aşiret ve tarikat olan yerde birey olunamaz. birey olunamayınca özgür irade de olamaz.
halkın yarısı aşiret ağaları ve tarikat şeyhlerinin gözünün içine baktığı için bu halkın girdiği seçimlerin meşruiyeti tartışmalıdır.
sivasta 37 kişiyi diri diri yakan canilerin avukatlarının, başbakanlığı yobazlarla doldurması gibi saçmalıklara devletin kendi içinden verdiği tepkidir.
camilerde bosna için para toplayıp cebellezi eden üçkağıtçıların rejimine askerin tekmesidir.
1997 de azerbaycan 8 yıllık eğitimden 11 yıla geçmişken,
biz 1997 de 5 yıldan 8 yıla "askerin zoruyla" geçmiştik. dünya 11-12 yıl zorunlu eğitime geçmiş biz 8 yıllık eğitimi oturtamadık. çünkü şeriatçılara cahil cühela sürüsü lazım.
28 şubat ülkeyi 40 yıl geri götürmüş. yok 400 yıl geri götürdü. insan biraz allahtan korkar be.
milli görüş ve fethullahçı atmıklarının ülkeyi getirdikleri hale bakınca kıymeti anlaşılmakta. bir günde iki habere bakmak yeterli. ak partiye oy vermeyeni allah çarparmış. başı açık hemşirenin bulunduğu odaya ise melek girmezmiş.
görüldü ki darbe daha önceki örneklerde olduğu gibi dini nitelikli ve abd referanslı politik bir gruptan geldi, nihayete erseydi fethullahçı çete 15 temmuz'u yapacak kudrete erişemeyecekti. kötü gidişatı doğru değerlendirmiş kimi asker, bürokrat ve sivillerin ellerini taşın altına koymalarıdır 28 şubat. kıymeti bilinmedi.
bu dönemde fethullahçı hücre evlerine baskınlar yapılıyordu atlanmasın, fethullah gülen ise abd'ye kaçmıştı. sonraki yıllarda yani fethullah gülen- tayyip erdoğan ittifakındaysa 28 şubat kötülendi durdu. dini bütün müminler başörtüsü edebiyatı yapmaya devam etsinler, fethullahçı orospuların alayı türbanlı çıktı gördük.
Vakti zamanında antidemokratik gördüğümüz ve Fakat dincilerin eline güç geçince ne gibi haltlar yediklerine şahit olunca yapılış nedenini Daha iyi anladığımız siyasi müdahalenin tarihi.
Bugün yağı bol bulunca götüne kadar süren dincilere şahit oluyoruz. Muz cumhuriyetine dönmemiz, her gün ayrı bir yobazın çıkıp sapık sapık konuşması... 28 şubat'ı şimdi daha iyi anlıyorum. Dincinin demokratiği mi olur ki ona müdahale edeni demokrasi ekseninde tartışalım?