Oyun nerdeyse bitmek uzere ve mutlak bir gol bulman gerekiyor beraberlik icin. Kurtarici olarak kenarda bir oyuncu belirir. Kim olsa begenirsin? O da ne..Sabri! Evet evet su bizim daglara taslara sabri. Saka gibiydi gercekten..Ama essek sakasi oyle boyle degil. Zaten ben etkisinden kurtulana kadar mac bitti...
Bu arada Sergio Ramos. Adam misin olm sen? Sahada 11 kisi durduramadik adami..Acaba turk yapip milli takima mi alsak lan..
Cok kötü oynamadigimiz bir mactan maglubiyetle ayrildik.
Maca cok iyi basladik. Cogu kisinin beklemedigi bir sekilde, Ispanya'yi kendi sahasindan cikartmadik. Etkili, baskili bir oyun oynadik. Gol pozisyonlarina da girdik, net gol pozisyonlarina girdik. Bu dakikalar da golü bulmaliydik, planimiz ona göreydi cünkü. Golü bulup, Ispanya'nin agir savunmasini ileriye götürmekti amacimiz. Böylelikle Nihat, Tuncay, Arda gibi dribling yetenegi olan futbolculari Semih, Emre ile besleyecektik. Ama sansimiz yaver gitmedi. Casillas neden dünyanin en iyi kalecisi oldugunu bize gösterdi. Golü bulamadik belki ama, ilk yarida Ispanya'nin Torres'in sutu haricinde pozisyonu yoktu. Istatistik bakimindan her alan da üstündük. Ispanyol taraftarlarin icine korkuyu, süpheyi asiladik oynadigimiz oyunla, verdigimiz mücadeleyle. Ama dedigim gibi, golü bulamadigimiz icin üstünlügü ele alamadik. Oyunun hakimiyetini tamamiylen elimize geciremedik.
2.yarida yine etkili basladik maca, ama Ispanyollar disiplini, konstantrasyonu bozmadiklari icin ara ara etkili gelmeye basladilar. Müthis pas yapabilme kabiliyeti olan bir takim Ispanya. Bunu cok iyi degerlendirdiler ve bununla beraber net pozisyonlara girmeye basladilar. Fatih Terim buna önlem alabilmek icin orta sahayi güclendirip, oyuna ortak olabilmek icin Ayhan'i oyuna aldi. Ama cok yanlis bir tercihti Semih'in oyundan cikarilmasi. Semih gercekten cok iyi oynuyordu, oyunda kaldigi süre icerisinde. Hava toplarinda etkiliydi ve hizli oyuncularimizi net pozisyonlara sokuyordu. Ileride cogabilmemizin sebebiydi Semih. Emre'nin yerine oyuna dahil olmaliydi Ayhan. Semih'i cikartilmasi, oyuncularin zihniyetini de degistirdi. Cok fazla geriye yaslandik ve Ispanya'nin ekmegine yag sürdük böylelikle.
Degisiklikten 2 dakika sonra golü buldular. Oyuncu markajindaki hata yüzünden golü kalemizde gördük. Ondan sonra zaten oyundan koptu takim. Ispanya müthis pas yüzdesiyle bizi bunaltti, resmen uyuttu takimimizi. Mac sabaha kadar oynansa, Ispanya'nin üstünlügüyle biterdi.
Fatih Hocanin hatasi Ibrahim Toraman'i kadroya dahil etmemesiydi. Ibrahim hizli, iyi kademe anlayisi olan bir stoper. Ispanya'nin etkili forvetlerine karsi kullanabilecegimiz tek stoper iken, onu kadroya almamak büyük hataydi. Bunun da sıkıntısını cektik. Hakan Balta stopere gecip, Ibrahim Üzülmezi beke aldi Fatih Hoca. Ama Ibrahim Üzülmez hem defansif hem de ofansif acidan hicbirsey yapamayinca hem takimin, hem de Arda'nin oyununu bozdu. Hakan ile Arda'nin uyumunu gözden kacirmamaliydi Fatih Hoca. Ibrahim Üzülmez Arda'ya yardim edemedi, Arda da Ibrahim'e yardima gelemedi. Eger Toraman-Emre ikilisi defansta olsaydi, Hakan bekte oynasaydi daha etkili bir oyun oynardik.
