geçenlerde acun ''sözlüklerde benim yapmış olduğum programlar hakkında yüzlerce eleştiri var. hiç kimse de beğendiğini yazmıyor ama reytingler öyle demiyor demek ki eleştirenler de izliyor'' dedi.
şimdi burdan acun'a bir şey söylemek istiyorum; sevgili acun'cuğum senin dolaylı ya da dolaysız yapmış olduğun bir programı tam olarak izlememiş biri olarak milyonlarca eleştiri yazabilirim. sadece beş dakika bile o programı izleyenler bile programlarda oynanan gayri samimi tiyatroyu görebilirler. evet eleştiriyorum ama inan programlarını izlemiyorum, izleyemiyorum, katlanamıyorum çünkü.
üç adam'a gelince dostlarım, kardeşlerim ''acun abi bize bu restorantı tavsiye etti'' diyip iki dürüm parası vermemek için bu kadar itici olmayın be. evde çocuklarımız falan sizi izliyor ve sizin onlara rol model olmanızı istemiyorum.
neden mi? çok basit; komik değilsiniz. komik olabilmek için yapmış olduğunuz her şey yavan duruyor. iyi çocuklarsınız. bir yere kadar bu camiaya girmiş olmanın ne oldum hallerinizi de anlayabilirim hatta o camia da tutunmak için efor sarf etmenizi de anlayabilirim ama onun yolu bu değil. mesela skeç konusunda iyisiniz bu yolda ilerleyerek daha iyi yerlerde olabilirsiniz.
hiçbir akşam tadı olmayan program. ergen ortamlarında kim daha iyi espiri yapacak yarışına giren 3 gençten tek farkları, bu işi televizyonda yapmalarıdır.
1 gram güldürmeyen, zoraki muhabbet döndüren ve sürekli birbirlerini veya konuklarını aşağılayarak espri(!) malzemesi çıkardıklarını zanneden, konuk kitlesinin nasıl haykırarak güldüğünü bir türlü keşfedemediğim programdır. eser'in ve ibrahim'in şişkoluğuna, oğuzhan'ın güdüklüğüne her üç cümlenin birinde rastlamak çok olasıdır.
gereksiz espri yapma girişiminde bulundukları için saçmalamaya başladılar.
eser hadi neyse de, ibrahim ve oğuzhan'ın illa bana da gülün diye laf aralarına dalması olmuyor. gülünç değil, acınası duruma düşüyorlar.
Geçen hafta konuk nihat doğandı. Bu hafta serdar ortaç. Bu nedir ya? Bir de gülen adamı çıkartmışlar. Olm beyaz şov zaten vardı. Biz sizden bunları mı istiyoruz.
Tıpkı güldür güldür programi gibi. Kendilerinden ve konuklardan başka kimse gülmüyor. Hatta bazen konuklarda gülmüyor. Hatta bazen kendileri de gülmüyor. Hatta bazen.. neyse.