kestaneli iç pilava" hiç itirazım yoktur ama!
Tombala oynamaya da IQ düzeyim uygun değil.
bu memlekette "idrak ettiğin" yılbaşı sayısı her yıl artmaya başlayınca "kazasız belasız bir yenisini görür müyüm acaba" endişesi ağır basmaya başlıyor...
eskiden farklıydı, yılbaşında evde otursam çatlardım.
Hadi gene geldi "yılın bilmemnesi" günleri... Yılın adamı, yılın kadını, yılın takımı, yılın fotoğrafı, yılın olayı...
Hiç umurumda değil yılın bilmemnesi kim ya da ne olmuş...
Hadi gene geldi bıkkınlık veren "Noel ile yılbaşı arasındaki fark" dıngıllıkları...
Hadi gene geldi yıldız falları...
Biriniz de şu falları kesip saklamayı ve gelecek yılbaşında çıkarıp başınızdan geçenlerle karşılaştırmayı düşünmezsiniz tabii...
Bari "karşı cinsten bir sarışın" size ilgi duysaydı... (iyi ama esmer sevenler ne yapacaklar?) Hadi gene geldi hiç kimsenin pişirip de yemeyeceği yemek tarifleriyle hiç kimsenin karıştırıp da içmeyeceği kokteyl tarifleri...
Hadi gene geldi yılın ilk Milli Piyango talihlisi, yılın ilk bebeği, yılın ilk sarhoşu, yılın ilk trafik kazası, yılın ilk bilmemnesi...
Hadi gene geldi yılbaşı kararları; Sigara bırakılacak, daha çok spor yapılacak, hanıma ve çocuklara daha çok zaman ayırılacak...
Hiçbiri tutulmamak üzere.
Benim elim bu akşam yemeğini yer, bir DVD koyar, ayıp olmasın diye (kime karşı?) saatin on ikiyi geçmesini bekler, sonra da yatar. ("Senin için geçmiş ayol, için" diyenleri de duyar gibiyim.)
Siz öyle yapmayınız, çılgınca eğleniniz. Yerlere düşünüz. sürünerek banklarda sızınız.
Sarhoş lumpenlerin arasına karışıp poponuza pandik attırınız.
Gündönümünde (25 Aralık) ya da gün-tün eşitliğinde (21 Mart) tepişseydiniz daha bir anlamlı olacaktı. Atalarınız öyle yaparlardı, gündüzün yeniden uzamaya başlamasını ya da öne geçmesini kutlarlardı.
Hep merak etmişimdir, masonlar da Venüs gezegeninin (isis) yeniden ufukta belirmesini kutluyorlar mı?
Ya da Sirius yıldızının doğu yönünden kendini göstermesini?
Vallahi daha anlamlıdır.
Hangi serseri bu alafranga yılbaşını getirmiş en alakasız bir tarihe koymuş merak ederim?
ay ben sizi şimdi "down" etmeyeyim ya, Hadi gene iyi seneler....
evde oturmanın diğer 364 günden daha farklı anlamlar taşıdığını akla getiren zaman dilimidir. ne koltukların rengi, konforu ne sehpanın ayak sayısı, ne de duvar saatinin yeri değişmemiştir halbuki. ama içimizde yer değiştiren bir sürü şey vardır. belki o yüzden bu farklı manalar.
* 1534 - Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki Osmanlı ordusu, Bağdat'a girdi.
* 1609 - istanbul'da, Sultanahmet Camii'nin temeli atıldı. Mimarı Sedefkar Mehmet Ağa olan cami 8 yılda tamamlandı.
* 1808 - Fransız kimyacı Joseph Louis Gay-Lussac sonradan kendi adıyla bilinecek olan gaz kanununu denklem haline getirdi.
* 1879 - Thomas Edison elektrik ampulunu kamuya tanıttı.
* 1890 - New York'taki Ellis Island, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.
* 1892 - Deutsche Bank'ın da katılımcısı olduğu grubun yaptığı demiryolu Ankara'ya ulaştı.
* 1921 - Mustafa Kemal, Çerkez Ethem güçlerinin dağıtılması için Batı Cephesi Komutanlığı'na talimat verdi.
* 1939 - istanbul-Berlin arası düzenli uçak seferleri başladı.
* 1946 - ABD başkanı Harry Truman II. Dünya Savaşının bittiğini resmen açıkladı.
* 1960 - Demirköprü Barajı ve hidroelektrik santrali hizmete girdi.
* 1977 - Cumhuriyet tarihinde ilk kez gensoruyla hükümet düşürüldü: 218 güvenoyuna karşılık 228 güvensizlik oyuyla ikinci Milliyetçi Cephe (MC) iktidarı devrildi.
* 1994 - Avusturya, Finlandiya ve isveç, Avrupa Birliği'ne üye oldu. Birliğin üye sayısı 15 oldu.
* 1997 - Görev süresi sona eren Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden emekliye ayrıldı.
* 1998 - Danıştay, Sincan'da düzenlenen Kudüs Gecesinin ardından içişleri Bakanlığınca görevden alınan ve yargılama sonucunda 4 yıl 7 ay ağır hapis cezasına çarptırılan eski Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın belediye başkanlığını düşürdü.
* 1999 - Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin ani bir kararla istifa etti ve görevini başbakan Vladimir Putin'e devredeceğini söyledi.