Bugün iyi mücadele ettik ama ofansif acidan cok kötüydük. Ispanya'yi iyi analiz ettik ama bu sefer de kendi oyunumuzu oynayamadik. Ispanya'nin gücü de ortaya cikinca, maglubiyet kacinilmaz oldu. Cok sey bekledigimiz oyuncular suskun kalinca,maglup olduk.
Macin yildizi kuskusuz Sergio Ramos'tu. Insanligindan süphe duydum resmen. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi, teknigi, hizi yine cok etkiledi beni.
Biz de ise Emre Asik-Hakan Balta ikilisi iyi oynadilar. Semih cikana kadar iyiydi. Tuncay ilk yarida cok iyiydi ama ikinci yarida berbat oynadi. Öbür futbolcular vasatin altindaydilar ne yazikki.
ispanya ya karşı güzel oynadık 1-0 yenilmemize rağmen çocuklar son dakikalara kadar beraberlık yakalamak için var güçleriyle uğraştılar. ayrıca bu ispanyollar galatasaraylı mı ne? trübinlerde her yer de sarı kırmızı flamalar, kızlar yüzlerini sarı kırmızıya boyamışlardı.
yayının kalitesiz olmasının sebebi, ntv'den yayınlanan çekimde kameralar maraton tribünündedir. asıl maç çekimi -galiba- ispanyol televizyonu için yapılmıştır. bu durum, milli marşların çalınması sırasında ntv'deki yayında takımların ve bayrakların arka taraftan görülmesinden, karşı tribünde yer alan basın ve protokolden ve yine karşıda yer alan yedek kulübelerinden anlaşılabilir. bunun sebebi, reklam anlaşmaları olabilir.
rezalet ve son derece zevksiz geçen beni uyutan maçtır.
son 10 dk.sında birden sıçramama sebep olmuştur. sebebine gelince; ben kötü giden maç sebebiyle uyuyakalmışken, yorumcu rıdvan dilmen'in "evet türkiye'de saat 1 civarı olduğunu düşünürsek, izleyicilerin uyumasına sebep olabilecek kadar heyecansız maç" demesiyle birlikte ev âhâlisinde yaşanan kopma efektiyle uyandım. bana bakıp gülüyorlardı, ben de mal mal ne diye bana güldüklerini anlamaya çalıştım.
avrupa şampiyonasındaki son dakika gollerimizin futbolcuları aşırı derecede olumsuz etkilediğini gözlemlediğim karşılaşma. evet bizzat kendim gözlemledim.
maçda son dakikalar ve 1-0 gerideyiz.
nihat- şştt emre atsana la topu maç bitiyo. emre- ya siktiret nasılsa gol atarız birazdan. hakan- he ya, siz defansı boş bırakmayın, bırakın top çevirsinler. sabri- beyler bu sefer ben atıcam son dakika golünü ha. gökhan- ayıp ettin olum sözümüz var sana. deli ibo- ya bu ramos ne karektersiz bi herif çıktı be. sikicem ama ya azıcık yardıma gelin. tuncay- siktiret ibo, nasılsa gol atıcaz birazdan. ayhan- ya amnkoyim senin tuncay ya. her topu adamlara verirsen nasıl gol atıcaz.? tuncay- kırıcı olmayalım abi, tahminimce 1-2 dakika içinde gol atmış oluruz. emre- eli kulağındadır, atarız atarız. gökhan- atacağız az kaldı. sabri- atmak üzereyiz. deli ibo- ya şu ramosu tutun ya. volkan- aha orta sahayı geçtik gol atıcaz valla. musakka- düüüüttt(maç bitti)
derken sabri delioğlan'ın golüyle 1-1 oldu karşılaşma.
futbolcu röportajlarını dinledikten sonra bir kez daha yazıklar olsun dedirten maçtır.
muhabir ardaya soruyor:
- arda yorgun hissediyor musun?
