gençlerimize ve belki de bu tarihlerde doğanlara her fırsatta hatırlatılması gereken maç. 12 yaşındaydım, ortaokul öğrencisiydim, sevincim kelimelere sığmaz.
maçın genel özeti en bilinen vasfıyla fenerbahçe'nin 3-0 geriden gelip, maçı 4-3 kazanmasıdır. maçtan sonra rıdvan'In bir sözünü unutmuyorum 10-0 yensek bu kadar sevinemezdim. evet 10-0 yensek bu kadar sevinemezdik gerçekten de...
önce şunu ifade edeyim yalanla ve iftirayla bilgi kirliliği yaratmak çok çirkin bir davranıştır. türk futbolunda fenerbahçemiz'in bu maçtan 12 sene sonra gelen benzer bir başarısı daha var. gaziantepspor'u da aynı şekilde 3-0 geriden gelip 4-3 mağlup etmiştir fenerbahçe. dünkü çocuklardan dünkü 0-5'lik galibiyet nedeniyle sesler yükselmeye başlamıştır, "aziz yıldırım 2001'de devre arasında antep soyunma odasına girip konuştu ve büyük şike yapıldı" diye. basit soru şudur, 3-0'dan 4-3 kazandığımız maç mı arıyorsunuz, bakın bu maça?
3 mayıs 1989'da ali şen'demi acaba galatasaray soyunma odasına girip bir şeyler konuştu? yoksa gaziantep gibi galatasaray damı sattı maçı Fenerbahçe'ye?
itham ederken insan kendi geçmişini bilecek ve o geçmişe hakim olacak ki, birisi gelip yukarıdaki gibi basit bir soru sorduğunda altında kalınmasın.
ben orta 1 talebesi bir mini mini iken oynanmış karşılaşmadır. herkes cim bom'un maçı bitirip eve gittiğini düşünürken fener geriden dört nala koşmuş, dört tane çakmıştır.
yalnız bir nokta var,ben beşiktaşlıyım.
o zaman maçları yalnızca trt verirdi,çünkü yalnızca trt vardı.
fenerbahçemizin o günden bugüne hiç değişmediğinin ve o zaman da şimdiki gibi aslan terbiyeciliği işiyle uğraştığının kanıtı maç, ayrıca şahsımın da fenerbahçe sevgisiyle tanıştığı maçtır...
(bkz: kedidir kedi)
ilk yarısı 3-0 biten karşılaşma. devre arasında dönemin fenerbahçe klübü başkanı soyunma odasına gider ve futbolculara para teklif eder galatasaraylı futbolcularda kabul eder. ikinci yarı fenerbahçe kalesini açan galatasaraya 4 tane atar ve maçı kazanır. hayal güçleriyle kanıtsız belgesiz yorum yapanlara daha güzel bir hayal gücüdür ders alınması dileğiyle.
hasan vezir'in futbol hayatının bitmesinin temellerini attığı maç. nitekim sezon sonu galatasaray kendisini transfer edip hemen hemen hiç oynatmayarak futbol dünyasından adını silmiştir.
fenerbahçe taraftarının her zaman övüneceği, futbol'un 90 dakika olduğunu herkese bir kez daha hatırlatmış olan maçtır. nitekim karşınızdaki ekip anca çok çok zayıf olursa işi artistiğe vurabilirsiniz. ancak o gün galatasaray takımında oynayan oyuncuların bunu gözardı etmeleri, fenerbahçe forması giyen oyuncuların aşırı hırslanması galatasaray için o maçın tatlı bir rüyadan bir kabusa dönüşmesine sebep olmuştur. nitekim ikinci yarı oyuna giren rıdvan* ve inanılmaz oynayan hasan* inanılmaz performans göstererek maçın tam tersine dönmesine sebebiyet vermişlerdir. konuyla ilgili olarak
fenerbahce taraftari icin unutulmaz, galatasaray taraftari icinse bir daha yasanmamasi temenni edilen mactir.
ilk yarida tanju colak 3 gol atmis ve galatasaray 3-0 one gecmistir. hersey galatasaray lehine giderken ilk yarinin sonlarina dogru donemin galatasaray kalecisi simovic'in orta sahaya yakin yerlere kadar gelip artistik hareketler yapmasi ve tanju'nun fenerbahçeli futbolculara "üzülmeyin çocuklar" mealindeki konusmalari sonucu mac farkli bir boyut alir.
ilk yari 3-0 biter. devre arasinda fenerbahce soyunma odasinda olum sessizligi vardir... todor veselinovic iceri girer ve su tarihi cumleleri sarfeder. "hepiniz cok kotuydunuz. ama hic birsey bitmis degil. ilk yari 3 tane yiyorsaniz ikinci yari 4 tane atabilirsiniz. cikin ve oynayin!"
2. yariya fenerbahçe iyi başlar. önce aykut 2. yarinin hemen basinda skoru 3-1 yapar. ardindan hasan vezir'in 3 goluyle skor 4-3 olur.
gunun en anlamli yorumu mac sonunda ridvan'dan gelir: