Atsızın Sebahattin Ali hakkında yazdığı yazı ile başlar ve dönemin Milli eğitim bakanının isteği doğrultusunda 3 mayıs 1944te mahkemeye çıkarılır. Daha sonrasında ise inönü'nün Sovyet yakınlığı devreye girer ve Atsız ile irtibatlı bir çok kişi gözaltına alınır ve hapse atılır. Prof. Dr. Zeki Velidî Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Nurullah Barıman, Cihat Savaşfer, Nejdet Sançar, Dr. Fethi Tevetoğlu, Alparslan Türkeş, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal’a 10 yıla kadar uzanan değişik hapis ve sürgün cezaları verilmiştir. Aşağıda bu cezaların verilme sebebi biraz anlatılıyor. Nedenini rahatlıkla anlayablirsiniz.
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1944 yılına gelene kadar denilebilir ki; görünüş itibariyle de olsa kuruluş ülküsüne bağlıdır. Bu ülkü de Türkçülüktür. Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura gibi Türkçü düşünürlerin, Türk Ocaklıların ortaya atmış olduğu tezler, Mustafa Kemal Atatürk tarafından ustaca yaşam alanına geçirilmiş ve uygulanmasına başlanmıştır. Türkçülüğün önerdiği yeni hayatta, ümmet devleti yerine millet devleti vardır. Saltanat yerine cumhuriyet vardır. Kadınların toplumsal hayata katılımı vardır. Dini kurumların Türkleşmesi, Türkçeleşmesi vardır. Camilerdeki hutbelerden Kuran”a, Kuran”dan ezana kadar Türk dili ile yapılması vardır. Ekonominin Türkleşmesi vardır. Kısacası hayatın her alanında Türkleşme teklifi vardır. Mustafa Kemal bu önerileri cesaretle yeni Türkiye”de hayata geçirir. kadın haklarından ezanın Türkçeleştirilmesi, ekonomik Türkleşmeden hukuka kadar. Cumhuriyetin ilk partisinin program umdelirinin hazırlayıcısı da yine Türkçülüğün ve aziz Atatürk”ün fikir babası Ziya Gökalp”tir. Dolayısıyla 1940-1944 döneminin devlet yönetenleri Türkçülük ideolojisinin hem ırkî yönüne, hem de Turan yönüne yabancı değillerdir."
türkçülüğün mahkeme salonlarında yargılanışından, bir neslin kalbine yayılışının yıl dönümüdür. ırkçılığıve turancılığı özümsemiş tüm türkçülerin günü kutlu olsun...
Bakın dikkat ettiğiniz üzere bugün 'türkçülük' bayramı 'ümmetçilik' değil. Hem ümmetçi hem Türkçü olunmaz.
1-) islamda milliyetçilik yoktur. Ümmetçilik vardır ümmetçilik 'müslüman müslümanın kardeşidir' anlayışına dayanır. Türkçülüğün ise din umrumda değildir.
Hem islamcı hem Türkçü olduğunuzu söyleyip komik olmayın.
neden 3 mayıs tarihi türkçülük bayramı olarak kutlanır ? evvela bunun bilincinde olmak lazım gelir.
belki bilinir, belki bilinmez. dönemin başbakanı şükrü saraçoğlu'dur. konuşmalarında türkçülük fikrini vurgulamakta ve bu fikre sahip çıkıp savunmaktadır. bununla beraber devletin çeşitli yerlerine komünist kadrolar yerleştirilmektedir. bunun bilincinde olan hüseyin nihal atsız, yetkili mercileri ve başbakanı uyarmak için 1 mart 1944 ve 1 nisan 1944 tarihlerinde orhun dergisinde yayınlanmak üzere 2 açık mektup kaleme getirir. bu mektupların içerisinde eskiden atsız bey ile yakınlığı ile bilinen fakat daha sonrasında ise kendisine düşmanlık güden sabahattin ali de yer almaktadır. devrin milli eğitim bakanı h.ali yücel ve falih rıfkı atay'ın teşviki ile sabahattin ali, hüseyin nihal atsız'a dava açar ve mahkemeye verir.
ilk duruşma 24 nisan 1944 tarihinde yapılır. bir karara varılamaz ve duruşma 3 mayıs 1944 tarihine ertelenir. işte her şey o tarihte meydana gelir. türklük bilincinde ve türkçülük ideolojisine sahip yüzlerce genç, birbirinden habersiz, hocamız hüseyin nihal atsız'a sahip çıkmak için mahkeme salonunu, koridorları ve dahi ankara adliyesinin önünü doldurur. ayrıca bu grubun haricinde sayıları binlerle ifade edilen başka bir grup ise ankara ulus meydanında protesto amaçlı toplanmıştır.
gençliğin bu şahlanışı, atsız hocanın isteği doğrultusunda 3 mayıs 1954 yılından itibaren 3 mayıs türkçülük günü olarak anılmaktadır.
Bu sene değilse diğer, o olmadı başka bir sene yine bir 3 mayıs günü türk gençliği ansızın delirecek. O gün geldiğinde türk elindeki tüm türk düşmanları, kanı bozuk, soyu kırıklar teker teker kinimizde boğulacak. işte O gün tanrı türk ü değil sizi korusun..
Ne Hitlerin miliyetçiliği dünyada var olabildi nede sizin miliyetçiliğiniz var olabilir. helle türkiyede hiç tutmaz malasef türkçülüğünüz tutsa eyvallah huzur getirse eyvalah ama tutmaz yok olmaya mahkümsünüz. 21.yy dayız.
3 Mayıs "Türkçülük Günü" değildir. Türkçülüğün günü olmaz. Ömürlüktür.
3 Mayıs "Milliyetçiler Günü" hiç değildir. O gün yargılanan dışında kimse ona ad koyamaz.
3 Mayıs Türkçüler Günü'dür.
Kimse onu Türkçülerin elinden alamaz !
Türkçüler Günü'nüz bir kere daha kutlu olsun.
Caner KARA