-yo hayır..
kaba etini kaldırmamasına rağmen koşacak hali olmayan adamın bu açıklamanın ardından şunu söylemesi, aynı takım arkadaşlarının çoğu gibi vizyonsuz ve kifayetsiz olduğunun kanıtıdır.
- sonuçta biz de avrupa şampiyonuyla barnebau'da oynadık, biddi biddi..
arkadaşım hani sen de avrupa üçüncüsüydün. kendinizi kandırmaya devam edin, üçüncülük diye bir kademenin olmadığı turnuvada ezik bir şekilde 3. olduğunu iddia eden takım olarak.
maçın ilk yarısında özellikle ilk 10 dakika ve ara ara hücum hattımızın iyi paslaşması sonucunda goller bulabileceğimiz ama bulamadığımız karşılaşma.
tanım zımbırtısından sonra, fatih terim'in oyuna müdahale etmediği, özellikle sol kanatta oynayan arda ve sol içte oynayan emre'ye sol kanadımızdan gelen ve tehlikeli olan atakların başlangıcında müdahale etmelerini söylemediği bir karşılaşma izledik.
arkadaş arda koşmuyor kötü gününde olabilir yoksa arda'ya güvenimiz her daim var ama çocuk kötü gününde al oyundan ama nuri şahin gibi bir adamın yok kadroda hadi al ayhan'ı, emre'yi maç boyunca hiçbir halta yaramamasına rağmen koy sol açığa 4-4-2'de aynen devam et zira semih en azından rakip defansın çıkmasını engelliyor, orta sahaya gelip top alıyor falan. emre belözoğlu'nun bırak ilk 11'de yer almasını aday kadroya çağrılması ayrı bir olay zaten.
nihayetinde her milli maç sonunda benzer şeyleri yazmak istemiyorum fatih terim'in ders almayıp, ders verdiği karşılaşmalardan biri daha, uzatmaya gerek yok, bir kaç kelam edip bitiriyorum.
bir söz nihat'a ayırmak istiyorum, arkadaş tamam ispanya'da oynuyorsun, ispanya'nın kalburüstü bir takımındasın ama bu havalar bu "ben yıldızım" olayı ne arkadaş? pas versen ölür müsün? maçın başında topu sağına tiplesen semih topu boş kaleye gönderdiğinde sen zaten yıldız olacaksın, topu dehliyorsun sonra bir de "korner" diye feryat ediyorsun, sen o pozisyonu bencilce harcadıktan sonra korner verse ne vermese ne?
çok merak ettiğim bir konu var, toplam 1,5 maç stoper oynadığı için kewell avustralya milli takımında stoper mi oynadı? hayır bizde yokluktan kendi takımında stoper oynatılan adam, milli takımda bolluğa rağmen stoper oynatılıyor da acaba diyorum bizim bilmediğimiz bir futbol alimliği mi söz konusu?
ibrahim üzülmez'in bir ara maçta gol olmayınca topu alıp bizim kaleye doğru geldiği sonradan olm yanlış yöne gidiyorum diyerek oyuna geri döndüğü, ercan taner'in maç anlatımının özlendiğinin farkedildiği, fatih hocanın amansız olacam diye semih'i oyundan çıkardığı gibi gol yediğimiz maç olmuştur. bunu söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama volkan'ın nasıl olduysa golde hatası bulunmayıp kalesinden adeta devleşmiştir. ayrıca maçı izlenirken ''üzülmezi oynatacağına lefter'i oynatsaydın be hocam'' nidalarının da bir ara yükseldiği maçtır.
