dünya'nın sonu değildir. 1999 yılın da ecevit tarafından da kutlamalar iptal edilmişti. o zaman kimse çemkirmemişti. bu bahaneyle ak parti'ye kinimizi kustuk.
yahu amına koyduğumun rte si istedi diye cumhuriyet bayramı törenini yapamıyoruz. lanet olsun yakında cumhuriyet kelimesini bile yasaklayacaklar ama biz halen daha bişey yapmıyor, yapamıyoruz.
bu millet 29 ekim 1923'te gözünde yaşlarla kutladı bağımsızlığı. milyon şehit vermiş milletin evlatlarıyız biz. kimse bu vatanın nasıl kurulduğunu unutmasın. 24 şehidimiz bu bayramları kutlamamız için canlarını verdiler. işte şimdi ayaklanma zamanı!! lütfen herkes yarın düzenlenicek olan yürüyüşlere bayraklarıyla katılsın.
Cumhuriyetle, demokrasiyle, milletle, zerrece ilgilenmediklerinin göstergesi değildir de nedir bu? Kutlamıyoruz çünkü bu düzen bize göre değil hadi bakalım isterseniz itiraz edin tarzı kafa yapısındalar.
Ey halkım kömüre oduna satalım kendimizi! Cumhuriyetmiş coşkuymuş susalım oturalım... Böyle mi yaşatacağız Atamızın kurduklarını yazık..
depremi bahane etmekten başka bir şey değildir. yıllardır şakirtlerin kuş beyinlerinin altında yatan da bu uygulamadır. "kurban bayramını neden iptal etmiyorsun?" diye sorarlar adama tayyeap!
sanırım rte bu kutlamayı içkili dansözlü eğlence olarak görüyor. böyle günlerde özellikle, insanların moralini yüksek tutmak, milli birliği hatırlatmak adına kutlanması gerekiyor.
isteyen istediği televizyon programını, tatil programını iptal etsin. bu gözle bakıpta türk milleti için hayati önem taşıyan bir etkinliğin iptali darbeden başka bir şey değildir.
ilan edildiğinde; siyasi parti kurmanın yasak olduğu, tüm yetki ve gücün tek elde ve onun bürokratik ağında toplandığı, hemen sonrasında kurulan bir adet siyasi partinin devlet partisi olduğu, her türlü muhalif görüş ve eleştirinin yasadışı sayıldığı, basın ve ifade özgürlüğü bulunmayan, devletin istedikleri dışında dernekleşme ve sendikalaşma özgürlüğü bulunmayan, insanların şikayet ve tepkilerini ifade edeceği gösteri, yürüyüş, toplantı ve basın açıklaması gibi etkinliklerin yasak olduğu ve şiddetle cezalandırıldığı, adalet mekanizmasının doğrudan bu tek iktidar merkezine bağlı olduğu, kimsenin halka hiçbir şeyi sormadığı, kimsenin halka hiçbir şeyi sormadığı, kimsenin halktan hiçbir konuda onay alma ihtiyacı bile duymadığı, kimsenin halktan hiçbir konuda onay alma ihtiyacı bile duymadığı ... bir cumhuriyetin anmasının kısmen iptal edilmesi olayıdır.
iran islam cumhuriyeti, (kuzey) kore demokratik halk cumhuriyeti, çin halk cumhuriyeti, pakistan islam cumhuriyeti kadar harika bir cumhuriyetti cumhuriyetimiz. veya cumhuriyet neydi ki? niye bu kadar önemliydi? monarşiyi kaldır, bir meclis ve bir adet siyasi parti kur. al sana cumhuriyet.
sanki mükemmel kutlamalar yapılıyormuş gibi bi de iptal etmişler. tamam milletin acısı büyük de ülkemizin kuruluşunu da kutlamayacaksak niye yaşıyoruz ki burda.
her dediğini yaptıran bir hükümet ve her söyleneni kabul eden, artık sesini duyuramayan, çaresiz bir halk.
yazıklar olsun!
affet bizi atam... elimizden hiçbir şey gelmez oldu... o kadar üzgünüm ki ben kendi adıma... ama senin izinde olan çocukların var hala, kemiklerin sızlamasın. seni çok özlüyoruz...
zaten her 29 ekim veya diğer milli törenlere yüzünü kapatan simsiyah gözlükleriyle ve chucky kadar iğrenç bir suratla katılan rte'nin, daha fazla buna katlanmamak için kılıf uydurmasıdır. ne denir bilmiyorum, bu pişkinliğe bu aymazlığa ne denir!
--ey türk gençliği--
hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
ey türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
gazi mustafa kemal atatürk
ankara, 20 ekim 1927
--ey türk gençliği--
türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. bunlarin lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir.
hemen müdahale edecektir. elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. genç, "polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi degildir" diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. mahkeme onu mahkum edecektir. yine düşünecek: "demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!" onu hapse atacaklar.
kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, ismet paşa'ya,meclis'etelgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını , kayrılmasını istemeyecek. diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin icabını yaptım. müdahale ve hareketimde haklıyım. eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!" işte benim anladiğim türk genci ve türk gençliği!"
cumhuriyet bayramı, bir eğlence değildir. cumhuriyet bayramı, bir ülkenin gericilikten, tek kişilik yönetimden kurtulmasının kutlamasıdır. ama tabi şimdiki yönetimin kutlamak istememesine şaşmamak gerek. *