madara olduğumuz maçtır. Büyük takımız diye geçiniyoruz ama kedi fare oyunu gibi oynadılar bizle. Acayip gurur kırıcı ve adeta alay eder gibi adamlar tek kale top oynadılar. Başta ibrahim üzülmez, tuncay, emre belözoğlu resmen dökülen oyuncularımızdı. emre aşık, gökhan ve semih takımın iyilerindedi. Sergio ramos denen oyuncunun takdire şayan oyuncu olduğunu da belirtmeden geçmek olmaz. Hele son dakikalar da ibrahim üzülmezi adeta belini kırarak çalımlaması acı acı seyrettiğimiz sahnelerden olmuştur.
türk milli takımında bi numara olmadığını herkesin gözüne sokan maçtır.
annelerinin liginde bu kadar şişirilen adamların halini gördük.
en tecrübeli lejyoneri bitik nihat, sol beki ibrahim üzülmez, orta sahası acınacak haldeki emre, teknik direktör ve kalecisi olmayan takımla bu kadar.
rüştü dururken kale boş çıkmakta her takımın harcı diğildir.
ispanya'nın ibrahim üzülmez ve sergio ramosla sağ kanattan gerçekleştiktirdikleri akınlara bir türlü çözüm bulamadığımız maç oldu. türkiye'de ise en çok alkışı hak eden futbolcu emre aşık'tı. gerçekten takımın en iyisiydi.
gol pozisyonu bulan, lakin bunu gole dönüştüremeyen bir türkiye milli takımımızın yenik olarak ayrıldığı maç, bir lig maçı tadı vermemiştir, sanki hazırlık maçı dedirtmiştir .
saat farkından değil, berbat futboldan dolayı -her iki takım için de geçerli- uyku getireceğinden dolayı saat 23.00'da oynanan maçtır. biri emre'nin üstünü örtsündür, üşütmesin!
ispanya'dan daha iyi oynamadık ama diğer maçlarımıza göre daha derli toplu bir futbol oynadık. hem de ilk defa.
ilk 30 Dk takım oyunu oynayabileceğimizi gösterdik fakat daha sonra biraz farklı oldu. karşımızda ispanya gibi çok iyi pas yapan bir takım var, pas yapmaya izin verdiğimiz an defansif açıdan başarılı olmamız gerekiyordu, nitekim öyle oldu, pası iyi yaptılar mecburen defans yaptık. iyi mi yaptık? bence fena değildi. duran toptan bir gol yedik.
herşeye rağmen fatih terim'in ispanya'yı iyi analiz ettiğini düşünüyorum. ispanya sadece pas yaparak kazandı bu maçı. tebrik ederim.
daha çok ekmek yememiz lazım güzel şeyler görmek için ama umutsuz bir futbol oynamadık. unutmayalım, herşey kazanmak değil. eğer herşey kazanmak olsaydı bugün türkiye'nin avrupa'da üçüncülüğü daha çok konuşulur olurdu. konuşulmamamızın sebebi iyi futbol oynayamamızdır.
Emre aşık'ı da profesyonelliğinden ötürü tebrik ederim. yaşına rağmen güzel işler yapıyor.
Takımın top tutabilen tek adamı olan semih şentürk oyundan alınınca ispanya'nın rahat rahat üzerimize geldiği ve kazandığı maç. fatih terim'in teknik hatasına kurban gittik. yazık oldu.
ayrıca buradan ciddi ciddi sesleniyorum; nihat adam değilsin sen. kendi egon uğruna koca takımı yaktın lan! ortada topu boş kaleye yuvarlayacak adam varken halen şut atıyor herifçioğlu! yazıklar olsun be!
babam allahtan spor yorumcusu olmamış dediğim maçtır. adam öyle yorumlar yaptıki kanal kapanır.
emre belözoğlu: fatih terimin oğlumudur nedir bu amuna godum her maç 11 de.
tuncay: ayakta duramıyor asılıptamı gelmiş maça nedir.
emre aşık: aysun dan aldığı gazla bu ipne 40 yaşına kadar oynar.
sergio ramoş: pezevenk yırtık dondan çıkar gibi çıkıyor.
fatih terim: o parayı bende alsam oyuncu değiştirmek zikimdemi olur.
gerisini saymayım sözlük kapanır rütük tarafından.